Huseyin AKINCI
Her savaÅŸ kendi doÄŸası gereÄŸi bir baÅŸkasına rant kapısına dönüştüğü gibi, her barışın da baÅŸka bir biçimiyle bir baÅŸkasına rant kapısı olabiliyor! Her siyasi atmosferin deÄŸiÅŸimine göre gömlek seçenler, her çıkara göre bir baÅŸka ÅŸapka giyenler oluyor da oluyor… Dolayısıyla bin bir acılarla her birimizden bir ÅŸeyler alan bu savaşın rantçılarına karşı her ne kadar baÅŸarılı olmamış/olunmamışsa da bin bir bedel sonucu ortaya çıkan barışı, barışın deÄŸerlerine çöken rantçılardan korumak hepimizin görevi olmalı.
Savaşın tüm Kirliliklerini bir tarafa atıp geleceği barışla taçlandırmak zordur ama ve lakin barış tacını barışa yakışır bir siyasi estetikle toplumun başına geçirmek çok daha zor olduğunu da unutmamak gerekir. Çünkü rant kapısı öyle bir illettir ki, arını/onurunu bile beş kuruşla siyasetin pazarında pazarlanır! Bundandır ki, barışı da savaşı da kendi rant kapısına evirenlere çok ama çok dikkat edilmesi gerekiyor. Zira rantın en can yakıcı boyutu ise, düşünsel kaliteleri beş para etmez siyasetin rantçılarıdır.
Açık ve net söylemek gerekirse siyasal rantın peşinden koşanların insanlığa karşıt hikâyeleri, çok daha derinlikli dehlizlerle doludur! Çünkü her barışın ya da her savaşın merasında mutlaka bir otlananı vardır ve olacaktır! Bu nedenle ruhsal ve düşünsel çöküntülerin enkazı üzerinde dansa kalkışanların hikâyesini yazmak kolay değil! Bozuk ortamın yarattığı bozuntular her zaman değer sahibi olanların sırtında yükselmiştir! Yanlışlarla dizayn edilmiş herhangi bir savaş ya da barış, her zaman kendi rantçısını beslemekten kurtulmamıştır.
Çünkü, o zaman ve her koÅŸulda toplumun yarattığı deÄŸerleri kendi rantına yem yapılmıştır. Zira bahsi geçen bu nitelikteki toplumlar her zaman çağın mantıksal gereklilikleriyle ters orantılı harekete geçer; ve harekete geçtiÄŸi her an, kendi emeÄŸine karşıt kendi düşmanını yaratır. Onun için umarız ve dileriz ki, PKK’nin kurucu önderinden ricamız odur ki, savaÅŸ rantçılarını barış elçisi olarak sil baÅŸtan bu halkın başımıza bela edilmesin! Edilmesin çünkü PKK’nin illegal ÅŸapkasının gölgesiyle legal siyaset arenası nasıl bir rant kapısına dönüşmüş olduÄŸunu bilen biliyor. Kafa kol iliÅŸkileriyle liyakatin liyakatsizliÄŸe nasıl kurban edildiÄŸini de bilen biliyor. Bir yandan başını alıp yol alan liyakatsizliÄŸin rötuÅŸları, diÄŸer yandan doÄŸruyu yanlışa kurban eden akıl acıtıcı yetmezlikler, öbür yandan “sen ben” çekiÅŸmesine dönüşen kadrolaÅŸmanın can sıkıcı icraatları, Kürt halkının umut dünyasının içini nasıl kemirdikleri de bilen biliyor!
Dolayısıyla hangi pencereden bakılırsa bakılsın, PKK’nin illegal ÅŸapkasının gölgesiyle yol alan legal siyasetin yetmezlikleri görülür! Kaldı ki legal demokratik siyaset kulvarının olurlarına dahil ne varsa, bir kısım rantçıların rant dünyasına kurban edildiÄŸini bilen biliyor. Liyakatin taca atıldığı böylesi bir süreçle ne yazık ki yarına güvenle bakma ÅŸansına yol veren bir yol bırakılmadı. İşte tam da bu barış süreci ile doÄŸan yepyeni bir yenilenme ÅŸansına sarılmalı! Özellikle bu barış getirisini aklıselim mantığın devreye girme ÅŸansı baÄŸlamında sahiplenmeli.
Siyasetin anatomisinde kişinin kendi vizyonuna sahip çıkacak yeteneği yoksa, bahsi geçen o vizyon bir başkasının çevirmesine maruz kalır diye bilinmiyor mu? Ya da herhangi bir insanın düşünce dünyasında müthiş bir kabiliyeti olsa dahi, o kabiliyeti bir başkasının rant kuşatmasına bırakıldığı an kaybetmiş olmuyor mu? Ne yazık ki ve maalesef Kürt halkının halk olmasından kaynaklı hakkaniyetin etik normlarına göre bir siyaset yapılmadı. Yapılmadığı için de kişisel hesaplarla kişisel çıkarına odaklı yetmezlikler diz boyu yoluna devam etmiş oldu! Bundandır ki, bu barış süreci, kişisel hesapları genel çıkarlara kurban edebilen yepyeni bir sürece ihtiyaç var. Yeter ki, oldubittilerle rant dünyasının tokatçısını sil baştan bu halkın başına başçavuş olarak atanmasının önü kapatılmış olsun! Zira her zaman Kürtlerin önüne kendi liyakat vizyonuyla kendi geleceğini ortaya çıkartacak fırsatlar doğurmaz.
Umarız ve dileriz ki, bu barış süreciyle Kürt halkının önüne çıkan fırsatları, sil baÅŸtan bir kısım rantçı tokatçılarla çarçur edilmemiÅŸ olsun. Kürt halkı bu kadar yara Bere içindeyken, bu kadar yaÅŸanmışlıklardan sonra yara berelere kabuk olmaya liyakatli olanlara öncelik verilmeli. Çünkü namı, ÅŸanı, isimleri ne olursa olsun, yara bere içinde bocalayıp boÄŸulan Kürt halkına umut olmanın ötesi bir ÅŸans kalmamıştır. Açık ve net söylemek gerekirse Kürt halkının yara bere içinde kalışına neden olan bir baÅŸka tarafı, gözü kapalı müritliktir! Bu nedenle her ne olursa olsun baÄŸlılıkla bağımlılığın sonuçlarını kavrayabilen yepyeni bir yenilenmeye kapılar açılmalıdır. Açılmaldır’ki emirname erlerin yerine, dünyadaki deÄŸiÅŸen denklemi okuyabilen kadrolara yol görünün. Velhasılıkelam rantçı Hemo’yu, aklıselim Mıho’ya kurban etmenin tam da zamanıdır ve selam…
(Makale içerikleri tamamen yazarın sorumluluğundadır. Sitemiz, bu görüşlerden dolayı herhangi bir sorumluluk kabul etmez.)


