AK PARTİLİ KÜRT SİYASETÇİLERİNİN PKK TARAFINDAN KATLEDİLMELERİ…

İbrahim GÜÇLÜ

(ibrahimguclu21@gmail.com)

PKK, SON GÜNLERDE AK PARTİLİ KÜRT SİYASETÇİLERİ KATLEDEREK   TARİHİ MİSYONUNU YERİNE GETİRİYOR.

KÜRDİSTANLILARIN GÜVENLİĞİNİ VE YAŞAM HAKKINI TEHDİT EDİYOR.

BİZ KÜRTLER İÇİN BU OLDUKÇA TEHLİKELİ BİR GELİŞMEDİR. ÖNÜNE GEÇİLMELİDİR.

Çok kısa bir süre önce yazdığım bir makalede (ki çok Kürt Gazetesinde yayınlandı), PKK’nın 40 yıldır Kürdistanlıların güvenlik ve yaşam hakkını tehdit ettiğini; bu durumun bütün Kürtler tarafından gözden geçirilmesi gerektiğini yazdım.

Bu konuyu yıllardır yazıyorum. Bunları yazmamı nedeni, PKK’nın misyonunu tanıdığım, kuruluş felsefesini bildiğim,  PKK’nın Kemalist Devletin Kürtlere karşı operasyonel bir örgüt olmasını saptadığım, 40 yıldır Kürtlere yönelik yaptıklarından dolayıdır.

Şöyle demiştim:

 

“PKK, operasyonal bir örgüt olarak projelendirildiği günden itibaren (1974’den sonra), Kürt insanımızın ve milletimizin hayatını ve güvenliğini tehdit eden bir yol haritası çizdi ve stratejiler tayin etti.

İnsanlarımızın bir kesimi de gözü kapalı ve müritçe buna destek çıktı, halen de çıkıyor.

Bulunduğumuz aşamada, PKK’nın tayin ettiği yol haritası ve stratejisi, her zamankinden daha fazla Kürt insanımızın, milletimizin hayatını tehdit etmekte, can güvenliğini tehlike altına sokmaktadır.

Bağımlılık ilişkilerini katlamakta, müritliği ve insanlarımızın özgür düşünmemesini kurumlaştırmaktadır.

Tekçi düşünme ve davranış tarzını geliştirmektedir.

Bilgiye ve aydına düşmanlığı geliştirmekte ve kurumlaştırmaktadır.

PKK, sahibi olduğu gazeteler, dergiler, televizyonlarla, gelişmeleri olduğundan farklı anlatarak ve aktararak, gerçeklere dayalı olmayan, manipülatif tehlikeli algı yaratmaktadır.

Kürt milleti içinde, halklar/milletler arasında kendi elit ve yönetim çıkarları için düşmanlığı körüklemektedir.

Kürt insanına saldırarak, öldürerek, Kürt milleti içindeki çelişkileri ve çatışmaları körüklemektedir.

Bütün bu değerler üzerinden, demokratik olmayan bir toplum ve siyasi sistem yapılanmasının şartlarını ve temellerini oluşturmaktadır.

Kürt milleti içinde iç savaş koşullarını yaratmaktadır.

Kürdistan’ın Güney Batısında, Baas Diktatörlüğünün açık militarist desteği ve ortaklığıyla geçici de olsa bu amacına ulaşmış durumdadır.

PKK ile ilgili tehlike, PKK’nın ilk operasyonal örgüt aşamasında, sadece Sömürgeci Kemalist Türk Devlet adına ve çıkarları için, Kürdistan’ın kuzeyi için bir tehlikeydi.

Bu tehlike büyüdü. PKK diğer sömürgeci devletler (İran, Irak, Suriye) için operasyonal bir örgüte dönüşerek, Kürdistan’ın Doğu, Güney ve Güney Batı parçalarından da Kürt insanımızın, milletimizin, hayatını ve güvenliğini tehdit etmenin ötesinde yok eden bir konumdadır.

PKK, Kürdistan’ın bütün parçalarında halkımızın iradesini gasp ederek, tek başına EGEMEN VE İKTİDAR OLMAK istemektedir.

Tek lider, tek ideoloji ve tek parti diktatörlüğünü kurmak istemektedir.

Bu nedenlerden dolayı, tüm Kürt insanlarımızın, özellikle de Kürt aydınlarının, okumuşlarının, eğitimlilerin, siyasi parti ve örgütlerinin, sivil toplum kuruluşlarının PKK’ya ilişkin bu hayati konuda yeniden düşünmeleri gerekmektedir.

Bu konuda oluşacak ya da gelişecek toplumsal, doğru, yalana dayalı olmayan, objektif, sağlıklı, Kürt millet değerleriyle çatışma içinde olmayan, geleneksel zararlı değerleri dönüştürecek, demokratik bir bilinç gereklidir.

Bu büyük tehlikenin önüne geçerek, yeni, Kürtlerin ortak, özgür ve demokratik iradesinin sonucu ortaya çıkacak yeni bir yol haritasının ve stratejisinin tayin edilmesi olanaklı kılacaktır.”

PKK, son günlerde de, bir yeni alanda yeniden bu tehlikeli konumunu bir kez daha açığa vurmaya başladı. Hakkari’de, Van Özalp’ta, Diyarbakır Dicle’de AK Partili siyasetçileri katletti.

PKK’nın buna yönelmesinin elbette nedenleri var. Mutlaka da kendisini gerçek nedenler dışında gerekçelendirdiği de bilinmekte.

1-PKK, vekâlet savaşı dediğimiz, arkasında bölge devletlerinin, uluslararası bazı büyük güçlerin bulunduğu savaşı kaybetti. Bu savaş sonrasında ortaya çıkan sonuçlardan dolayı; savaşı kaybetmekle kalmadı, taraftarlarının çoğunu, desteğini kaybetti. Kol ve kanatları çok yönlü kırıldı.

2-Kırsal kesimde de silahlı savaşını kaybetmekle yüz yüze.

PKK yakın dönemde aldığı bu sonuçların AK Parti Hükümeti tarafından sağlandığını görüyor ve biliyor. Çünkü o da, “benim savaşım, devlete değil, AK Partiye ve hükümetine karşıdır,” diye açık-açık ilanlar yapıyordu.

Böyle olunca da, ona kaybettirenin de AK Parti Hükümeti ve AK Parti olduğunu düşünmesi, doğal bir sonuçtur.

O zaman, Ak Partili siyasetçileri öldürerek, AK Parti Hükümetinin geri adım atmasınıı sağlayacağını düşünüyor.

Hükümet ve AK Partili yetkilerin açıklamaları, bu konuda hiç geri adım atmayacaklarını ortaya koyuyor.

PKK, bu bağlamda acele bir şekilde bu kötü ve geçmiş sanatından vazgeçsin. Asıl önemli oln Kürtlere zarar vermekten vazgeçsin.

                                     *****

PKK, var olduğunu ve yok olmadığını, yenilmediğini, yok olmayacağını göstermesi için, Kel Oğlanın köy çeşmesini yaptığı kötülüğü yapmamalıdır.

Kötülüklerin sonu yoktur. Kötülükler, sonunda sahibini vurur.

                                   *****

Ayrıca PKK, uzun zamandır güdümlü bir şekilde ve vekâleten verdiği savaşta, Türkiye’yi Suriyelileştirme, İç çatışmaları ve iç savaşı geliştirme stratejisini sürdürüyor. Buna bağlı olarak böyle AK Partili Kürt siyasetçileri öldürüyor ve insani olmayan bir yola başvuruyor.

PKK, 15 Temmuz Darbesine destek sağlamış olmasına rağmen, bunun gerçekleşmeyeceğini görmüş olması gerekir. Böyle bir iç karışıklıktan, çatışmadan, iç savaştan, Kürt milletinin hiçbir yararı olmayacaktır.

PKK, sadece bununla Kürdistan’ın Güney Batısında rejim eliyle sağladığı egemenlik alanını sağlamayı ve diktatörlüğünü kurmayı hayal ediyor.

Orası bile geçici.

Kürdistan’ın Kuzeyi için bu hayal, Kürtlere büyük bir felaket getirir. PKK, Kürtlerin aleyhine olan bu davranıştan vazgeçirtilmelidir.

                                          *****

PKK’nın vazifelerinden biri de kürdü kürde öldürtmektir. Bu vazifeyi, devlet ona vermiştir. PKK, kırk yıldır da bu misyon ve kirli vazifesini yerine getiriyor.

Kemalist devlet bu vazifeyi PKK’ye verdiği zaman, Kürdistan’da var olan toplumsal çelişkiler derinleşsin, aşiretler arası kavgalar artsın, Kürtler Kürtleri öldürmeye devam etsin, diyedir.

PKK, ta başından beri de Siverek, Nusaybin, Batman, Hilvan ve diğer Kürt şehirlerinde yaptıklarıyla bu strateji ve vazifesinde hayli başarılı oldu. Aşiretleri vuruşturdu. Kürdü Kürde öldürt. Kürtler içinde tarihte olmayan bir düşmanlık geliştirdi.

PKK, son günlerde AK Partili Kürt siyasetçilere yönelmekle, bunu yapmak istiyor. Kürtlerin sivil anlamda silahlanmasını ve çatışmasını istiyor.

Kürtler, derin devlet güçlerinin, darbecilerin, PKK’nın bu oyuna gelmemelidir. Bu Kürtler için tarihi bir felaket olur.

Kürtler, kolektif ve millet olmaktan doğan milli haklarını meşru yollardan kazanmak için, milli ve demokratik standartlara uygun mücadele biçimini benimsemelidirler.

 

Amed, 12. 10. 2016

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir