Şapka düşerken, Kürdler yeni fırsatlara hazır olmalılar

Hüseyin Şahin

Kürdlerin daha doğrusu SDG gibi örgütlenmelerin Suriye yakasında yenilmelerinden sonra yeni bir sayfanın açılacağında kuşku yoktur. Kuzey yakasından Kürdler son 40 yılda çok ciddi maddi ve manevi kayıplar yaşadılar. 5000’ni Köy haritadan silindi, 15 milyon Kürd Türkiye Metropollerine zorunlu göçe zorlandılar. Apocu ve TC. basını ha bugün ,ha yarın Botan, Zap, Zurt Cumhuriyeti hikayeleri ile koyun gibi uyutuldular. Bunu Kürdler malesef Örgüt hatırına sineye çektiler ve halada çekmektedirler.

Bugün de derin Bahçeli ve Apo eliyle bu oyun Kürdlerin gözünün içine soka, soka devam etmektedir. Bu da yetmiyormuş gibi özel imkan, araç ve gereçlerle büyüttükleri yetmiş beş yaşındaki delikanlı bu uğursuz rolü Entegrasyon adı altında oynamaya devam etmektedir. Bu Entegrasyon safsatasının sadece kuzey yakası için ön görülmediği son Suriye Kürdistanı yenilgisinden sonra iyice ayyuka çıkmıştır. Ortadoğuya akıl veren Apoculuk bu çoğrafyada Kürdlerin statü sahibi olmamalarına odaklanmıştır. Bunu Duran Kalkan, T. Bakırhan hem de İlham Amed’in son demeçlerinde görmek mümkündür. Burada yine İran üzerinden Kürdlerin demokrasiye, entegrasyona bağlı kalmaları önerilmektedir. PJAK’ın İran Kürdistanında oynayacağı rol hem Apoculuktan hemde geçmişten beri İrana göbekten bağlı oluşundan dolayı farklı davaranacağı beklenemez. İran Rejiminin çöküşü kaçınılmazdır. Bunu israil on yıllara varan bir titizlikle kurgulamış ve zamanı geldiğinde ABD ile birlikte harekete geçmiştir. 2025 Haziranında gerçekleştirilen 12 günlük savaş, sadece bir testti. Bu saatten sonra ne İsrail nede ABD’den geri adım atmaları beklenmemelidir. İran Rejimi dış müdahaleler ve içten gelen sarsıcı bir dalgayla çökecektir.

Gelelim Makalenin başlığına.

Suriye yakasında Kürdler  geçmişten beri her parçada gelen İnsanalarına, Önder ve Kadrolarına yataklık edip sahiplendiler. Küçük fakat yurtsever ve birikimli olan bu yakamız on yıl evvel dost ve karşı güçlere dil ısıttırdılar. Bunda bir yandan Esat’ın zayıf oluşu, ABD desteği diğer yandan ise Kürlerin Peşmerge ve Gerillaları ile bütünleşmeleri neden olmuştur. Dikkatlerden kaçan bir detay malesef hep bizi meşgul etmiştir. O da şudur: YPG daha doğrusu Apocu bileşenler Kobani öncesi ve sonrası kurdukları Örgütlerine ne Kürdistani bir Ad vermişler nede Kürd bayrağını gönlere çekmişlerdir. Perşembenin gelişi Çarşambadan belli olurmuş misali o kadar bedel ödemiş bu Parçamız, Entegrasyon ve birşey istemeyiz politikasına peşkeş çekilerek heder edilmiş ve Kürdlerin heveslerini boşa çıkartmıştır. O küçücük görünen Kardeşimiz yeri geldiğinde düşmanlarını bile kıskandırabilecek, bir Atın şahlanması gibi görkemli bir direniş sergileyerek nelere kadir olabileceğini göstermiştir. Uyuduğunu sandığımız bu hücremiz en başta da bizlere iyi ve görkemli bir ders verdi. Meğer büyüklük sadece sayı çokluğu yada coğrafya büyüklüğünde değil, bilakis Cismin yoğunlaşması ve kıvamına gelmesindeymiş.

On yıl içeriside Kürdlerin SDG’ ye verdikleri katkılar yadsınamaz. Kürdlerin bu yakada en büyük şansızlıkları Apocu harekete bel ağlamaları idi. Batan gemiyi Entegrasyon adı altında ilk terk edenler demeç ve eylemleriyle onlar oldular. Bu durum Suriye Kürdistanında bir kırılma yaratmış ve Apocu maskenin düşmesine vesile olmuştur. Son aylarda Suriye Kürdleri bu acı yenilgiden sonra Apoculara karşı yoğun bir hoşnutsuzluk ve tepki göstermişler ve bunun neticesinde de  Ala Rengin etrafında bütünleşmelerdir.

Her ne kadar Apocu Kalemşör, Analizci ve İşbirlikçi Rantçılar sürekli Kürd halk Önderi deseler bile, Güneş artk balçıkla sıvanmayacak kadar giderek berraklaşmaktadır. Dünden beri Kobanide Suriye bayrağı dalgalanmaktadır. Suriye yakasında artık ciddi bir kırılma yaşanıyor ve bu aynı zamanada kuzey yakasını da etkileyecektir. Kürdler kuzey yakasında her türlü bedele rağmen yeni ve temiz sabahlara uyanacak ve Sıtatüsüzlük ve Entagrasyon safsatalarına artık papuç bırakmayacaklardır.

Sorun kişinin nerede olduğu değil ne olduğudur. Apo’ya ister İmralı ister Amara’da bir Şato verilse bile, bu onun Entegrasyoncu duruşundan vaz geçeceği anlamına gelmez.

Geef een reactie

Je e-mailadres wordt niet gepubliceerd. Vereiste velden zijn gemarkeerd met *