ULUSAL SORUNUN ÇÖZÜMÜNDE iTTiFAKLAR POLiTiKASI

ULUSAL SORUNUN ÇÖZÜMÜNDE iTTiFAKLAR
POLiTiKASI

RIFAT SEFALI

Kürdistan Ulusal Kurtuluş Mücadelesınde şu veya bu şekilde yer alan bütün siyasal örgüt ve partilerin, dünya görüşlerini bu koşulda tartışmaksızın salt ulusal sorunun çözümünde ortak iş yapabilme şansımızı -günümüzün siyasal koşullarını da iyi hesaplayarak- alabildiğine zorlamamız gerekir. Sorun Kuzey Kürdistan boyutuna indirgendiğinde Ulusal sorunun çözümünden yana olan ulusal güçlerin ittifakı sorununu ve bu ittifakın Türkiye’ye yansıyış biçimini, aynı şekilde Türkiye sol siyasal güçlerinin Kürdistan ulusal kurtuluş mücadelesine bakışaçılarını ve Kürdistan ulusal demokratik devriminin yakın stratejik hedefleriyle bütünleşebilirlik şansını değerlendirelim.

ittifaklar sorunu, devrimin stratejik sorunlarından biridir. Devrimin stratejik aşamalarına göre belirlenir. Ve devrimin değişik aşamalarına denk düşen stratejik hedefler belirleyen somut tarihi ve Iktisadi koşullara göre blçimlenlr.( Ulusal sorun Yezdan Fırat. Vatan Güneşi sayı.1)

Devrimimizin bugünkü stratejik aşamasından hareketle ittifaklar politikasını ele alalım.
Devrimimizin bugünkü stratejik aşaması Ulusal Demokratik Devrimdir. Doğal olarak ulusal demokratik devrimi izleyen ikinci aşama sosyalist devrime tekabül edecektir. Bu durumda ittifaklar politikası gerek devrimin stratejik aşamalarına gereksede siyasal konjoktüre uygun farklılıklar arzedecektir. Yani ulusal kurtuluşun ve demokratik devrimin mantığına uygun bır ittıfaklar politikası belirlenmeksizin devrimimizin değişik stratejik aşamalarına uygun ittifakları gerçekleştirmek de mümkün olmaz. Sorunu bu boyutta ele almalıyız.

Ulusal demokratik devrim istemi ulusal çelişkinin varlığıından kaynaklandığına göre; Çıkarları sömürgeci Türk burjuvazisiyle birlikte olmaktan geçen işbirlikçi Kürt burjuvazisi dışında kalan ve ulusal sorunun çözümünden yana olan bütün siyasal güçlerle hatta ikili karekterine rağmen Kürt ulusal burjuvazisi’nin de içinde yer alabilecegi ortak hedefler tespit etmek gerekir. Bu tespitte birlikte ulusal sorun’un aynı zamanda bir cephe sorunu oldugu tarafiara özümsetilmesi halinde acil görevin bir ulusal demokratik cephenin inşasında yattığı gerçeği de kavranmış olacaktır. Tabi bu gerçeklik Kürdistan devriminin stratejık hedeflerine denk düşen politik bir tesbittir. Bu tesbitin ete kemiğe bürünmesi sorunu ise siyasi örgütler nezdinde bu politikayı örgütleme sorunuyla özdeşleşir.

Adına ister ulusal cephe isterse de ulusal demokratik cephe diyelim, böyle bir cephenin gerekliliğini Kürdistani bütün örgütler savunuyorlar. Hatta bunun propagandasını yaparlarken, gerçekten böyle bir süreci başlatmaya ne kadar hazır olduklarını pratik süreçte de göstermişlerdir. Kaldı ki Kürdistani örgütlerin cephe sorununu aşamamada ciddi bir de deneyimleri vardır. Yana yana böyle bir cephenin propagandasını yapan örgütler ucuz hesapları bir tarafa bırakarak, artısıyla eksisiyle geçmiş çalışmaları ciddi bir eleştiri süzgecinden geçirip çalışmaları dumura uğratan anlayışı da mahküm ederek cephe çalışmalarına yeniden hız verilebilirler. Aksi halde söylenenler kuru ajitasyonu geçmez. Halkımızın genel çıkarlarını ucuz ve küçük hesaplar temelinde şekillendiremeyiz. Bu gerçeklikten hareketle; Kürdistan Demokratik Devrimi’nin önündeki engelleri aşmak istiyorsak, ivedilikle ulusal demokratik cephenin inşası için: dar gurupçu, ben merkezci anlayışları yıkarak ittifaklar politikası ekseninde her siyasal çevrenin anlaşabileceği ortak paydalarda bütünleşmenin önünü açmalıyız. Ayrıca Kürdistan da yaşayan ulusal azınlıkların da sorunlarını kapsayacak bir yapılanma doğal olarak bu çevrelerinde kendilerini böylesi bir organizasyonun ıçinde ifade etmelerine olanak saglayacaktır. Kaldı ki bu ulusal azınlıklar Kürdistan devriminin müttefikleridirler.

Kürdistan Ulusal Demokratik Devriminin ittifaklar politikası elbetteki çerçevesini çizdiğimiz ölçekle sınırlı değildir. Salt ulusal kurtuluşu hedefleyen boyuttaki müttefikleri belirlemede bu ölçek baz alınabilir. Doğal olarak işin demokratik boyutunda ittifaklar politikasını belirlerken çerçeve daha dar kapsamlı ele alınacaktır. Kürdistan devriminin ikinci aşaması olan demokratik devrimin gerekleri çerçevesinde sosyalizmden yana olan, kendilerini sosyalist gören kurumların ittifakı sözkonusu olacaktır. Bu gün gündemde olan sorun ise salt ulusal ittifakın veya birligin yaratılmasısorunudur.

Kürdistan ulusal demokratik devrimi’nin müttefiklerini belirlerken ülke özgülündeki gerçekliği gözardı ederek bir sonuca varmak mümkün değil, enazından bu aşamada değil. Elbetteki Türkiye işçi sınıfı, yoksul köylülüğü. emekçi halkı Kürdistan devriminin müttefikleridirler ancak: Kürdistan devriminin dinamikleri ittifaklar politikasına kendi cephelerinden bir açılım getirmeksizin, Türkiye cephesinden Kürdistan devriminin müttefiklerini yaratmaları nekadar gerçekçi görünmüyorsa, yakın stratejik hedefler ekseninde Kürdistan devrimi açısından çok geniş bir yelpazede ittifak zemini varken Kürdistan devriminin dinamikleri bir başka ülkede ittifaklar zeminini zorlamaları veya yakalamaya çalışmaları da o kadar gerçekçi görünmüyor.

Yakın stratejik hedefler kapsamında yaratılacak ittifaklar veya organizasyonlar ideolojik olarak uyumluluk yansıtmayabilir. Ancak temel sorunların çözümü noktasında ortak
manevra koşullarını yakalamanın zemini ulusal bağımsızlığı hedefleyen güçler arasında her zaman vardır. Sorun o ortak zemini yakalamada özverili, samimi ve ulus çıkarlarını örgüt-gurup çıkarlarının üstünde tutmaktan ve bunu pratiğe yansıtmaktan geçer. Siyasal kaygıları bir tarafa bırakmak, siyasal olgunluğu yakalamakla ozdeştir. Bu olgunluğu yakalamak ise ulusal sorunun çözümünde çok önemli bir aşamadır.

Kürdistan ulusal kurtuluş mücadelesi ulusal burjuvazinin önderliğinde geliştiğini
varsayalım, Kürt sosyalistlerine düşen görev, ulusal burjuvazinin onderliğinde gelişen ulusal kurtuluş mücadelesi saflarında yer almak mı?, yoksa ulusal kurtuluş mücadelesi ulusal burjuvazi önderliğinde geliştiği için ulusal kurtulış mücadelesi saflarında yer almayıp, ideolojik-politik olarak ne kadar birbiriyle örtüştüğü ayrı bir tartışma konusu olmakla beraber Türkiyeden bir cephe açmak mı?, bilimsel gerçeklikle daha iyi bütünleşir. Bence sosyalistlere düşen görev burada ulusal burjuvaziyle birlikte ulusal bağımsızlıktan yana tavır koymak olmalıdır. Aynı şey Türkiye sosyalist ögütleri-partileri açısından da geçerli. Devrimlerinin stratejik hedeflerine ters düşen ulusal yapılanmalarla cepheler açmaktansa, stratejik hedeflerine uygun cepheler yaratmaları en makulu olsa gerek. Biraz gecikmeli de olsa güncel siyasal problemleri aşmada önemli bir gelişme olabilecei gibi, ezen ve ezilen ulus devrimcilerinin yapabilecekleri ortak işlerin çerçevesıni de belirler.

Kendi içinde ittifaklar politikasını belirlemeden, belirlenecek ittifaklar politikası ekseninde bir organizasyon yaratmadan, ulus gerçeğinde yatan çok geniş bir müttefikler
ordusu varken, farklı zeminlerde en temel istemierin bile dışında peşinen en sıradan hedeflere kilitlenecek organizasyonların yaratılmasına çalışmak ne okadar makul görünüyar nede gerçekçi. Kısa vadede ajitasyona yönelik soluklanmayı yaratabilir ama uzun vadede sonuç alıcı hedefe ulaştırmaz.

Kürdistan Ulusal Demokratik Devriminin müttefikleri: Kürdistan’ ın somürgeci boyunduruktan kurtulmasının özlemi ve isteminden yana olanlardır Bunlar Kürdistan işçi sınıfı, yoksul köylülüğü. küçük burjuva aydınları kısaca bağımsızlıktan yana olan bütün siyasal güç ve organizasyonlar devrimimizin müttefikleridirler. Dışarıda ise Bütün dünyanın sosyalist-komünist partileri, işçileri, ezilen halkları devrimimizin doğal müttefikleridirler. İçerde ittifaklar sorununu çözmeden cephe sorununu, cephe sorununu çözmeden de ulusal sorunun çozumü mümkündeğildir. Çünkü ulusal sorun aynı zamanda bir cephe sorunudur. Doğal olarak da ulusal sorunun çözümünden yana olan güçlerin özellikle de sosyalistlerin en öncelikli sorunu: bir ulusal demokratik cephe’nin inşası sorunu olmalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir