Demokrasiye bağlılık, Kürtler için adalet paneli: ‘New York’ta Peşmerge anıtı

Ruken Hatun Turhallı

BasNews – ABD’de bulunan ‘‘Justice for Kurds (JFK) Kürtler için Adalet vakfı’’ tarafından Dijital medya üzerinden, ‘‘Demokrasiye bağlılık; Kürtler için adalet’’ konulu bir panel düzenlendi.

Justice for Kurds (JFK) Kürtler için Adalet vakfı tarafından Dijital medya üzerinden Bayan Sami Abdulrahman’ın moderatörlüğünde 10.10.2020 gecesi, General Sirwan Barzani, Fransız Filozof Bernard Henri Levy ve Concordia Vakfı Başkanı Nicholas Logothetis panelist olarak katıldığı izleyicilere açık bir tartışma paneli gerçekleştirildi.

“Kürt Komutanlara, General olarak hitap edilmesi duygusal bir atmosfer yarattı”

Gerçekleşen dijital panele ABD’den katılan Kütüphaneci Yüksel Serindağ, tartışmaların içeriğini BasNews için değerlendirdi.

Tartışmalar esnasında diğer katılımcıların Sirwan Barzani’ye ‘‘General’’ olarak hitap etmelerinin ve daha önce aynı hitabın Mazlum Abdi için de yapılmış olmasının, duygusal bir atmosfer yarattığına dikkat çeken Yüksel Serindağ, bu durumun Kürtlerin uluslararası düzeyde yarattıkları itibarın neticesinde elde edildiğini belirtti.

Bernard-Henri Lévy with Thomas Kaplan: Justice for Kurds - 92Y, New York

Justice for Kurds (JFK) Kürtler için Adalet Vakfı

Justice for Kurds (JFK) Kürtler için Adalet Vakfı, ABD’nin New York kentinde ve ABD’li iş insanı Thomas Caplan ile Fransız Filozof ve Kürt dostu Bernard Henri Levy’nin kurduğu bir vakıf. Dijital panelin bu vakıf öncülüğünde geliştiğine dikkat çeken Yüksel, vakfın yaklaşık olarak 2 yıl önce kurulduğunu ve çalışmalar yaptığını dile getirdi.

Serindağ, açıklamasında vakfın çalışmalarına ilişkin şu bilgileri paylaştı: ‘‘Vakfın en önemli çalışması Kürtleri Amerikan kamuoyuna ve dolayısıyla dünyaya tanıtmak. Bu şekilde bütün dünyada Kürtler konusunda bir duyarlılık yaratmayı hedefliyor. Bunun için özellikle koronavirüs öncesi aktif şekilde konferans, sempozyum ve toplantılar düzenliyorlardı. Şimdi de aynı çalışmalarını dijital medya üzerinden sürdürüyorlar. Daha önceleri yaptıkları toplantı ve konferanslarda, özellikle kendi alanlarında uzman şahsiyetleri davet ederek, belirlenen güncel konularda toplantı ve paneller gerçekleşiyorlar.

“Bütün dünya IŞİD savaşından dolayı Kürtlere borçlu”

Gerçekleşen toplantıda Bernard Henri Levy konuşmasında, bütün dünyanın IŞİD savaşından dolayı Kürtlere borçlu olduğunu, çünkü Kürtlerin IŞİD’e karşı bütün dünya için savaştığını dile getirdi. Özellikle Batı dünyasının bu konuda Kürtlere çok büyük bir borcu olduğuna vurgu yaptı.

Batı dünyasının Kürtlere karşı olan bu borcunun karşılığında da ABD’nin ve dünyanın kalbi sayılan New York kentinde bir Peşmerge anıtının yapılması gerektiğini söyledi. Zaten vakıf uzun bir süredir bunu gerçekleştirme çabası içerisinde. Vakıf ayrıca ABD başta olmak üzere, bütün dünyada Kürtlere karşı gelişecek saldırılar karşısında, Kürtleri savunabilecek bir mekanizma sistemi yaratmayı hedefliyor.’’

‘‘Demokrasiye bağlılık; Kürt halkı için adalet’’

10.10.2020 tarihinde gerçekleşen toplantının içeriğine de değinen Yüksel Serindağ, gerçekleşen toplantının ‘‘Demokrasiye bağlılık; Kürt halkı için adalet’’ başlığı altında düzenlendiğini ifade ederek şunları söyledi: ‘‘Tartışmanın birçok ara başlığı vardı. Bunlardan birincisi, ‘‘Kürtler için Adalet’’ başlığıydı. Moderatör Bayan Sami Abdulrahman öncelikler programda yer alan konuklarını tanıttı. Sirwan Barzani’nin Kürdistan Bölgesi özgürleşmeden önce Peşmerge olduğunu, Kürdistan Bölgesi özgürleştikten sonra iş insanlığına geçiş yaptığını ve IŞİD tehlikesi ile tekrardan Peşmerge komutanlığına geçiş yaptığını, bunun yanı sıra Bernard Henri Levy’nin de dünya çapında iyi bir Kürt dostu ve dayanışmacısı olduğunu söyledi.’’

“IŞİD geldiğinde Başkan Barzani’nin ifadeleri benim için bir talimattı”

Tartışmaların merkezinde, Kürtlerin IŞİD’le savaşının olduğuna ve Peşmerge güçlerinin bütün dünya çapında yaratılan korku ve paniğe rağmen nasıl kahramanca direndiklerini ve zafere ulaştıklarının ele alındığını belirten Serindağ, tartışmaların başlangıcında General Sirwan Barzani’nin o süreçlere ilişkin yaptığı değerlendirmelerin özetinin şunlar olduğunu söyledi: ‘‘IŞİD, Erbil’e dayandığında Başkan Barzani’yle bir telefon görüşmemiz oldu. Başkan Barzani’ni durumun çok ciddi olduğunu ve mutlaka bir şeyler yapılması gerektiğini söyledi. Bunu bir talimat olarak algıladım ve yanıma bir Peşmerge gücü alarak o gece Güwer – Maxmur bölgesine gittim. Orada ırak Güvenlik Güçleri bünyesinde çalışan Kürtleri de kendi güçlerime kattım. Başta Erbil olmak üzere Kürdistan Bölgesi’nin genelinde büyük bir korku ve panik hakimdi. Kürdistan Bölgesi’nde yayın yapan TV. Kanallarını cepheye davet ederek, kimsenin korkmamasını, evlerini ve kenti terk etmemesini, kanımızın son damlasına kadar IŞİD’le savaşacağımızı ve Kürdistan’a girmesine asla müsaade etmeyeceğimizi söyledim. Bu güven ve inançla kısa bir süre içerisinde uluslararası koalisyonun da desteğiyle Guwer ve Maxmur hattını IŞİD’ten kurtardık. Aslında IŞİD’te buna çok şaşırdı. Çünkü daha önce gittikleri hiçbir yerde böylesi bir mukavemet ile karşı karşıya kalmamışlardı.’’

Bernard Henri Levy, Thomas S. Kaplan, Richard Hurowitz - Bernard Henri Levy  and Thomas S. Kaplan Photos - The 2018 Concordia Annual Summit - Day 1 -  Zimbio

“IŞİD’in hızla yayılması ve büyük topraklar kazanması Dünya’yı şoka soktu”

IŞİD’in Suriye’nin büyük bir bölümünü ele geçirdikten ve hakimiyetini kurduktan sonra, Irak’a yöneldiği ve Irak’ın 2’inci büyük kenti Musul’u ele geçirmesiyle ortaya çıkan tablonun yarattığı gelişmelerin sorulması üzerine Bernard Henri Levy’nin yaptığı değerlendirmeyi dile getiren Yüksel Serindağ, Levy’nin de şunları anlattığını söyledi: ‘‘IŞİD hızla yayılmaya başladı ve büyük topraklar kazandı o süreçte. Dünya buna karşı şok, panik ve korku yaşıyordu. Özellikle IŞİD’in büyük kentleri ele geçirmesi ve ağır konvansiyonel silahları ele geçirmesiyle daha büyük bir tehlike arz etmeye başladı. Bende o dönemler medyadan, televizyondan ve basından gelişmeleri takip ediyordum. General Sirwan Barzani’yi tanımıyordum. Ama böylesine başarılı bir iş insanının bütün işlerini bir tarafa bırakarak savaş cephesine gitmesi dikkatimi çekti ve ilgime sebep oldu. Bu nedenle en kısa süre içerisinde karar alarak, Kürdistan Bölgesi’ne gittim. Burada savaş cephelerine giderek General Sirwan Barzani’yle tanıştım. Aynı şekilde cephede Peşmergelerin arasında dolaştım ve kötü bir durumla karşılaştım. Peşmerge güçlerinde IŞİD’in elinde bulunan konvansiyonel silahlara karşı savaşacak silah ve teçhizatın olmadığını gördüm. Bu beni çok üzdü ama aynı zamanda bende büyük bir hayranlık uyandırdı. O zaman hem General Sirwan Barzani’ye hem de Başbakan Neçirvan Barzani’ye Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande ile görüşmek isteyip istemeyeceklerini sordum. Onlarda olumlu yanıt verdiler ve ben Fransa’ya döndüm. Fransa’da bir kamuoyu yarattım. Bir süre sonra Başbakan Neçirvan Barzani ve General Sirwan Barzani Fransa’ya davet edilerek, Cumhurbaşkanı François Hollande ile bir görüşme yaptılar.

“Peşmerge güçlerinin IŞİD’e karşı savaşı, direnişçiliği üzerine bir belgesel film yaptım”

Peşmerge güçlerinin IŞİD’e karşı savaşı, direnişçiliği üzerine bir belgesel film yapmak istediğimi söylediğimde General Sirwan Barzani olumlu bir cevap verdi. Buna dayalı olarak 2015’te Kürdistan Bölgesi’ne gelerek bütün savaş cephelerini dolaştım ve bir belgesel film çektim.’’

“Şengal’de insanlığa karşı büyük bir vahşet yaşandı”

Şengal’in özgürleştirilmesi hamlesinin kendisi açısında çok önemli olduğuna vurgu yapan Bernard Henri Levy konuşmalarının devamında, bu sürecin ayrıntıları için şunları dile getirdiğini aktardı: ‘‘Şengal’de insanlığa karşı büyük bir vahşet yaşandı. Özellikle Ezdi halkına yönelik gerçekleşen vahşet herkesi derinden üzmüştü. Başkan Mesud Barzani ile görüştüğümüzde kendisine Şengal’in özgürleştirilmesi hamlesine başlandığında beni bilgilendirmesini rica ettim ve bu hamlenin başlama tarihinde bana haber verebilmesi için aramızda bir parola belirledik. Ben Paris’teyken Başkan Barzani bana temsilcileri aracılığıyla parolayı gönderdi ve bende çok sevindim. Artık Şengal özgürleşeceği için mutluydum.’’

“Tarih boyunca Kürtlere karşı sürekli jenosid politikası uygulandı, uluslararası kamuoyu hep sesiz kaldı”

Bayan Sami Abdulrahman moderatörlüğünde gerçekleşen dijital toplantının sonuç değerlendirmesine ilişkinde de izlenimlerini aktaran Yüksel Serindağ şunları dile getirdi: ‘‘Toplantının son bölümünde ‘’Kürtler için Adalet’’ başlığı adı altında değerlendirmeler ele alındı. General Sirwan Barzani değerlendirmesinde Kürtler için tarih boyunca hiçbir zaman adaletin olmadığını ve aynı durumun şimdi de halen devam ettiğini söyledi. Ne geçmişte yaşanan ve yaklaşık 182 bin Kürt insanının katledildiği Enfal katliamında, ne 5 bin insanın kimyasal silahlarla katledildiği Halepçe olayında ve nede bugün Kürtlere karşı gerçekleşen saldırılarda hiçbir şekilde adaletin olmadığının altını çizdi. Tarih boyunca Kürtlere karşı sürekli olarak bir jenosid politikası uygulandığını ama buna karşı uluslararası kamuoyunun hep sessiz kaldığını ifade etti.’’

“Kürt Peşmergeleri dünyayı tehdit eden bu vahşet örgütünü yerle yeksan ettiler”

Buna karşılık olarak Bernard Henri Levy’nin Kürtler için adalet konusunda görüşlerini dile getirdiğini belirten Serindağ, Levy’nin şunları ifade ettiğini söyledi: ‘‘Adalet zor bir şey. Mücadele gerektiren bir durum. IŞİD savaşı hayatım boyunca yaşadığım en büyük acı ve en büyük mutluluğu iç içe yaşamama neden oldu. IŞİD insanları sebepsizce katletti, bütün dünyaya tehdit oluşturdu ve ben bundan dolayı büyük bir acı yaşadım ama buna karşı Kürt Peşmergeleri dünyayı tehdit eden bu vahşet örgütünü yerle yeksan ettiler buda bana büyük bir mutluluk ve gurur verdi.’’

“Söylenenleri anlayabilmek için sizler Kürdistan Bölgesine gitmelisiniz ve Enfal anıtını ziyaret etmelisiniz”

Yüksel Serindağ, Kürdistan Bölgesi’nde gerçekleşen Bağımsızlık Referandumu’nada değinen Levy’nin değerlendirmelerinde referandum için belirtiklerinin şu şekilde olduğunu söyledi: ‘‘Kürtler en doğal hakları olan bir adımı atarak bağımsızlık referandumu gerçekleştirdiler ve belirgin bir şekilde ‘‘evet’’ diyerek özgürlüklerini istediler. Bu bütün dünya tarafından saygı gösterilmesi gereken bir karardı. Tarih boyunca ezilmiş ve Kürtlerle benzer zulümlere uğramış Yahudi halkının bir evladı olarak, Kürtlerin bu haklı bağımsızlık talebine karşı bütün dünyanın daha kısa bir süre önce kendileri için IŞİD’le savaşan bu halkın böylesine haklı bir talebine karşılık olarak arkalarını dönmeleri ve ambargo uygulamaları bende büyük bir acı ve üzüntü yaşattı. İşte bahsettiğim adalet için savaş ve mücadele tamda bu. Ama unutulmamalıdır ki bütün dünya IŞİD felaketi karşısında Kürtlere borçludurlar. Şu an bu programı izleyen herkes kesinlikle bu söylenenleri anlayabilmek için Kürdistan Bölgesine gitmeli ve Enfal anıtını ziyaret etmelidirler. O zaman belki biraz olsun ne demek istediğim anlaşılır.

“Vicdan borcumuz olarak New York’ta bir Peşmerge anıtını oluşturmaya çalışıyoruz”

Bunun yanı sıra sembolik olarak Kürtlere karşı olan borcun ödenmesi için New York’ta bir Peşmerge anıtını oluşturmayı düşünüyoruz. Bununla bütün dünyaya Peşmerge güçlerinin nasıl bütün dünya için savaştığını, fedakarlık yaptığını ve hayatını kaybettiğini göstereceğiz. Kürtler ‘’Bağımsızlık Referandumu’nu ve bağımsızlığı sonuna kadar hakkediyorlar. Çünkü yüzyıllardır sömürge devletler tarafından katlediliyor, yok ediliyor ve asimile edilmeye çalışılıyorlar. Tarihte aynı akıbete uğramış Ermeni ve Yahudi halkı ancak bu şekilde kendilerini kurtarmış ve koruyabilmişlerdirler. Bunun yanı sıra Kürtlerin bağımsızlığının bölgeye istikrarsızlık ve savaş getireceğini savunan düşünceler kesinlikle yanlış ve sakattırlar. Tam tersine bağımsız bir Kürdistan tamda bölgeye güçlü bir barış ve sağlam bir istikrar getirecektir. Çünkü Kürtler bölgedeki en hoşgörülü ve en barışçı halkıdırlar. Ben Musul’da belgesel film hazırladığımda bölgedeki azınlıklarla sohbetimde kendilerini en çok kimlerle güven ve rahat hissettiklerini sorduğumda başta Hristiyan azınlıklar olmak üzere bölgedeki bütün azınlıklar istisnasız en çok Kürtlerle huzur ve barış içerisinde yaşadıklarını belirttiler. Bu nedenle bölgede ki istikrarın oluşması için en sağlam halk Kürtlerdir.’’

https://www.basnews.com/tr/babat/640967

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir