“Ulusal Kongre”, Kürdistan’da, PKK İle Neden Gerçekleşemez?

İbrahim GÜÇLÜ

(ibrahimguclu21@gmail.com)

PKK, son günlerde “ulusal kongre” hikâyesini yeniden yazmaya başladı. PKK, bu hikâyeyi yazmaya başladığı zaman, çok özel bir durumun olduğunu, PKK’nın yeni bir iş kotarma peşinde olduğunu hemen anlamak zor olmuyor.

PKK Özellikle de zor durumlara düştüğü zaman, “ulusal kongre” gibi çok önemli ve hayati platforma sarılıyor.

PKK çoğu zaman da, bu platformu, bir istismar konusu ve enstrümanı yapmaktan öteye geçmiyor. Bu konuyu, demagojik bir hale getiriyor.

PKK, “ulusal kongre” sorununda, kendisi ile Kürdistan örgüt ve partileri arasındaki sorunlara bakmadan, o sorunları görmeden, o sorunları çözme iradesi göstermeden, olmadık suçlamalarda bulunuyor.

Bu nedenle, PKK’nın “ulusal kongre” talebi ve yaklaşımı, PKK ile ilgili başından beri her zaman samimiyet ve sahicilik problemini gündeme getiriyor.

Sorunun anlaşılması, PKK’nın yapmak istediğinin açığa çıkması, “ulusal kongreye” ilişkin yapılacakların netleşmesi için,“ulusal kongreyi” yeniden ele almak gerekiyor.

“Ulusal kongre”, milli olanlar, eşitler, demokratik rejimi ve siyasal sistemi savunanlar (demokratlar, hak ve hukuka riayet edenler), kendi sınırını ve hattını öncelikle bulunduğu Kürdistan parçasıyla sınırlandırmayı bilenler, aynı mücadele yöntemini benimseyenler, aynı amaca sahip olan örgüt ve partiler arasında bir platform, bir örgütlenme, bir vicdani vakıadır.

O zaman bu kriterlerle/değerlerle, PKK’nın konumunu, PKK ile Kürdistan’ın diğer siyasi parti ve örgütleri arasındaki ilişkileri analiz ederek, “ulusal kongre” konusunda sonuçlara varalım.

                                                ( I )

“Ulusal Kongre”, milli örgütler, kendisini Kürdistan ve Kürt milletine ait gören örgütler arasında gerçekleşecek bir platform ve örgütlenmedir.

PKK dışındaki örgüt ve partiler kendilerini Kürdistan’a ve Kürt milletine ait görüyorlar. Bu nedenle kendilerini milli olarak tanımlıyorlar.

PKK ise, kendisini milli görmüyor. Türkiyeci, İrancı, Irakçı, Suriyeci görüyor. Kendisini, Kürtlerin ve Kürdistan’ın partisi görmüyor. Kendisini, Türkiye, İran, Irak ve Suriye Halklarının, en genel anlamda da Ortadoğu Halklarının temsilcisi görüyor.

En önemlisi de PKK bölge devletlerinin bir vekâlet örgütü. Bölge devletleriyle doğrudan ortak işler kotarıyor.

Bu pozisyonda PKK’nın diğer Kürdistan parti ve örgütleriyle “ulusal kongre” yapması olanaklı mı?

                                                 ( II )

Eşitler, ancak “Ulusal Kongre” yapabilirler.

PKK dışındaki Kürdistan örgüt ve partiler en genel anlamda birbirlerini eşit görüyorlar. 

PKK ise kendisini, diğer Kürdistan örgüt ve partilerinden farklı ve üstün görüyor. Onları teorik ve pratik olarak hiçe sayıyor. Bu nedenle, Kürdistan’ın bütün parçalarında tek başına egemen ve iktidar olmak istiyor.

Kürdistan’da birbirlerini eşit gören örgüt ve partilerle, kendisini Kürt parti ve örgütlerinden üstün gören, tek başına bütün parçalarda iktidar ve egemen olmak isteyen PKK “ulusal kongre” yapabilir mi?

                                               ( III )

“Ulusal kongre”, demokratik rejimi ve siyasal sistemi savunanlar (demokratlar, hak ve hukuka riayet edenler), arasında gerçekleşecek bir platform ve örgütlenmedir.

Kürdistan’daki örgüt ve partiler, kendilerini açıkça demokrat olarak tanımlıyorlar, demokratik bir rejimi ve siyasal sistemi savunuyorlar. Kürdistan’da iktidar paylaşımından yana olduklarını, otoriter, totaliter bir rejime karşı olduklarını açıkça ifade ediyorlar.

Kürdistan Federe Devletindeki rejim ve siyasal sistem, iktidar paylaşımı da bunun en somut örneğidir.

PKK ise, Kürdistan’ın genelinde tek lider, tek ideoloji, tek partinin hükmettiği bir rejimi ve siyasal sistemi savunuyor. Kürdistan’da iktidar paylaşımından yana değil. Katı ve merkezi bir iktidar ve egemenlik sistemini oluşturmak istiyor. Bu rejim ve siyasal sistemin adı da diktatörlük, otoriterizm ve totaliterizmdir.

PKK, Kürdistan’ın Güney-Batısında da bu demokratik olmayan rejimi-siyasal sistemi yaratmış durumda. Hak ve hukuk tanımıyor. Halk üzerinden bir diktatörlük yürütüyor. İnsanlara işkence ediyor ve öldürüyor.  Bütün hak ve özgürlükleri gasp etmiş durumda. Kürdistan’ın Güney-Batısındaki siyasi örgüt ve partilerine örgütlenme ve kendilerini özgürce ifade etme özgürlüğünü tanımıyor.

Bu durumda, PKK’nın Kürdistan’ın diğer örgüt ve partileriyle “ulusal kongre” yapma olanağı var mıdır?

                                             ( IV )

“Ulusal kongre” yapacak Kürdistan örgüt ve partileri, hak ve hukuklarını, davranışlarını, egemenlik ve iktidar sınırlarını kendi parçalarıyla sınırlandırmalıdırlar. Bir parçadaki Kürdistan örgüt ve partileri, diğer parça üzerinde iktidar ve egemenlik talebinde bulunmamalıdır.

Kürdistan’da PKK dışındaki örgüt ve partiler, örgütlenme sınır ve taleplerini, iktidar ve egemenlik arzularını bulundukları Kürdistan parçasıyla sınırlı tutuyorlar. Diğer parçalarla dayanışma, ittifak, koalisyon, “ulusal cephe”, “ulusal güç birliği” konseptine ve yaklaşımına sahipler. 

PKK ise, Kürdistan’ın bütün parçalarında somut örgütlenme iddiasına sahiptir. İktidar ve egemenlik kurma arzusu ve pratiği içindedir. Kürdistan’ın Güneyinde ve Doğusunda kendine bağlı, kendisini o parçalarda iktidar ve egemen yapacak örgütlenme içindedir. Kürdistan’ın Güney-Batısındaki iktidar ve egemenlik sahipliği bunun en somut örneğidir.

Bu durumda, Kürdistan örgüt ve partileri, PKK ile “ulusal kongre” yapabilirler mi?

                                          ( V )

“Ulusal Kongre”, aynı mücadele yöntemini benimseyenler Kürdistan örgüt ve partileri arasında gerçekleşir.

Kürdistan örgüt ve partileri, mücadele yöntemi olarak, kendi aralarında ve PKK ile köklü farklılığa sahiptir.

Kürdistan’da bu nedenle de, “ulusal kongre” platformu ve örgütlenmesi yapmak olanaklı değildir.

                                         ( IV ) 

Kürt millet meselesi,  demokrasiyi gerçekleştirme ve olağan sıradan bir iktidar sorunu değildir.

Kürt millet meselesi,  Kürt ulusunun kendi kaderini kendi iradesiyle tayin etme, egemenlik hakkını federal, bağımsız, konfederal devlet statüsünde gerçekleştirme sorunudur.

Kürdistan’daki sömürgeci sistemin, işgal ve ilhakın son bulmasıdır.

Kürt milli meselesi, 21. Yüzyılın devam eden ve çözülmeyen sorunudur.

“Ulusal kongre” bu amacı benimseyenler arasında gerçekleşecek bir platform ve örgütlenmedir.

Kürdistan örgüt ve partileri, amaç birliğine sahip değiller. Kürdistan’ın Güneyinde federal bir sistem var. Bu konuda örgüt ve partiler arasında bir görüş birliği var. Ama Kürdistan’ın Güneyinin devlet olmasında farklılıkla var. Devlet olmaya karşı olanlar var. Devlet olmanın zamanının olmadığını ve devlet için şartların olgunlaşmadığını söyleyenler var.

Kürdistan’ın Güney Batısında, PKK/PYD dışındaki tüm partiler federasyonu savunuyorlar. PKK/PYD federasyona karşı.

Kürdistan’ın Doğusunda PKK/PEJAK dışındaki partilerin hepsi federasyonu savunuyor. Devletleşme hedefine de sahipler.

Kürdistan’ın Kuzeyinde, PKK dışındaki Kürdistan örgüt ve partileri, federal, bağımsız, konfederal devlet konusunda bir görüş birliğine sahipler. PKK ise, bu amacın dışında hareket ediyor.

Amaç birliği olmadan “ulusal kongre” nasıl yapılabilinir?

                                         *****

Rizgarî-Ala Rizgarî süresinden gelen ve daha sonraki örgütlenme platformlarında da, Kürdistan’da ortak cepheyi, hatta aynıların aynı ve bileşik örgütte birleşmeleri teorisini yapan, bunun için pratik geliştiren biri olarak, “ulusal kongre” Kürtlerin gerçekleştirmesi gereken bir platform olduğundan hiç şüphe duymuyorum.

Ama analizlerim gözden geçirildiği zaman, bulunduğumuz aşamada “ulusal kongrenin” yapılmasının koşullarının olmadı görülecektir.

Parçaların çıkar farklılıklarının dönemsel olarak var olduğu gerçeği de görülmelidir.

Amed, 9 Haziran 2016

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir