Amerikalılar ve PKK/PYD aklımızla alay ediyorlar…

İbrahim GÜÇLÜ

(ibrahimguclu21@gmail.com) 

Kürt milleti olarak, yüz yıldan daha fazla zamandır sömürgeci devletlerin işgal, ilhak, zulüm, işkence, ölüm, katliam, sürgünler belasıyla karşı karşıyayız. 45 yıldan daha fazla zamandır da millet olarak sömürgeci devletin projesi ve aparatı, kontr-gerillası PKK belasıyla karşı karşıyayız. Son 10 yıldır Kürtlerin belalarının sayısı katlandı ve arttı. Suriye iç savaşından sonra da DEAŞ milletimizin büyük bir belası, kasabı, katliamcısı oldu. 

DEAŞ, devlet olmadığı halde, devlet gibi davranan bir örgüt oldu. Hızla büyüdü. Devletlerin savaşamadığı, savaşmak istemedikleri, savaştıkları halde üstesinden gelemedikleri bir dehşet makinası oldu. Suriye’de ve Irak’ta, birçok şehri hızla ele geçirdi. Büyük topraklara, ekonomik imkânlara sahip oldu. Petrol kuyularına el koydu. Rahatlıkla katliam yapabildi. Bazı alanlarda, sosyal uygulamalarla halkın kalbini kazandı. Ailelere ekmek ve aş verdi. Bu uygulamalarıyla da, sosyal-faşist yeşil bir örgüt olarak, daha da tehlikeli bir hal aldı. 

DEAŞ, bazı bölgelerde ve özellikle de Irak’ta, Musul’da hiçbir direnişle karşılaşmadan, şehri ele geçirdi. Başka birçok şehri de tek bir mermi bile kullanmadan egemenliği altına aldı. O alanlarda bir egemenlik sistemi kurdu. Eski egemenlik sistemlerini tasfiye etti. 

DEAŞ’ın Irak’ta hiçbir direnmişle karşılaşmadan birçok şehri ele geçirmesiyle birlikte, bu örgütün, aynı zamanda Saddam Hüseyin’in Baas’ının da içinde yer aldığı, Irak askerlerinin bundan dolayı şehirleri DAEŞ’a terk ettiği haklı yorumları yapıldı. 

DAEŞ, Suriye ve Irak’ta, büyük topraklar ele geçirerek, Irak ve Şam Devletini ilan etti. DEAŞ’ın gücünün hızla büyümüş olması, kendi egemenlik sistemini kurmuş olması, “DEAŞ kim tarafından kuruldu ve kime hizmet ediyor” tartışmasını haklı olarak gündeme taşıdı.    

DEAŞ’ın, ABD’nin, Sovyetler Birliğinin Afganistan’daki işgalinin son bulması için destek ve doğrudan örgütlediği örgütlerden olan El-Kaide’den kaynak olduğu, onun bir parçası olduğu gerçeği, bu konuda ABD’nin bu örgütü kurduğu görüşlerini güçlendirdi. Trump’ın, “DEAŞ’ı ABD kurdu” demesi bir anlamda DEAŞ gerçeğini açığa çıkardı. 

DEAŞ, soğuk savaş döneminde kurulan ve vekâlet savaşı yürüten bir örgüt olduğu gerçeği de ortada. Yani DEAŞ, Soğuk Savaş döneminin bir örgütüdür. Soğuk Savaştan sonra, kendisini yeniden yapılandıran bir örgüt olarak, hem kendisi için savaşan ve hem de vekâlet savaşı yürüten bir İslami örgüt oldu. 

DEAŞ’ın sadece ABD ile izahı da yeterli değildir. DEAŞ’ın her devlet adına vekâlet savaşı yürüttüğü gerçeği ortadaydı. Her devletin kriz ve kaos yaratmak için DEAŞ’ı kullandığı da madalyonun diğer yüzüydü. 

DAEŞ, Kürdistan’ın Batısında ve Güneyinde şehirlerimize büyük saldırılar düzenledi. Belli şehirlerimizi kısa süreli de olsa işgal etti. Kürtlere yönelik büyük katliam yaptı. Kadınlarımız ve çocuklarımı kaçırarak dehşet saçtı. 

DEAŞ’e karşı mücadele ile büyük ölçüde DEAŞ belası bertaraf edildi. Ama bu beladan tümden kurtulamadığımız bir gerçek. Kısa bir süre önce, birçok kahraman pêşmergemizi DEAŞ saldırısında kaybettik ve şehit verdik. 

Bu son günlerde Kürtlerin, Irak ve Kürdistan Federe Devleti’nin en önemli, can alıcı konularının başında DAEŞ’ın Kürdistan Batısında Haseki şehrinde cezaevi baskını gelmektedir.  Bu sorunun gündemi işgal etmesi oldukça haklı ve hayatiydi. Bundan dolayı da Kürdistan televizyonlarında, hem haberler olarak, hem program tartışmalarında önemli yer işgal etti. Yazılı basının da birinci ve en çok okunan/izlenen haber oldu. Çünkü Hasekî şehrinin büyük bir kesiminin, yapılacak patlamalarla ortadan kalkacak diye korkular taşındı. Kürtlerin kitlesel imhası gündemdeydi. 

Bu gelişmeyle ilgili iki televizyon programına katıldım. Kürtçe ve Türkçe yazılar yazdım. 

Tehlikenin büyük olmasından dolayı, on binlerce Kürt ailesi, Haseki’yi terk etmek zorunda kaldılar. 

Hem DAEŞ cephesinde ve hem de PKK/PY tarafında, yüzlerce kişi hayatını kaybettiler.

Tahminlere göre 500-600 DAEŞ’lı kaçmış, kendi merkezlerine yetişmişler, Irak’a geçmişler, halkın içine karışmışlar. 

Bundan dolayı Kürdistan Federe Hükümeti, Irak Merkezi Hükümeti, DEAŞ’lıların sınırlardan geçmesini engellemek ve tehlike yaratmamalarını sağlamak için sınırları kapattıklarını ve özel tedbirler aldıklarını açıkladılar. 

Haseki’de, DEAŞ’ın hapishaneye baskın yapmasından sonra, bazı gerçekler açığa çıtı. Onları ifade etmek gerekiyor.  

1-ABD ve müttefikleri, bir zaman geçtikten sonra, DEAŞ’ın bittiğini söyledi. Oysa Irak ve Suriye’deki son aylarda ve günlerdeki gelişmeler, DEAŞ’ın bitmediğini gösterdi. DEAŞ bitmediği halde, ABD’nin DEAŞ’ın bittiğini ilan etmesi, büyük bir soru işaretidir. 

2-ABD ve müttefikleri, DEAŞ bitmediği halde bitti diyerek, belli bir konjonktürde kendi politik çıkarları, ülkelerde kaos yaratma, nüfuzlarını genişletmek için kullandıkları bir enstrüman olarak ellerinden tutuklarının bir işareti olabilir mi? Bu konunun da üstünden atlamamak gerekir. 

3-Bunu düşünmemiz için en önemli nedenlerden biri, ABD ve müttefiki 52 devletin kendileri DEAŞ’e karşı savaşmadılar. PKK/PYD, terör örgütüyle, halk ve Kürtler için tehlikeli olan PKK/PYD ile vekâlet savaşı yürüttü. PKK/PYD ya da SDG denilen sözde gücün DEAŞ’ı yok etmesi ve tüketmesi olanaklı değildi, değildir. Buna rağmen ABD ve müttefikleri kolay yolu seçerek. Bu belanın def edilmesini sağlamadılar. 

4-DEAŞ’ın, en fazla Kürtler için büyük tehlike olduğu, Haseki saldırısıyla bir kez daha ortaya çıktı. Bunun bir nedeni, DEAŞ’ın Kürt düşmanlığı ise, diğer nedeni de, ABD’nin, Kürtlerin de başına bela olan, ama Kürtlük adına hareket eden, Kürt gençlerinden asker oluşturan PKK/PYD ile vekâlet savaşı yürütmüş olmasıdır. 

5-DEAŞ tutukluları için Kürdistan’ın Haseki şehrinde cezaevi kurmak, Kürtleri ve Kürdistan’ı DEAŞ için boy hedefi ve düşman haline getirmekti. ABD bunu yaptı. PKK/PYD’de, kendi grupsal çıkarları, egemenlik nüfuzu için bunu kabul etti. DEAŞ’lıların, yıllardır Haseki’de tutulmasının, DEAŞ’ın saldırısına neden olacağı biline-biline Kürtlere bu kötülük ABD ve PKK/PYD tarafından yapıldı. Sonuçta da DEAŞ’lılar büyük bir güçle ve büyük silahlarla Haseki’ye gelmekle kalmadılar, hapishanenin içine girip, cezaevinde mevzilendiler. Çocukları kalkan haline getirdiler. 

6-Daha önceki tarihlerde de PKK/PYD, DEAŞ’lıları hapishaneden serbest bırakıp kendilerine paralı asker haline getirdiler. Kendi silahlı güçlerini artırmak istediler. Kendileri, ABD’nin paralı askeri iken, kendileri için paralı asker oluşturdular. Bu da Kürtleri DEAŞ’a boy hedefi ve düşman haline getirdi. 

7-Ayrıca Haseki olayında büyük bir planın ve provokasyonun olduğu da görülüyor. Haseki ve ceza evi, ABD’nin ve PKK/PYD’nin kontrolündedirler. Kuşun uçurtulmayacağı bir alandadır. Büyük silahlarla ve hava kontrol sistemi ile korunmaktadır. Buna rağmen DEAŞ, büyük bir güç ve ağır silahlarla Haseki şehrinin içine gelmekle kalmıyor, cezaevi içine kadar giriyor. Bu da PKK/PYD, bir-iki sorumlunun DEAŞ ile işbirliği yapmasıyla açıklanıyor. 

Böyle bir şey olabilir mi?

Burada açıkça kurumsal bir destek vardır. Bu kurumsal destekten ABD ve PKK/PYD sorumludur. 

Bu nedenle ABD ve PKK/PYD, aklımızla alay etmemeli ve dalga geçmemelidir. 

Her iki taraf ciddi bir şekilde sorumludur. Yüzlerce insanın ölümüne ve büyük bir yıkıma yol açtılar. Bu konuda hesap vermelidirler. 

8-Başından beri DEAŞ için ceza evlerinin Kürdistan’da kurulması demek, Kürdistan’a nükleer ve kimyasal silah yerleştirmek gibi bir şeydir. Bunun sorumlusu da, ABD ve PKK/PYD’dir. 

Bu siyaset, Kürtleri imhaya yönelik bir plandır. Bu plandan asıl sorumlu da ABD’dir. ABD ve Birleşmiş Milletlerin, hızla DEAŞ tutuklularını Kürdistan’dan almaları gerekir. 

PKK/PYD için Kürtlerin ölümü önemli değildir. PKK/PYD, kendi egemenlik çıkarları için milyonlarca Kürdün ölümünü bile göze alabilecek durumdadır. 

PKK, sömürgecilerin bir aparatı olarak, zamana yayılmış bir jenosid hareketi sürdürmektedir. 

Bunu yapan, PKK’dan Kürtlere yönelik her kötülük beklenmelidir. Halkımız, PKK siyasetlerini ve amacını iyi tanımalı ve karşı durmalıdır. 

Diyarbekîr, 01. 02. 2022

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *