TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

5 Haziran 2015’te Halkların Demokratik Partisi’nin Diyarbakır İstasyon Meydanı’nda düzenlediği mitingde iki patlama meydana gelmiş, patlamada 5 kişi hayatını kaybetmiş, 400’ün üzerinde insan yaralanmıştır. Patlamanın Orhan Gönder tarafından meydana bırakılan iki bomba ile yapıldığı anlaşılmıştır. Ancak kamuoyuna yansıyan ve patlama öncesine ait yeni görüntülerde bombacı Orhan Gönder’in alana bıraktığı bombaların, alanda miting öncesi inceleme yapan polisler tarafından görülmemesi, bombayı fark eden arama köpeğinin yine polisler tarafından uzaklaştırılması ihmaller zincirini ortaya koymuştur. Bu katliamın meydana gelmesindeki ihmallerin ve katliamın yaşanmasında sorumluğu bulunanların açığa çıkarılması amacıyla Anayasanın 98’inci, İçtüzüğün 104 ve 105’inci maddeleri gereğince meclis araştırması açılması için gereğini arz ederim.

 

 

 

Osman BAYDEMİR

Şanlıurfa Milletvekili

 

 

 

 

 

 

 

 

 

GEREKÇE

7 Haziran 2015 seçimlerine hazırlanan partimiz, 5 Haziran 2015 günü Diyarbakır’da eski adı İstasyon Meydanı olan 5 Haziran Meydanı’nda bir miting düzenlemiştir. 1 milyonun üzerinde yurttaşın katıldığı mitingimize yönelik kısa aralıklarla bombalı 2 saldırı gerçekleşmiş ve bu bombalı saldırılarda 5 kişi hayatını kaybetmiş, 400’ün üzerinde yurttaş yaralanmıştır.

Sonrasında yapılan soruşturmada bombalı saldırının, IŞİD ile bağlantılı olduğu gerekçesiyle polis tarafından da aranan Orhan Gönder tarafından yapıldığı anlaşılmıştır. Bombacı Orhan Gönder’in, saldırıdan 74 gün önce emniyetin terör listesine girdiği, Adıyaman Emniyet Müdürlüğü’nün 24.03.2015 tarihinde savcılığa gönderdiği IŞİD dosyası ile ilgili soruşturma dosyasında Gönder’e ilişkin uyarı yazısının yer aldığı ortaya çıkmıştı. Uyarı yazısında Gönder’in Suriye veya Irak’taki çatışma bölgeleri ile irtibatlı gruplara katıldığı, bu çerçevede Orhan Gönder’in Türkiye’ye geri dönmesi halinde bir tehdit unsuru oluşturabileceğine dikkat çekilmiştir.

İhmaller zincirini ortaya koyan bir diğer önemli husus ise Orhan Gönder’in bombalı saldırıdan iki gün önce Diyarbakır’da kaldığı otelde, asker yoklaması kaçağı olduğu gerekçesiyle gözaltına alınması ancak hemen akabinde polis tarafından işlem yapıldıktan sonra serbest bırakılmış olmasıdır. Orhan Gönder, saldırıdan bir gün sonra Suriye’ye kaçmak üzere geldiği Gaziantep’te yakalanmıştır. Üzerinden 2.5 yıl geçmesine rağmen soruşturma dosyasında hiçbir ilerleme kaydedilmezken kamuoyunun da yakından takip ettiği üzere saldırının faili Orhan Gönder’i saklarken suçüstü yakalanan ve IŞİD üyelerinin sınır geçişlerini sağlayan kişi olarak bilinen Burhan Gök geçtiğimiz Temmuz ayında kaçma şüphesi olmadığı gerekçesiyle serbest bırakılmıştır.

Bu katliama dair yeni görüntüler, 26 Eylül 2017 tarihinde kamuoyuna yansımıştır. Görüntülerde, Gönder’in henüz mitinge katılanların alanda bulunmadığı erken saatlerde keşif yaptığı, miting alanına polis araması yapılmadan önce elinde bir poşetle geldiği, saat 11:41 sıralarında elinde bulunan poşetten çıkardığı patlayıcıyı çöp kutusuna koyduğu, elindeki içinde patlayıcı bulunan ikinci poşeti de ikinci patlamanın olduğu çay ocağı tezgâhının altına bıraktığı görülmektedir. Alanda arama yapan bomba uzmanı polislerin, çöp kutusuna baktığı halde bombayı görmediği, bombaya yönelen arama köpeğinin polislerce çekiştirilerek uzaklaştırıldığı görülmektedir. Köpeğin arkasında inceleme yapan bomba uzmanı A.K. isimli polisin de kafasını uzatarak çöp kutusunu yukarıdan kontrol ettiği, ayağı ile çöp kutusunun tabanını yokladığı ancak bombayı tespit etmediği görülmektedir.

Bombacı Gönder’in “terör nitelikli şahıs” olarak emniyet tarafından hakkında soruşturma yapılmasına rağmen, saldırıdan iki gün önce gözaltına alınıp bırakılması, alandaki çöp kutusuna bombayı bırakması, ikinci patlamanın meydana geldiği çay tezgâhının altına ikinci bombayı bırakması, alanda arama yapan bomba uzmanlarının bombaları fark etmemesi, bir diğer polisin bombayı fark eden köpeği çekiştirerek bombanın olduğu alandan köpeği uzaklaştırması aramayı yapanların ihmallerinin olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu katliamın meydana gelmesindeki ihmallerin ve katliamın yaşanmasında sorumluğunu bulunanların açığa çıkarılması kamuoyu vicdanını rahatlatacaktır. Aksi durum ise kamuoyu nezdinde İŞİD üyelerinin devletçe korunduğu ve kollandığı ve eylemlerine göz yumulduğu izlenimini doğuracaktır.

Parlamento vicdani ve ahlaki bir sorumluluk ile karşı karşıyadır. Bu katliamın sorumlularının tespit edilmesi, ihmali olanların açığa çıkarılması ve bu anlamda adalete yardımcı olunması amacıyla Anayasanın 98’inci, İçtüzüğün 104 ve 105’inci maddeleri gereğince meclis araştırması açılması için gereğini arz ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir