Kürdistan’ın Kuzeyinde Milli Bir Hareket Var mı?

İbrahim GÜÇLÜ

(ibrahimguclu21@gmail.com)

Özellikle Kürdistan’ın Kuzeyinde milli bir hareketin var olup olmadığı konusunun yeniden tartışılması gerekir.

                                                 ( I )

Kürt milleti dışında, dünyada, bağımsızlığına kavuşmamış bir millet yoktur.  Kürt milleti ve Kürdistan olarak, yüzyılın en büyük ve çözülmemiş derdine, sahibiz.

Kürt ve Kürdistan meselesi tam anlamıyla milli bir meseledir. Ama milli meselemiz aynı zaman da çağımız gereği demokrasiyle de içi içe olan bir meseledir. Ama milli meseleyi merkeze koyarak, oluşturacağımız yeni sosyal ve siyasal sistemi, rrejimi kurgulamamız olanaklı olur.

Devleti olmayan bir milletin, nasıl bir rejimde yaşayacakları çok anlamlı değildir. Ama kurguladığımız sosyal ve siyasal sistem, rejim: Milli hareketimiz şekillendirmede sadece yardımcı bir enstrüman olur.

Halk deyimiyle, evlilik olmadan çocuğun kız ya da oğlan olduğunu düşünmek abesle iştigaldir. Ya da eviniz olmadan, evin içinde hangi renk badana yapacağınız, hangi mobilyaları alacağınız z da çok anlamlı değildir.

 Sadece olsa-olsa bir hayal olur. Ama hayallerin de gerçeklerle bir bağı vardır. Evin yapılışında destekleyici bir enstrümandır. Demek ki hayalsizde gerçek dünya kurulamaz. Ama ikisi arasında iyi bağ kurmak lazımdır.

                                                   ( II )

Kürt millet meselesi, milli bir mesele, Kürtlerin kendi kendilerini kendi iradeleriyle yönetme, sömürgecilikten ve işgalden kurtulma, bağımsız olma ve devlet kurma meselesidir.

Kürt mili meselesi, tüm toplumsal kesimlerin sorunudur. Belli bir toplumsal kesime dayanarak, diğer toplumsal kesimleri dışlamak ve özellikle de düşman ilan etmek, başarısızlığı önceden bilerek veya bilmeyerek kabul etmek demektir

Kürt millet meselesinde, bütün toplumsal kesimleri örgütleyecek ve kucaklayacak, Kürt milletini harekete geçirecek, adaletli, eşitlikçi, demokratik, çoğulcu milli bir harekete ihtiyaç var.

Bir harekete de, Kürt milli harekete diye bilmek için, o hareketin: Kürt milletinin kendi kendisini kendi iradesiyle yönetmesini, Kürtlerin bağımsızlığını ve devlet olmasını, Kürtlerin egemenlik ve iktidar hakkının sağlanmasını amaçlaması gerekir.

Milli Hareket, milletin bağımsızlığı ve kendi kendisini yönetmesi için mücadele etmektir. Milletin devlet olması için çaba sarf etmektir.

Bu nedenle Kürt milli hareketi, Kürt milletinin bağımsızlığına, devlet olmasına karşı çıkamaz.

Milli hareketin, Kürt milletinin mensubu tüm insanlarının değerini bilmesi, kendi insanını sevmesi ve ona değer vermesi, hak ve hukukuna saygı duyması ve savunması, insanının bir tırnağının kanamaması için olağanüstü çaba ve fedakârlık göstermesi, bir toplumsal kesime dayanarak bir toplumsal kesime, bir bütün olarak insanına düşmanlılık etmemesi gerekir.

Milli Hareketin, kurtuluşu ve özgürlüğü için mücadele ettiği Kürt milletinin, diline, kültürüne, tarihine, milleti millet yapan tüm değerlerine Ortodoks tarzda sahip çıkması gerekir.

Kürt Milli Hareketi, mazlum ve Kürt milletinin haklı ve meşru mücadelesidir. Bu nedenle de, mücadelede, meşruiyete, dürüstlüğe önem vermek zorundadır. Meşru mücadele yöntemlerine göre hareket etmelidir. Değer kullanımı yoluna gidemez. Riyakârlık yapmamalıdır.

Kürt Milli Hareketi, Kürt milletin çıkarlarına uygun dış ilişkiler geliştirmektir. Milletin ve milli kurtuluşun aleyhine olan ve milli çıkarlara zarar veren ilişkilerden kaçınmaktır.

Kürdistan, dört parçalı uluslararası sömürge bir ülkedir. Kürt milleti de dörde bölünmüş bir milletir. Bu nedenle, her Kürdistan parçasında ayrı sosyal ve siyasal yaşam, ayrı milli hareketlerin olması kaçınılmaz bir durumdur.

Durum böyle olunca, her parçanın milli hareketinin, diğer parçanın milli hareketinin hukukuna saygı duymak zorundadır. Bir parçadaki mili hareket ve örgütler, diğer parçadaki milli hareketlere ve örgütlere müdahale etmemelidir. Onlarla dayanışma içinde olmalıdır.

                                                 ( III )

Bu bağlamlarda PKK/HDP, karşığı olan ve sosyolojik tabanı olan bir örgüttür. Bu örgütün, Kürt Milli örgütü olup olmadıklarına bakalım.

PKK/HDP, Kürt milletinin devlet olmasına karşıdır. Bu nedenle Kürdistan’ın Güneyindeki bağımsızlık referandumuna ve bağımsız devlet olmasına da karşı çıkıyor.

PKK/HDP, Kürt diline önem vermemektedir. Çok eskilerden beri yani Bağımsız ve Birleşik Kürdistan’ı savunduğu zamanlar bile, Türk dili ile Kürdistan Devletini yönetebileceğini savundu. Kürt dili alanında yapılan çalışmaları küçümsedi.

Kürt tarihini savunmamaktadır. Tarihi, kendisi ile başlatmaktadır. Bundan dolayı da, Kürt tarihinin önemli vakıalarını ve oluşumlarını, kaba bir şekilde karşı alıyor ve düşmanlık ediyor. Kürdistan’daki milli direnme hareketlerini küçümsüyor, gerici ilan ediyor..

PKK/HDP, belli bir kesimin ve elitin çıkarlarını savunan bir örgüttür. Bu nedenle, kendisinden yana olmayan, kendisini desteklemeyen bütün insanlar düşman kabul görmektedir.  Kürt insanını sevmemektedir. Son Hendek/Çukur Savaşı da Kürt insanını, ne kadar kolay heba ettiğini, Kürt insanını öldürdüğünü ve öldürttüğünü bir kez daha belirgin olarak ortaya koymuştur.

PKK/HDP, Kürt insanının iradesine ve hukukuna önem vermediğini de bir kez daha ortaya koydu. Kürtlerin kendilerine yüzde yetmişin üstünde oy verdikleri il ve ilçelerde halka rağmen Hendek Savaşını başlattı. Seçilen belediye başkanlarını ve Belediye Meclislerini hiçe saydı.

PKK/HDP, ilk oluşum döneminde, olumsuz, tasfiyeci, Kürt ulusunun bağımsızlık hareketini engelleyici misyonunu yerine getirmek için, Kürdistan’ın bağımsızlığını, Bağımsız Birleşik Kürdistan’ı savundu.

Ama 1999 yılından sonra, Kürdistan’ın bağımsızlığına karşı çıktı. Kürdistan’ın bütün parçalarında devlet, federalizm, otonominin savunulmasının bir hak olmadığını açıkça savundu. Bu günde bu görüşlerini savunmaya devam ediyor. Bu değerleri savunanları da düşman ilan ediyor.  Şimdilerde Kürdistan’ın Güneyindeki oluşumu 2. İsrail olarak ilan ederek şeytanlaştırıyor. Kürt ulus devletini çöpe attığını açıkça savunuyor.. Buna bağlı olarak Kürdistan’daki referanduma karşı çıkmaktadır. Yetkililerinin açıklamalarıyla, bu konuda Kürt milletini horlayan ve küçümseyen konuma gelmiştir.

PKK/HDP, Kürt milletinin çıkarları için değil, kendi elitik çıkarları, misyonu gereği sömürgeci devletlerle tehlikeli ilişkileri geliştirmektedir. Kemalistler tarafından projelendirildikleri günden sonra, İran, Irak, Suriye sömürgeci devletleriyle de bu kapsamda ve çerçevede ilişki kurmuştur. Kürtleri zamansız bir savaşa sokmuştur. Kürtleri, kendi güçlerinin üstünde davranmasına zorlayarak, milli kurtuluş hareketinin tasfiyesini sağlamıştır. Son Hendek Savaşı da bu nedenle tam bir vekâlet savaşıdır.

PKK/HDP, meşru mücadele yöntemlerini kullanmamaktadır. Bütün değerleri riyakârca kullanmaktadır. Bu nedenle, kendisinin dinle alakası olmadığı halde, “Demokratik İslam Kongresini” yapması, dini ibadeti kullanarak, halkı sokağa dökme çabası bunun en somut örneğidir.

Bu mücadele metodu ve yaklaşımı, Kemalistlerden, otoriter ve totaliter rejimlerden ikame edilen bir yaklaşım ve mücadele yöntemidir.

PKK, Kürdistan’ın diğer parçalarında iç hukuka saygı göstermemekte. O parçalarda halkımızın iradesine doğrudan müdahale etmektedir. O parçalardaki hukuku ve halkın iradesine açıkça çiğnemekte ve hiçe saymaktadır.

 Bütün bu analizlerim, PKK/HDP’nin, bir Kürt ve Kürdistan örgütü, Kürt milli kurtuluş hareketi olmadığını açıkça sergilemektedir.

                                                     ( IV )

Kürdistan’ın Kuzeyindeki diğer parti ve örgütlere bakarak da, milli bir hareketin olup olmadığına cevap aramamız gerekir.

Kürdistan’ın Kuzeyinde, birçok Kürdistan ismiyle ya da Kürdistan ismi taşımayan örgüt ve partiler var. Bu partiler, Kürdistan’ın bağımsızlığını, Kürtlerin kendi kendilerini kendi iradeleriyle yönetmesini ikirciksiz savunuyorlar. Kürt ulus devletine karşı çıkmıyorlar. Kürdistan ve Kürt millet değerlerine sahip çıkıyorlar.

Bu bağlamlarda, Kürt ve Kürdistan örgütleri oldukları tartışmasız söylenebilir.

Ama bu örgütler, yeni döneme uygun zihniyete, mücadele azim ve biçimine sahip, toplumsal karşılıklarının olmamaları, kitlesel karakter taşımamaları, hiçbir toplumsal kesimi temsil edememeleri nedeniyle Kürdistan Milli Hareketi niteliğini oluşturmuyorlar.

Oysa 12 Eylül 1980 yılı öncesine bakıldığı zaman, Kürdistan’ın Kuzeyinde çoğulcu niteliğiyle, sağı ve soluyla bir Kürdistan Milli Hareketi vardı. Bu hareket tasfiye edildi.

Kürdistan’ın Kuzeyinin temel iki sorunu vardır. Birinci sorunu PKK sorunudur. İkinci sorunu, milli bir harekete sahip olmamasıdır.

Bu sorunları çözmek acil olarak gündemdedir.

 

Diyar-i Bekir, 16 Mart 2016

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir