Ji bo civatek serbixwe, demokratîk û azad!|Monday, June 18, 2018

1 MAYIS BAYRAMINI, HERKES KUTLAMALIDIR. PAK VE PSK DE KUTLAMALIDIR. AMA? 

İbrahim GÜÇLÜ

(ibrahimguclu21@gmail.com)

1 Mayıs ilk başta bir işçi direniş ve birlik günü olarak kutlandı. İşçinin mücadelesinde bir mevzi günü olarak ele alındı.

1 Mayıs İşçi Dayanış ve Birlik Gününün ana ülkesi, Amerika’dır. Bu nedenle İşçiler, yıllarca Amerika’da görkemli bir şekilde bugünü kutladılar ve bir mücadele mevzisin olarak değerlendirdiler.

Ama daha son yüzyılda Amerika’da 1 Mayıs,  İşçiler ve genel tarafından kutlanmadı.

1 Mayıs Bayrağı, işçilerin temsilcisi olduğunu ileri süren, işçiler üzerinden iktidar olmaya çalışan Komünistler ve sosyalistler tarafından, gelişmiş kapitalist ülkelerde yükseltildi. Hem de bu kutlamalar alanlarda ilk planda büyük ilgi de gördü ve kitlesel bir karakter kazandı.

Daha sonraki yıllarda, 20. Yüzyılın ortalarından itibaren 1 Mayıs Bayrağı, Avrupalı sosyal-demokratların eline geçti. Sosyalistler, komünistler, sosyal-demokratlarla birlikte 1 Mayıs’ı kutlamaya başladılar.

Sosyal Demokratların 1 Mayıs Bayrağını yükseltmeleri, 1 Mayıs İşçi Dayanışma ve Birlik Gününün alanlarda daha görkemli, daha içerikli, daha renkli kutlanmasını sağladı.

Avrupa’nın ünlü sosyal demokrat liderleri ve karizmatik ideologları Kerenski, William Brand, Olof Palme, 1 Mayıs İşçi Dayanışma ve Birlik gününde kitlenin önünde yürüdüler. Hem de bu liderlerin kızıl bayrakları kendi ellerine alarak yürümeleri, çok ünlüdür ve tarihin sayfalarında yer almış olgulardır.

Sol milli hareketlerin üçüncü dünya ve az gelişmiş ülkelerde gelişmeye başlamasından sonra, gelişmiş ülkelerde kentlerin eylemi olan 1 Mayıs İşçi Dayanışma ve Birlik Günü, kırsal kesime de kaydı. Bu gün, İşçilerin, emekçilerin, köylülerin bayramı olarak kutlanmaya başladı.

Bu güne ulusal kurtuluş hareketlerin eklemlenmesiyle, “Dünya işçilerinin ve Halkların Dayanışma/Birlik Günü olarak kutlanmaya başlandı.

Türkiye’de de 1 Mayıs, TKP’nin kuruluşundan önce de kutlanan bir gün. Hatta Osmanlılar dönemimde de kutlanmış bir gün.

1 Mayıs, İşçilerin Dayanışma, Birlik ve Mücadele Günü, 1960’lardan sonra Türkiye’de daha güncel ve genel olarak kutlandı. Hem de yasaklar altında ve bedeller ödenerek kutlandı.

1 Mayıs Katliamı unutulmaz bir trajik olay olarak halen zihinlerde, kalplerde, ruhlarda yaşamaktadır.

1 Mayıs, Kürdistan’da sol milli hareketin 1970’lerden sonra gelişmeye başlamasından sonra hayatımıza girmeye başladı. O tarihten sonra, kesintilerle alanlarda, korsanca, başka biçimler altında kutlandı.

Bu kutlamalar, Kürdistan ulusal kurtuluş mücadelesinin ve Kürt milletinin çıkarları merkezinde hep kutlanmaya çalışıldı.

Halen de kutlanmaya devam ediyor.

Ne yazık ki, son yıllarda Newroz gibi 1 Mayıs da PKK’nın tekelinde kutlanmaya çalışılıyor.

1 Mayıs herkes tarafından kutlanılacak bir bayram günüdür. Bütün Kürt örgüt ve partilerinin de bu günü kutlamaları kadar olağan bir durum yoktur.

Kürdistan’da, Kürdistan örgüt ve partilerinin, PKK’dan bağımsız 1 Mayıs’ı kutlamaları, onların bağımsız kişilik kazanmasına, halkın onlara sahip çıkmasına ve desteklemesine hizmet edeceği gibi, Kürt milletinin genel çıkarlarına hizmet edecektir.

Ayrıca, Kürdistan örgüt ve partilerinin, PKK’dan ayrı durmaları, onların milli kitlesel bir hareket yaratmasına zemin ve olanak yaratacak; bu konuda onlar lehine şartları olgunlaştıracaktır.

Çünkü PKK,  Türk Devletinin/Kemalistlerin bir projesidir. Kürt ulusal hareketine karşı oluşturulmuş bir yapıdır. Grup olarak ortaya çıktığı günden itibaren de eylemleri ve yaptıklarıyla bir devlet projesi olduğunu ispat etmiştir.

Hepimiz, bütün Kürt yurtseverleri, Kürdistan siyasi parti ve örgütleri bu işleri sürdüğüm tezde anlaşmazsak bile, PKK’nın milli bir Kürt örgütü olmadığı, Kürt milli hareketini tahrip ettiği, Kürdistan’ın dört parçasında belalı bir konumda ve tahrip edici bir felaket boyutunda olduğu konusunda bir ittifak olduğunu düşünüyorum..

Bunun için de olsa, yeni ve ihtiyaca cevap veren milli demokrat hareketin Kürdistan’da oluşturulması için PKK’dan ayrı, uzak durmak; kendi özgünlüğümüz, kendi program, hukuk, çerçeve anlayışımız içinde eylem planlarımızı tayin etmeliyiz.

Ne yazık ki, PAK yeni kurulmuş bir parti olarak, PSK daha kurulmamış bir parti olarak, bu ilkesel konumu göz önüne almayarak,  Diyarbakır’da PKK’nın tekelindeki 1 Mayıs Kutlamasına kayıtsız şartsız katılmışlardır.

1 Mayıs Kutlama Mitinginin sendikalar tarafından hazırlandığını ve yapıldığını duyar gibiyim.  Ama sendikaların Diyarbakır’da ne konumda oldukları ve PKK vesayetinde oldukları bilinmektedir.

PKK adına mitingde konuşmanın yapılmasına izin verilmesine rağmen, PAK ve PSK’ye konuşma hakkının verilmemesi de bunun en somut göstergesidir.

PAK ve PSK, Kürt Bayrakları ve kendi milli sloganlarıyla 1 Mayıs Mitingine katılmış olsa bile, onların PKK’ya eklemlendiği gerçeğini ortadan kaldıramaz.

1 Mayıs Kutlaması için kazırlık komitesi tarafından kendilerine yazılı çağrı yapıldığı halde, mitinge hangi statü ile katılacaklarını hazırlık komitesine sorma gereği görmemeleri bile, durumu sorunlu ve sorgular hale getirmektedir.

PAK, PSK yönetici ve taraftarları başta olmak üzere, tüm Kürt yurtseverlerinin bu durumu gözden geçirmeleri, gelecekte ve yaşadığımız zaman kesitinde başka eylemlerde de aynı yanlışa düşmemelerini sağlayacaktır.

Bu vesileyle bir kez daha, Kürdistan İşçilerinin/Emekçilerinin ve Dünya İşçilerinin 1 Mayıs’ını kutluyorum.

Amed, 3 Mayıs 2016

Hinek nivîsên din:

Nerîna te