PKK/PYD, Roj Pêşmergelerine neden düşman ve Kürt çocuklarını neden kaçırıyor? Neler yapılmalıdır?

İbrahim GÜÇLÜ 

PKK/PYD’nin 2011’den bu yana Baas Rejimi ile birlikte Kürdistan’ın Batısından yaptıklarını yıllardır yazıyorum. Baas Rejiminin Kürdistan’ın yönetimini, özellikle Kürdistan’daki diktatörlüğü PKK/PYD ile paylaşmaya başlamasından sonra, PKK/PYD’nin Baas Rejiminde daha kötü şeyleri Kürtlerin, Kürt yurtseverlerinin, Kürt siyasetçilerinin başına getirdiği de bir gerçek. Bunlar da, benim birçok makaleme konu oldular. PKK/PYD’nin bu kötülüklerini televizyonlarda anlattım, anlatmaya devam ediyorum. Sosyal medyada (facebook-twetter) ifade ediyorum. Gazete röportajlarında dile getiriyorum.

Bu makalemde son günlerde PKK/PYD’nin roj pêşmergelerine attığı iftiraları, onların ailelerine yönelik olarak yaptıklarını; küçük yaştaki Kürt erkek ve kız çocuklarını kaçırmalarını, asker yapmalarını, onları istismar etmelerini, öldürmelerini ve öldürtmeleri konularını ele alacağım.

Bunun yanında ve karşılık da, Kürdistan Hükümetinin ve Kürdistan kurumlarının (siyasi partilerinin, sivil toplum örgütlerinin, vakıfların, v.b. tüm kurumlarının) PKK/PYD’nin bu yaptıklarına karşı yapması gerekenleri ele alacağım.

 

PKK/PYD, ROJ PÊŞMERGELERİNE VE AİLELERİNE NEDEN DÜŞMAN?

PKK/PYD, Roj pêşmergelerine iftiralar atıyor, manipülasyon yapıyor. Roj pêşmergelerini dağıtmak ve ortadan kaldırmak için, Roj pêşmergelerinin ailelerini ölümle ve mallarına el koymakla tehdit ediyor.

PKK/PYD’nin bunu yapması sebepsiz değildir.

PKK/PYD, sömürgeci devletlerin projesi olduğu ve sömürgeci devletlerin çıkarlarını şiddet ve terörle Kürdistan’da, dünyadaki tüm Kürtlere ve tüm Kürdistan parçalarından sürdürdüğü için, Roj Pêşmergelerine ve ailelerine düşmandır.

PKK/PYD, Kürdistan’ın Güneyinde ve Batısında pêşmergelere, Kürt milli güçlerine, vatan savunucularına düşman olduğu için, Roj Pêşmergelerinme ve ailelerine düşmandır.

PKK/PYD, tüm Kürt yurtseverlerine ve Kürdistan örgüt ve partilerine karşı düşman olduğu için Roj pêşmergelerine ve ailelerine düşmandır.

PKK/PYD, sömürgeci devlet adına Kürdistan’da tekçi, otoriter, faşizan hegemonya kurmak istediği için, Roj pêşmergelerini bu hegemonik yapının oluşmasına ve devamına tehdit kabul ettiği için Roj pêşmergelerine ve ailelerine düşmandır.

Roj pêşmergelerinin varlığını devam etmesinin bile PKK/PYD’ye karşı halkın bir güvencesi olarak görülmektedir. Roj pêşmergelerinin Kürdistan’a dönmesi PKK/PYD’nin gayri milli, halk düşmanı karakterini açığa çıkaracak ve deşifre edecektir. Bundan dolayı PKK/PYD, Roj pêşmergelerine düşman ve onların güç olarak dağıtılmasını istiyor ve bunun için çalışıyor. Bunun için Roj pêşmergelerinin ailelerini   tehdit ediyor, hakaret ediyor, mallarına el koyacaklarını söylüyorlar..

 

PKK/PYD, KÜRT ERKEK VE KIZ ÇOCUKLARINI NEDEN KAÇIRIYOR?

PKK’nın çocukları kaçırması yeni bir olay değildir. PKK, Kemalist Türk Devleti tarafından projelendirildikten sonra, toplumun üretim dışı ve lümpen kesimlerini, çocukları kendileri için önemli bir tabansal güç olarak seçtiler.

Serserileri seçmelerinin nedeni çok açıktır. O neden de, onlar eliyle saldırılar yapma, Kürt yurtseverlerini öldürtme, kendi emirlerini onlara uygulatmak çok kolaydır. Onlara bunu yaptırarak, etrafına topladığı serseri, üretim dışı ve lümpen olmayan unsurları da bu sürece kattılar, onları da kriminalize ettiler.

Çocuklar, bizim geleceğimiz, neslimizi sürdürecek değerli varlıklardır. PKK bu değerli geleceklerimizi, neslimiz olan çocukları aldatarak silahlandırdılar. Bunu Kürdistan’ın bütün parçalarında yaptılar. Kürdistan’ın Güneyinde Şengal’da kaçırdıkları çocukların DAEŞ’ın kaçırdıklarından daha fazla. Bu çocuklarımızı silah altına alarak, onların geleceğini karartıyor, onları cinayetlerde kullanıyor. Kürtleri onlara öldürterek geleceklerini karartıyor. Öldürmesine yol açarak, infaz ederek çocuklarımız katlediyor, neslimizi tüketmek istiyorlar.

PKK’nın bu hareketi tam anlamıyla bir jenosittir.

PKK/PYD, Kürdistan’ın Batısında da bunu yapmaya devam ediyor.. Bu konuda Birleşmiş Milletlerin ve başka uluslararası insan hakları ve çocukları koruma platform ve örgütlerinin raporlarına geçen önemli sayıda PKK tarafından asker yapılan ve silah altına alınan Kürtlerin küçük çocukları var.

Son günlerde üç küçük kız çocuğumuzun annelerinin feryatları tüm Kürdistan ve dünya semalarında yankılandı.

PKK/PYD’nin çocuk kaçırmalarının başka bir nedeni, çocukların beyinlerini yıkamak, sahip oldukları sapık görüşlerle onları eğitmek, onları Kürtlere, Kürdistan örgütlerine, Kürt yurtseverlerine saldırtmaktır.

PKK, aynı katliamı Kürdistan gençlerine yönelik olarak da gerçekleştirdi. Eğitimli ve üniversiteli gençleri kendi istedikleri gibi hareket ettirmedikleri için, onları infaz ederek ortadan kaldırdılar. Onların infazından sonra, daha iyi yönetmek, daha rahat cinayet işletmek, beyinlerinin yıkamasını kolaylıkla gerçekleştirmek için, eğitim düzeyleri düşük olan gençlere yönelerek, onların katliamını sağladı.

Bir gazetecinin sorduğu soru üzerine Öcalan; “bizim için üniversiteliler büyük sorun, liseli gençler sorun, ilk ve ortaokul okuyanlar daha az sorun, okumamış gençler sorunsuzdur” diyor.

Bu zihniyetin çocuklara yönelmesi, çocukları silâhaltına alması; eğitim kurumlarında gençlerimizi koparıp katlettirmesi ve infaz etmesi kadar doğal bir şey olamaz.

PKK’nın on yıllardır yaptığı uluslararası hukuka, milli hukukumuza, gelenek ve kültürümüze, yerel hukuka aykırıdır ve de insanlık suçudur.

 

KÜRDİSTAN BAŞKANI SAYIN MESUT BARZANİ’YE VE KÜRDİSTAN HÜKÜMETİNE, ROJ PÊŞMERGESİ VE AİLELERİ, KAÇIRILAN VE KAÇIRILMAKTA OLAN KÜRT ÇOCUKLARI HAKKINDA ÖNEMLİ GÖREVLER DÜŞÜYOR…

Kürdistan Hükümeti, milli ve hukuki olarak Güneyli Kürtlerin, Kürdistan’ın Güney parçasının temsilcisi BİR hükümettir. Ama milli manevi ve ahlâki olarak bütün Kürtlerin temsilcisi bir hükümettir. Dünya Kürtleri de Kürdistan Hükümetine böyle yaklaşıyorlar. Kürdistan Federe Devleti’ni kendi evleri ve de temsilcileri olarak kabul ediyorlar.

Bundan dolayı Kürdistan Hükümeti de, bu sorumlulukla hareket etmelidir. Kürdistan’ın değişik parçalarında ve dünyanın herhangi bir yerinde Kürtlerin başına gelen haksızlıkların ortadan kaldırılması ve kötülüklerin engellenmesi için çaba göstermesi, gerekli girişimlerde bulunması gerekir.

Bundan dolayı PKK’nın da Kürtlere yönelik saldırı ve kötülüklerine karşı, sorumluluklarını yerine getirmesi gerekir.

PKK’nın yaptığı kötülükler ve saldırılar, doğrudan her Kürde ve Kürdistan Federe Devletine de doğrudan saldırıdır.

PKK’nın 30 yıldan fazla zamandır, Kürdistan Federe yapısını ve yönetimini yıkmak için neler yaptığı ve neler yapmakta olduğu bilinmektedir. Bundan dolayı, Kürdistan Federe Devletinin en büyük sorunlarından biri PKK’dır.

Ayrıca PKK’nın Kürdistan’ın Batısında Kürtlere, Kürt partilerine, Kürt yurtseverlerine saldırı nedeni olarak da; Kürdistan Federe Devletinin yönetimini gerekçe gösteriyor. Onları Kürdistan Federe Devleti’nin işbirlikçileri görüyor.

Kürdistan Hükümeti özellikle Roj Pêşmergelerini oluşturduğu ve eğittiği için, PKK/PYD, Kürdistan’ın Batısındaki Kürtlere, Roj Pêşmergelerinin ailelerine karşı daha özel bir saldırı içindedir. Son günlerde Roj Pêşmergelerine karşı yalan ve iftiralar yapıyorlar. Roj Pêşmergelerinin ailelerini tehdit ediyorlar. Onları baskı altına alarak Roj Pêşmergelerinin dağılmasını istiyor.

Küçük yaşta Kürt kız ve erkek çocuklarının PKK tarafından kaçırılması da doğrudan Kürdistan Hükümetini ilgilendirmektedir. Bilindiği gibi yapılan bir araştırmaya göre PKK’nın Kürdistan’ın Güneyinden ve Şengal’den kaçırdıkları çocuk sayısı DAEŞ’ın kaçırdıklarından daha fazladır.

PKK kaçırdıkları çocukları silâh altına alıyor ve beyîlerini yıkayarak,   Kürtlere karşı savaştırıyor. Bunun da uluslararası hukuk ve Çocuk Hakları Antlaşmasına aykırı olduğu, insanlık suçu olduğu da tartışmasızdır.

Tahribatın daha fazla olmaması, PKK/PYD’nin kendi kirli ve düşmanca planlarından başarı sağlamaması için; bu iki güncel konuda Kürdistan Hükümetinin acil olarak harekete geçmesi gerekir.

Kobani’de gösterdiği çabayı bu konularda göstermelidir.

PKK/PYD, şu anda PKK ve müttefiklerinin güdümündeler. Kürdistan Hükümetinin bu konuyu zaman geçirmeden, ABD ve müttefikleriyle konuşmalıdır. Onların bu saldırılarının engellenmesi için diplomatik temaslar sıklaştırılmalıdır. Biliyoruz ki ABD ve müttefiklerinin temsilcileri sürekli olarak Kürdistan Hükümeti ile temas halindedirler. Bu konuları sık-sık onlara anlatmalı, tedbirlerin alınması sağlanmalıdır.

Bu konuda uluslararası güçleri, ABD, Türk Devletini Kobani konusundan harekete geçiren Kürdistan başkanı Sayın Mesut Barzani’nin yapacağı çok şeylerin olduğu da tartışmasız bir konudur.

 

KÜRDİSTAN KURUMLARI, SİYASETÇİLERİ, YAZARLARI, SANATKÂRLARI, KANAT ÖNDERLERİ PKK/PYD’NIN ROJ PÊŞMERGELERİNE VE AİLELERİNE YÖNELİK DÜŞMANALIĞA VE KÜRT ÇOCUKLARININ KAÇIRILMASINA SESİZ KALMAMALIDIRLAR…

Kürdistan çocukları ve gençleri bizim geleceğimizdir. PKK, 1985’lerden günümüze kadar Kürdistan’ın Kuzeyinde;

*1990’lardan sonra Kürdistan’ın Güneyinde, Kürdistan’ın Doğusunda, şimdilerde Kürdistan’ın Batısında ilk ve ortaokul-lise çağındaki çocuklarımızı, üniversitedeki gençlerimizi eğitimden koparak, milletimizin davası uğrunda değil, sömürgeci devletlerin çıkarları için ölüme gönderiyorlar, asker yapıyorlar, silâhaltına alıyorlar, öldürülmelerine yol açmakla kalmıyor, kendileri de onları katlediyor ve infaz ediyor. Bu infazlarına da akıl almaz gerekçeleri sebep gösteriyorlar.

PKK’nın yaptığı baştan sona uluslararası hukuka, Çocuk Hakları Sözleşmesine göre suçtur.

PKK/PYD, bugünlerde de çocuklarımızı kaçırmaya devam ediyor.. Annelerimizin feryatları dünyayı sardı. Haseki şehrimizde kendi çocukları için miting yaptılar. PKK/PYD sorumlularının yüzüne bizim çocuklarımızı getirin, kendi çocuklarınızı asker yapın dediler.

Roj Pêşmergelerinin aileleri tehdit ediliyor. Roj Pêşmergelerinin dağıtılması isteniyor. Roj pêşmergelerini kendi hegemonik, otoriter, sosyal faşist egemenlik sistemleri için tehdit görüyorlar.

Kürdistan siyasi parti ve örgütlerinin, sivil toplum örgütlerinin, değişik tüm Kürdistan kurumlarının, siyasetçilerinin, yazarlarının, kanaat önderlerinin PKK/PYD’nin bu uygulamalarının önüne geçilmesi için çalışmalılar. Bu konuda kampanyaları Kürdistan’da ve yurt dışında sürdürmelidirler.

Diyarbekîr, 30. 11. 2021

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir