Yalçın Küçük Proje Kişiliklerin Yeri ve Görevi

Şefik ÇOLAK

Bir sistemin kuruluş esasları varlığının esası ve teminatıdır. Bu esaslar değiştiği anda o sistemin ayakta kalması mümkün değildir. Kuruluş esasları tarihsel gerçeklere dayanmayan sistem kendi güvenliği için kurumlar kurar ve kurumların yürürlüğe koydukları siyasetin uygulayıcıları olarak farklı pozisyonlarda insanları kullanır ve görevlendirir.

Türk Egemenlik Sistemi’nin (TES) esasları ve uygulamaları karmaşık olmadığı gibi anlaşılması zor değildir. Projeleri üretenler ve uygulayıcılar da olağanüstü yeteneklere sahip değiller. Güçleri sistematik ekip çalışması yapmalarından ve asla vazgeçmeden tekrarlamalarından gelmektedir. Tek bir teori üretici ve yöneticisi yoktur, sadece öyle anlaşılması istenmektedir. Yıllarca Ergenekon’un 1 numarasından bahsedildi ve olası muhalifler bunun etrafında tartıştırıldı. Sistemin 1 veya 2 numara kavramı yoktur. Kurumları ve onları yöneten ekipleri vardır.

Tek adamlık sadece Kurdlere dayatılan politikadır. Bunda amaçlanan kollektif ve kurumsal çalışmalarının önünü tıkamaktır. İyi bilinmelidir, tek kişinin yetenekleri ve bilgi birikimi hiçbir zaman kollektif çalışan bir ekibin üzerinde olamaz.

Üretim sisteminde vazgeçilmez olan ve uzun süre görev yapanlar üreticilerdir. Diğer görevleri üstlenenler ise çok daha önemli görüntü verirler ama patronların gözünde esas eleman hiçbir dönemde olmazlar. Bunların olanaklardan daha fazla yararlanıyor olması gerçeği değiştirmez.

Sistemin görevlilerini guruplara ayırmakta yarar vardır. Genelleme yapacak olursak önemli olanlar şunlardır;

  • Devletin resmî kurumlarında yönetici, planlayıcı ve karar verici olarak çalışanlardır. Bunlar genellikle görünür pozisyonda olmazlar ama vazgeçilmez olanlardır. İyi eÄŸitimliler ve köken olarak sisteme baÄŸlılıktan baÅŸka alternatifleri olmayan ailelerden seçilirler. TES ile sorunlu kökenden gelenler aşırı baÄŸlı olsalar da bu halkada kendilerine yer verilmez. Her koÅŸulda kendileri ve aileleri sistemin azami koruması altındırlar.
  • Paramiliter gurupların içinde olan ve yasadışı iÅŸlerin görünür elemanları. İdeolojik olarak iyi eÄŸitimli olmazlar ama sisteme ve koruyucu sloganlarına aşırı baÄŸlılar. Geçici görevlerin dışında sürekli görevler üstlenmelerine izin verilmez. Zaman zaman ÅŸaÅŸalı bir ÅŸekilde geçici olarak tasfiye edilirler.[i]
  • Bir üçüncü gurup var ki bunlar legal siyasi partilerin, özel sektörde ekonomi iliÅŸkilerin düzenlendiÄŸi yerlerde ve demokratik kitle örgütleri ile düşünce gurubu içinde yer alırlar. Toplumda düzenli görünen ve önemli iÅŸlevler üstlenenler oldukları halde sürekli ve düzenli görev görmezler. Ciddi ekonomik kazanç elde etme arzuları yüksektir. Bir defa tasfiye edildikten sonra eski görevlerine kolay kolay döndürülmezler. Susmamanın bedeli onlar için ağır olduÄŸundan köşeye çekilmeyi öğrenirler. ZenginleÅŸtikleri için olası kaybetme riskini göze almazlar. Yine de zaman zaman ifÅŸaatlar bunlar tarafından yapılır. Gerçi bu ifÅŸaatların önemli kısmı görev gereÄŸidir ve yönlendirme ile yanıltma amaçlarının gerçekleÅŸmesine yöneliktir.
  • TES’e en baÄŸlı gurup ise sisteme muhalif veya muhalif guruplara yakınlık duyan düşünce gurupları içine teori üretme amacıyla yerleÅŸtirilenlerdir. Bunlar ölene kadar sistem için hizmet etmekten vazgeçmezler. Bulundukları konum gereÄŸi sıklıkla ekonomik zorluklar çekebilirler, cezaevlerinde yaÅŸayabilirler hatta iÅŸkence bile görebilirler. Bunları baÅŸtan göze almışlar ve birinci guruptakiler gibi çok iyi eÄŸitimliler ama onlardan daha yetenekliler. Emeklilikleri yoktur. Sisteme deÄŸil sistem karşıtlarına kavram üreten sistem fedaileridir. Sahtekâr deÄŸil görev adamlarılar. Bunlar birbirleri ile organik baÄŸlantı içinde olmazlar ama aralarında koordinasyon birinci gurup tarafından saÄŸlanır. En önemli görevleri muhalifler arasında çeliÅŸki ve düşmanlık üretmektir. Görünürde devlet onlara düşmandır ama belki de sonsuz korunma garantisi olan tek guruptur.

Yalçın Küçük ölmüş darısı diğerlerinin başına. Ölünün arkasından konuşulmaz denir ama bunlar için geçerli değildir. İyi insanların arkasında övücü anlatımlar yapmak insana zevk verir ve mutlu eder. Bazen hoşumuza gitmese de kötülüğün sembolü olanlar hakkında da ders amaçlı yazmak gerekebiliyor.

Dönemin gündemi gereği bazı dostlar onun hakkında görüşlerini yazıyorlar.[ii] Irkçı kişilikleri demokratiklik sosu ile süsleyenler de görevleri gereği düşüncelerini yazıp onu yüceltmeye çalışıyorlar.

Sistemin görevlileri arasında dördüncü gurupta yer alanlar biz Kurdler ve Kurdistaniler için önemlidir. Onlar ve Kurdler arasında onlara yakın olanların tanınmasında yarar vardır. Mustafa Suphi, Yalçın Küçük, Doğu Perinçek, İlhan Selçuk, Veysi Sarısözen bunlardan bir kaçıdır ve Kurdler tarafından gerçek kişiliklerinin bilinmesinde yarar vardır. Yapılan cenaze töreni ve katılımcıların profili görevini anlamamız için yeterlidir. Bunları anlarsak aramızda Ziya Gökalp olmaya hevesli olanları ulusumuzdan tecrit etme olanağına sahip oluruz.

Yalçın Küçük’ün düşüncelerini ve söylevlerini değerlendirmeyi ve tartışmayı çok da anlamlı bulmuyorum. Dostların yazdıklarına fazla eklenecek bir şey de kalmış değil. TES’in içindeki yeri ve görevini hatırlatmayı ve Kurd siyasetçilerinin gerçek konumunu görmezden gelmemesini hatırlatmak istedim.

1980 yılların başında 8-22 yaşlarım arasında okuduğum okulun hemen yanında Yalçın Küçük’ün evi vardı ve düzenli olarak evinde kendisini ziyaret ederdik. Çok konuşan ve birbiri arasında veri bağlantısı olmayan söylemlerini dinlerdik. Belki bu bir öz eleştiridir, o zaman kendisini hayranlıkla dinleyen biriydim. Belki de yaşımız yeterli değildi. Şimdi düşünüyorum körü körüne inanmayı biraz bırakıp mantıklı yorum yapmaya çalışsaydık diye hayıflanmıyor değilim.

Yapılan yorumlarda Yalçın Küçük ve öğrencisi olarak tanımlanan mesai arkadaşları için sıklıkla megaloman, sapık, narsist ve benzeri tanımlamalar çok kullanılıyor. Bunun doğru olmadığı düşüncesindeyim. Elbette kendisi ve arkadaşları çoluk çocuk demeden bütün kurdleri öldürmekten zevk alırdı. Üstlendiği görev yerine başka bir görev üstlenseydi sistemin işkencecisi olması da muhtemel görevler arasındadır.

Narsist veya psikopat olarak değerlendirirsek, onlara ve öğrencilerine az da olsa masumiyet fonksiyonunu yüklemiş oluruz. Onlar sistemin elemanılar ve görevlerini yerine getiriyorlar. Sistemi suçlamadan onları suçlasak yanlış yapmış oluruz. Onlar derin devletin değil kolonyal devletin görevlileri olup sistemle ortak suçlular.[iii]

Türk Egemenlik Sistemi’nin esasları, kavramları ve uygulamaları karmaşık olmayıp son derece basit ve anlaşılabilirdir. Bilinen ideolojik kavramlarla analiz etmek bizi yanıltır. Tanımlamayı doğru ve zamanında yaparsak sistemin taşları yerinden oynayacağı gibi ve Yalçın Küçük ve mesai arkadaşları tarihin çöp sepetinde yerini alır.

Şefik Çolak

Endüstri Mühendisi

10/04/2026

 

 

 

[i] https://www.rupelanu.org/sistemin-guclu-ve-zayif-yani-paramiliter-yapilar-1386yy.htm

[ii] https://www.rupelanu.org/yalcin-kucuk-uzerine-yapilan-degerlendirmelere-iliskin-2005yy.htm

[iii] Türkiye’de Kurdler için derin devlet yoktur, devletin kendisi vardır. Bu kavram devlet solu tarafından bize hedef saptırma amacıyla kazandırılmıştır.

Geef een reactie

Je e-mailadres wordt niet gepubliceerd. Vereiste velden zijn gemarkeerd met *