KDP, Bağımsızlığa; KYB ve Goran, Bağımsızlığa Karşı Olmaya Yapısal ve Tarihsel Olarak Mahkum…

İbrahim GÜÇLÜ

(ibrahimguclu21@gmail.com)

KDP, İkinci Dünya Savaşından sonra, faşizmin yenilgisi ve demokrasinin zaferi koşullarında, İran KDP’den sonra, 1946 kuruldu.

Muhafazakr ve demokrat, dini duyarlılıkları sahip,  Anglo-sakson sekülerizmini savunan bir parti.

Mir Celadet Beg, Şeyh Ubeydullah Nehri, Şeyh Abdulselam, Şeyh Ahmet, Mele Mustafa Barzani, Cıbranlı Halıt Bey,  Xoybun û İhsan Nuri Paşa,Seyit Rıza geleneğine ve mirasına dayanır. Bu miras, milli, bağımsızlıkçı, Kürt milletinin egemenlik ve iktidar olma geleneğini temsil eder. Bu nedenle, Kürdistan’ın Güney parçasında sadece Kurmancların değil, Soranların da yani tüm Kürtlerin partisi. Aynı zamanda diğer etnik grupları, farklı din ve mezhepleri de temsil eden bir parti.

1958’de Irak Anayasasında,  Irak’ın Kürt milleti ve Arap milletinden teşkil ettiğini, Kürtlerin otonom ve özerk olmasını kabul ettiren partidir.

Bu anlaşmaya uyulmadığı zaman, Eylül 1961’de silahlı mücadeleyi başlatan, 11 Mart 1970 yılında Kürdistan Otonomisinin oluşmasını Irak Baasçı Devlete kabul ettiren, Kürt milletinin egemenlik ve iktidarına duyduğu saygıdan dolayı, Kerkük’ün Kürdistan’a bağlanmasına karşı çıkan Irak sömürgeci devletine karşı savaşan partidir.

Birinci Körfez Savaşından sonra Kürdistan’da KYB ile birlikte egemenlik alanı yaratan ve 1990 yılında federasyonu benimseyen partidir.

Daha sonra federasyonu Kürdistan Meclisinde oylatan ve kabul ettiren ve KYB’yi de bu yönde etkileyen ve sürükleyen partidir.

İkinci Körfez Savaşından sonra Irak’ta Baas rejimine ABD ve müttefiklerinin son vermesinden sonra, ABD ve Celal Talabani Antlaşmasında kabul edilen “eyalet sistemine” yani Kürdistan’ın bölünmesine karşı çıkan, Kürdistan topraklarına dayalı federasyonu (hatta konfederalizmi) Irak Anayasasında kabul ettiren partidir.

Maliki yönetiminin demokratik davranmaması, Irak ulus devlet davranışlarından uzaklaşmaması üzerine bağımsızlığı gündeme getiren ve bugün de savunan partidir.

Suriye’de Baas rejimin yıkılmasından yana olan bir partidir.

ABD, Avrupa Birliği, Avrupa Devletleri ile ilişkiyi strateji olarak benimseyen, komşu ülkelerle savunduğu bağımsızlık çizgisinden taviz vermeden ilişki kuran bir parti. Türk Devleti, Irak’ta federasyona ve Kerkük’ün referandumla statüsünün tayin edilmesine karşı çıktığı dönemde, ilişkileri asgari düzeyde tutan bir partidir.

                                             *****

KYB de, KDP geleneğinden gelen, ama 1966 yılında Barzani ile çatışma içine giren ve  Baas rejimin yanında duran, Kürdistan Otonomisini de facto kabul eden, 1975’te kendisinin bel kemiği olan Komela’nın savaşa katılmaması ile bir anlamda Kürdistan Otonomisine yıkılmasına göz yumman kadroların ve siyasi çevrelerin, Celal Talabani öncülüğünde, Suriye’nin Şam kentinde 1976 yılında kurdukları bir örgüttür.

Solcu Maocu bir örgüttür.

İbrahim Ahmet geleneğine bağlıdır.

Soranlara ağırlıkla hitap eden, ama Kurmancları fazla önemsemeyen, bu nedenle Kürtlerin genel iradesini değil, sınırlı iradesini önemseyen bir örgüttür.

Bu bağlamda, bağımsızlıkçı ve millici bir örgüt değildir. Kürt milletinin egemenlik ve iktidarından ziyade, elitik ve partisinin egemenliğini savunan bir örgüttür.

Kuruluşundan sonra, KDP’ye karşı var olmaya çalışan bir örgüt. Bu nedenle, KDP ve liderlerine, tabi ki aynı zamanda Mesut Barzani’ye nefreti büyüten örgüttür.

2003’ten sonra “eyalet sistemini” yani Kürdistan’ın bölünmesini isteyen, Kerkük’ün Kürdistan ve merkezden bağımsız özerk bir bölge olmasını savunan örgüttür.

Suriye, Irak, İranla olan ilişkilere stratejik bakan; Türk Devleti KDP’nin bağımsızlıkçı tutumuna karşı olduğu zaman, Türkmenlere olmasından fazla hak ve statü tanıyarak onunla ilişkiyi geliştiren, KDP’yi zora sokmaya çalışan örgüttür.

Sosyal Demokrat bir parti olduğunu savunmasına, Sosyalist Enternasyonalin üyesi olmasına rağmen, Avrupa Birliği ilişkilerine önem vermeyen bir örgüttür. 

Günümüzde de, İran, Irak ve Suriye Sömürgeci Devletleri, Kürtlerin bağımsızlığına şiddetle karşıdır. Bunların lideri de İran’dır. İran, KYB’nin iç işlerine karışma hakkını bile kedisinden bulmaktadır.

KYB’nin İran Temsilcisini de, Meclis toplantısına getirmeleri bu bağımlılık ilişkinin bir sonucudur.

                                          *****

 

Goran da, yapısal ve tarihsel özellikleri itibarıyla KYB’den farklı özellikler taşımayan. KYB’den ayrılırken reformcu ve değişimci iddiasını taşıdı. Ama buna uygun davranmadı.

Özellikle Kürt milletinin egemenlik ve iktidarı konusunda ilk dönemler KYB’den bile daha geriydi. Irak merkezi iktidarına yakın duruyordu. Federasyon ve Kerkük konusundan iki arada bir derde konumundaydı.

Günümüzde de bağımsızlık sevdalısı olmadıklarını, hatta karşı olduklarını her fırsattan ifade etmektedirler.

                                          *****

KDP’nin bu tarihsel ve yapısal özellikleri onu Kürdistan’ın bağımsızlığına mecbur etmektedir.

KYB ve Goran’ın bu tarihsel ve yapısal özellikleri de onların bağımsızlığa karşı olmaya mecbur kılmaktadır.

KYB ve Goran’ın davranışı ve savlarıyla, Kürt ulus devletine ve Kürdistan’ın Güneyinin devlet olmasına karşı mücadele eden PKK arasında niteliksel bir benzerlik vardır.

Bağımsızlık isteyen KDP’nin lideri de Mesut Barzanidir. KYB ve Goran onun gücünü ve etkisini gücünü kırarak, Kürdistan’ın bağımsızlığının önüne geçeceklerini ve aynı zamda KDP egemenliğini kıracaklarını düşünüyorlar.

Kendileri Milet iradesinde ziyade, elitik iradeye önem verdiklerinden dolayı, Milet iradesinin bağımsızlıktan yana olan Mesut Barzani’den yana tecelli edeceğini düşündüklerinden dolayı da, parlamento eliyle Kürdistan Başkanı’nın seçilmesi için kanun teklifleri hazırlıyorlar ve İran vasıtasıyla baskı ve ağırlık oluşturmaya çalışıyorlar.

Amed, 25 Haziran 2015

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir