Kürdistan şehitlerini unutmayalım, kalbimizde yaşatalım

İbrahim GÜÇLÜ

(ibrahimguclu21@gmail.com)

İkinci Paylaşım Dünya Savaşı devam ederken, Büyük Britanya ve Sovyetler birliği Temmuz 1941 yılında İran’ın işgali konusundan anlaştılar. İngilizler Güneyden ve Sovyetler Birliği Kuzeyden İran’a girerek işgal ettiler. Böylece İran ikiye bölündü. Kürdistan’ın Doğusu da doğal olarak Sovyetler Birliği’nin işgali kapsamında yer aldı.

Kürdistanlılar, bu jeopolitik koşullardan istifade etmeye çalıştılar. 16 Ağustos 1943 yılında Komela ((Komeleyê Jinêweyê Kurdistan/Kürdistan Diriliş Örgütü)’nü kurdular. Kürdistan’ın Devlet olması için çalışmalar yürüttüler. Ağustos 1944 yılında Üç Sınır Antlaşması (Peymana Sêsînor) bütün Kürtler arasından yapıldı. Şeyh Ahmet ve Melel Mustafa Barzani’de bu antlaşmada aktif taraf oldular.

Kürdistanlılar, Sovyetler Birliğinin desteğiyle devlet kurmayı için stratejik amaç olarak benimseyince ve devlet için somut çalışmaya başlayınca, parti kuruluşunun daha gerekli olduğu sonuca vardılar. Bir anlamda Komela ismini değiştirdi.  16 Ağustos 1945 yılında İran Kürdistan Partisi kuruldu.

22 Ocak 1946 tarihinde Mehabad’ın Çarçıra Meydanı’nda, bütün Kürdistan parçalarından temsilcilerin ve özellikle de Kürdistan Milli Lideri Mele Mustafa Barzani’nin katılmasıyla Kürdistan Mehabad Cumhuriyeti Devleti ilan edildi. Kürdistan Kürt milli marşı Ey Raqîp okunarak Kürt Bayrağı göndere çekildi. Qadı Mihemed devletin kurucu cumhurbaşkanı oldu. Mele Mustafa Barzani, Kürdistan Devletinin genelkurmay başkanı oldu. Bakanlar kurulu oluştu. Savunma bakanlığına Seyfi Qazî seçildi.

Kürdistan Devleti, en çağdaş ve demokratik bir anayasayı benimsedi. Kadın-erkek eşitliği konusunda anayasada önemli hükümler yer aldı. Emekçilerin sendikal hakkı kabul edildi. Kürdistan’da yaşayan diğer milletlere ve dini topluluklarına en geniş anlamda özgürlükler kabul edildi.

Kürdistan devletinin ordusunun temeli, Herki ve Şikak aşiretlerinden, Melel Mustafa Barzani’nin pêşmergelerinden oluşuyordu.

Emperyalistler, Sovyetler Birliği Batı Kapitalist Dünyası, dünyanın paylaşımı konusunda anlaşınca, Sovyetler Birliği 9 Mayıs 1946’da İran’dan çekildi. Kürdistan devleti desteksiz kaldı, İran sömürgeci devleti olan devin ağzına atıldı. İran Ordusu, Kürdistan’ı işgal etmek için 17 Aralık 1946’da harekete geçti. Bu hareketinde de sonuç aldı. Çünkü Kürdistan devleti liderliği savaşmanın Kürtler için daha büyük felaket olduğuna karar verdiklerinden savaşmamaya karar verdiler. Qadı Mehemed ve devletin yönetim kadrosu da halkı korumak, katliamı engellemek için, Kürdistan’ı terk etmediler. İran barbar devleti tarafından tutuklandılar.

Qadı Mihemed ve diğer Kürdistan Devleti yöneticileri hukukla alakası olmayan, olağan üstü, İstiklal Mahkemesi benzeri bir yargılanmaya tabi tutuldular. Kürdistan Devleti Cumhurbaşkanı Qadı Muhemed’i ve diğer Kürt liderlerini teslim almak istediler. İran’ın bu planı ters tepti, onları vuran bombaya dönüştü. Qadı Mıhemed tarihi bir direniş gösterdi ve tarihi savunma yaptı. İran Devleti, Qadı Mıihemed’i yargıladıklarından dolayı pişmanlık duydular.

Qadı Mıhemed’in savunması, Kürtlerin milli manifestosu ve anayasası haline geldi.

Qadı Mıhemed ve diğer Kürt yöneticileri hukuk dışı keyfi askeri olağanüstü yargılama sonunda, idam cezasına çarptırıldılar. Kürdistan Cumhurbaşkanı Pêşewa Qadi Mihemed ve diğer Kürt yöneticileri,  Mihemed Hesenxanê Seyfê Qazî (kurmamê Pêşewa) û Ebulqasim Sedrê Qazî (birayê Pêşewa) 31 Mart 1947’de idam edildiler. 

Kürdistan Devleti’nin kuruluşu ne kadar Kürdistanlılarda derin olumlu etki yapmışsa, idam cezaları da o kadar derin olumsuzluğa ve üzüntüye yol açtı.

İran Kürdistan Demokrat Partisi, 1979 yılında Kürdistan Cumhurbaşkanı Qadı Mıhemed ve diğer Kürt Devleti yöneticilerinin şehitlik yıldönümünü, “Kürdistan Şehitleri Günü” olarak karar altına aldı. Zaman içinde diğer Kürdistan partilerinin bir kısmı da bugünü “Kürdistan Şehitleri Günü” olarak benimsedi. 

Şehit demek, kendisini ülkesine ve milletine feda eden kişi demektir. 

Kürdistan bağımsızlığı ve özgürlüğü için mücadele eden, Kürdistan devletinin kurulması için çalışan, Kürdistan’da sömürgeci sistemin ve işgalin son bulması için uğraşırken canını feda eden, idam edilen, öldürülen, katledilen tüm Kürtler şehitlik mertebesindedirler. 

Kürdistan milli direnişlerinden sonra gerçekleşen toplu katliamlarda ölen Kürtlerin hepsi şehitlik kategorisi içindedirler.

 Katledilmeyen ama hayatlarını Kürdistan ve Kürt milletinin kurtuluşuna adayan her Kürt de şehittirler.

 Biliniyor ki, Kürdistan şehitlerinin sayısı, çoğu devletlerin nüfusundan bir-iki hatta üç kat daha fazladır.

 Bir başka anlamıyla, Kürdistan ve Kürt Tarihi, toplu katliamların, idamların,  şehitlerin tarihidir.

  Kürt ve Kürdistan şehitlerinin bir kısmı isim olarak belli, büyük ve kitlesel bir bölümü isimsizdirler.

 İran KDP’nin, Kürdistan Mehabad Cumhuriyeti Devleti Cumhurbaşkanı Qadı Mıhemed ve arkadaşlarının şehit ve idam edildikleri gününü, “ Kürdistan Şehitleri Günü” olarak kararlaştırması oldukça isabetli ve olumlu bir karardır.

 Bu kararı içtenlikle destekliyorum. Tüm Kürtlerin de bu kararı desteklemeleri ve kabul etmeleri de Kürtlük görevleri arasındandır diye düşünüyorum..

Kürdistan 31 Mart Şehitler Gününde, Kürdistan’ın isimli ve isimsiz tüm şehitlerini, Kürdistan liderlerinin kişiliğinde saygıyla anıyorum. Onların önünde saygıyla eğiliyorum.   

Tüm Kürtler ve Kürdistanlılar olarak, Kürdistan şehitlerini unutmayalım, kalbimizde yaşatalım. 

Diyarbekîr, 29. 03. 2022

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *