Dünden bugüne Umumi müfettişler ve rolleri

Cano AMEDÎ

Egemen ulusların, ezilen uluslara empoze ettikleri “kardeşlik ve ümmet” gibi kavramların, ideolojilerinin temel amacı ezilenin, ezene biat etmesini ve süreç içerisinde entegrasyonun sancısız bir şekilde, en az hasarla hedefe varmasını amaçlamaktadır.

Ezilen ulus kimliğinin karşısına, ezen ulus çıkarlarını kutsayan güdümlü ideolojik aparatları monte etmenin temel amacı, güçlü toplumsal dayanaklara dayanan ezilen ulus bilincini törpülemek, ezilmişlik psikolojisini daha da içselleştirmesini sağlamaktır. Böylelikle “kurtuluşun” ancak celladın kılıcının gölgesine sığınmaktan geçtiğini, aksi arayışların ise “yoldan sapma” olduğunu bilinç altına empoze etmektir.

Bu ideolojik güzergahlarda, fabrikasyon ürünü protez akıl, protez örgüt modelleri, protez politik ufuklar, protez duayen kadrolar, zehirli sarmaşık kıvrımlarının derinliğinde tetiklenen ideolojik fay hatları, farklı yıkım aparatlarının temel ortak hedefi, ezilen ulus bilincini köreltip yaşam alanını daraltıp çürütmektir. Ezilen ulus bilinci ve sonuçlarını “emperyalistlerin oyunu” olarak ifade eden, bağımsızlık talebini ve ayrı örgütlenmeyi de “ilkel milliyetçilik” ve “gericilik” olarak lanse eden ezen ulus “efendi”leri olarak “kayyum, sömürge valisi, umumi müffetişlik” gibi  roller yüklenmeleri ve değişen koşullara ve egemenlerin talebi doğrultusunda, protez akıl ve dönüştürme programlarını hayata geçirmeleri artık sıradanlaştı.

Protez aklın temel amacı, mevcut egemen sistemin çıkarları doğrultusunda toplumsal kodlama ve yönlendirmeyi sağlamak, toplumsal biat kültürünün yerleşkesini hazırlamaktır. Yakın tarihte adlarını sık sık duyduğumuz ve “enternasyonalist” diye lanse edilen  yüzlerce kişi bu mevcut sistemin kalıcı hale gelmesi için çaba sarf etmekteler. Özellikle yakın tarihte hep birlikte gördük ki medya, siyasal strateji ve örgütlenme ağının bütün halkaları bu yüzer gezer “duayen” kadroların kontrolünde şekillendi ve sisteme enterge edildi. Bu kadroların temel görevleri 1925’lerden sonra aktif hale getirilen Umumi Müfettişlik kurumunun birer “politik” aktörleri ve “hizmete mahsustur” halkalarının devamını sağlamaktır. Bir başka deyişle bu “duayenler” Şark Islahat Programının yeminli elemanlarıdırlar.

Anonim bir söz vardır, derler ki: “Kiminle gezdiğinize, arkadaşlık ettiğinize dikkat edin; çünkü bülbül güle, karga çöplüğe götürür. Dolaysıyla bu protez aklın kadroları bir kez daha ispatladılar ki, “kılavuzu karga olanın …” sonu neler beklediğini, nerelere uzandığını az çok tahmin edebiliyoruz. Son 40 yıllık toplumsal travmaların, kırılmaların ve toplumsal değişimlerin birer canlı tanıklarıyız. Ancak yaşadığımız koşullar, tanık olmanın ötesinde, ciddi bir şekilde toplumsal hafızanın resetlenmesi gerekli olduğunu ortaya koymaktadır.

Hafıza sorunu yaşayan toplumlarda, genellikle duygusal kopuşlar “med cezir”ler tarzında gelişir. Son 40 yıllık formatlama sonucu okumayan, araştırmayan, sorgulamayan ve söylenen her şeyi “ayet” hükmünde kabul eden, baskın bir kitle profili ortaya çıktı. İstendiği zaman “yel değirmenlerine” kılıç kuşanan, neden, niçin diye soru soran, kuşku duyan herkese karşı anında mobilize olan bu kitle profilinin artık gerçeklerle yüzleşmesi gerekiyor.

Özellikle “sosyal medya” üzerinde yürütülen “linç” kültürü, giderek toplumsal fay hatlarını tetiklemektedir. Dolaysıyla egemen güçler bu kitlenin, ormana odaklanmaktansa, tek bir ağaca odaklanmalarını tercih ediyorlar. Yerel antrenörler ve “politik” etiketli umumi müfettişler ise yıkım mevsiminin koşullarını yaratmaya devam ediyorlar. Böylelikle egemen güçlerin alışa geldikleri her on yılda bir törpüleme siyaseti, “onuncu yıl marşı” eşliğinde anfide yankılanmaktadır.  07.12.2022

Leave a Reply

Your email address will not be published.