Şeyh Mahmut Yeşil, Seyda Abdulkerim Ceylan, Mele Mahmut Okutucu ve Muhterem Biçimli’nin yanına Göç Etti…

İbrahim GÜÇLÜ

(ibrahimguclu21@gmail.com)

ŞEYH MAHMUT YEŞİL, ÇOK SEVDİĞİ VE YAKIN ÇALIŞMA ARKADAŞI OLAN SEYDA ABDULKERRİM CEYLAN, MELE MAHMUT OKUTUCU VE MUHTEREM BİÇİMLİNİN YANINA GÖÇ ETMEK İSTEDİ. BİZLER DE KALABALIK BİR YURTSEVER TOPLULUK OLARAK ONU “TOPRAK ANAYA” SUNARAK UĞURLADIK…

Değerli Kürt yurtseveri ve büyüğü Şeyh Mahmut Yeşil, 7 Mayıs 2016 tarihinde Akşam vakti, Diyarbakır Valiliğinin önünde olan Anıt Park’ta yürüyüş yaptıktan sonra, parka yakın evine giderken, Polis Karakolu yakınında trafik kazası geçirdi.

Kaza sonrası, Diyarbakır Dicle Üniversitesi Hastahanesine kaldırılmasına rağmen, ne yazık ki bütün müdahalelere rağmen kurtarılamayarak, akşam geç vakitlerde hayatını kaybetti.

Şeyh Mahmut Yeşil’i, 8 Mayıs 2016 Tarihinde sabah saat 10.00’dan kalabalık bir toplulukla, 100’den fazla arabayla tarihi Farqin (Silvan) Kazasına ve onun Köyü Bahçe’ye doğru yola çıkardık.

Bahçe Köyüne geldiğimiz zaman, Silvan’dan, çevre köylerden, Batman ve Kozluk’tan katılanlarla büyük bir Kürt yurtsever topluluğu oluştu.

Şeyh Mahmut Yeşil, camide namaz kılındıktan sonra, omuzlarda, Kürt bayrağına sarılı bir şekilde, mezarlığa taşındı.

Şeyh Mahmut Yeşil, Kürt gençlerinin ve PAK üyelerinin taşıdığı Kürt Bayrağı dalgalanırken, büyük kitlenin eşliğinde, üzüntü ve acı ile toprak anaya sunuldu.

Şeyh Mahmut Yeşil, eğer bir gün daha bekletilmiş olsaydı, hiç şüphe yok ki Kürdistan’ın değişik şehirlerinden, kazalarından, kasaba ve köylerinden, metropol şehirlerden gelecek daha çok Kürt yurtseveri onu uğurlayacaklardı.

10 Mayıs 2016’da başlayan taziyesine binlerce insanın akın etmesi, taziyede bir insan selinin oluşması da bunun en önemli göstergesidir.

Ne yazık ki, bence bu eksikliği yaptık. Umut ederim ki gelecek günlerde diğer Kürt yurtseverleri ile ilgili bu eksikliği yapmayız.

Şeyh Mahmut Yeşil’in cenaze törenine: PAK Genel Başkanı Mustafa Özçelik ve arkadaşları Kürt Bayraklarıyla ve çelenkleriyle, PSK Genel Sekreteri Mesut Tek, Bayram Bozyel ve arkadaşları, Kürdistan Demokrat Partisi-Bakur’un taraftarları (Melel Umeddedin û Mele Behçet), İsmail Beşikçi Vakfı Diyarbakır Şubesi Yöneticileri Ahmet Kan, Kemal Yıldızhan, Roşan Lezgin, birçok Kürt aydını,bağımsız siyasetçisi, yazarlar; şahsım, Seid Veroj, Avukat Fahri Karakoyunlu, Avukat Sebahattin Korkmaz, Bakır İnanç, yakın dostu ve KİP’teki çalışma arkadaşı Eyüp Alacabeg (aynı zamanda PAK üyesi) cenaze törenine katıldılar.

Bunlarla birlikte bölgenin birçok dini lideri, din adamı, şeyhi, toplumsal kanaat önderleri de cenaze törenindeydiler. 

Cenaze töreninde, dini merasimden sonra PAK Genel Başkanı bir konuşma yaptı. Konuşma, Şeyh Mahmut Yeşil’in mücadele hayatını genel boyutlarıyla anlatan olumlu bir konuşmaydı.

Törende, konuşmalar eski resmi format çerçevesinde kaldı. Cenaze töreninde bulunan Şeyh Mahmut Yeşil’in yakın arkadaşı ve dostlarının da söyleyeceklerinin önemli olacağı açıktı. Bu yapılmadı. Bu bir eksiklikti. Bu durumdan kimse sorumlu değildi. Cenaze töreninin acele yapılmasının bu eksikliğe yol açtığını düşünüyorum.

Şeyh Mahmut Yelil, Silvan’da Kürtlük ekolünün bir üyesiydi. Bu ekolün üç üyesi: Seyda Abdulkerim Ceylan, Mele Mehmut Okutucu, Muhterem biçimli değişik tarihlerde trafik kazasında hayatını kaybetmişlerdi.

Bu değerli dava adamları, Kürdistan’ın Güneyinde Otonomi Yönetiminde yaşamlarını bir dönem, 12 Mart 1971 Askeri Darbesi sonrası sürdürürken, Şeyh Mahmut Yeşil ve Benim içinde olduğum birçok dava arkadaşımız, Diyarbakır Siirt İlleri Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Hapishanesindeydik.

Şeyh Mahmut Yeşil’le, bir dost, bir hapishane ve bir dava arkadaşı olarak son yıllarda sık-sık yana gelmek, ortak toplantılarda birlikte olmak, Kürdistan’ın temel meselelerini konuşmak olanağı buldum. Bu sohbetlerimizde, başka çok değerli Kürt dava adamları da bulunuyordu. Bu yurtsever aile sohbetinde zaman-zaman ekolün o değerli ve erken kaybettiğimiz üç insanından bahsederdik.

Ekolün diğer üyesi Şeyh Mahmut Yeşil’in de trafik kazasından hayatını kaybedeceğini düşünemezdik.

Silvan’daki Kürtlük ekolünün dört üyesinin kaderinin ölüm anında da aynı ve ortak olması, dikkat çekici olduğu kadar, bir önemli özellik de olsa gerek.

O, her nedense aramızdan göç etmek, değerli ve yakın dava arkadaşları Seyda Abdulkerim Ceylan’a, Melel Mahmut Okutucuya, Muhterem Biçimli’ye, diğer Kürt büyüklerine komşu olmak istedi.

Biz Kürt yurtseverleri, istemeyerek, Değerli İnsan Şeyh Mahmut Yeşil’i onların yanına uğurladık.

Şeyh Mahmut Yeşil: Kürtler için büyük bir kayıp. Dostları ve arkadaşları için büyük bir kayıp. Kürt davası için büyük bir kayıp. Ailesi için büyük bir kayıp.

Ailesinin, dost ve arkadaşlarının, Kürt dava adamlarının, Kürt milletinin başı sağ olsun.

                                              *****

DOSTEKÎ MIN Ê NÊZIK Û MEZINEKÎ ME KURDAN ŞÊX MEHMÛD YEŞÎL REHMET KIR…

Şêx Mehmûd Yeşîl, duho şev di saet 19.00-an de nêzikî mala xwe qezeyeke trafîqê derbas kir. Hezar mixabin li nexweşxaneya zanîngehê hemû mudaxeleyan ew xelas nekir, wî rehmet kir, çû ser dilovanitya xwe. 

Ew di cîwantiya xwe de dest bi xebata kurdewarî dike. Li Farqînê hevalê Seyda Ebdûlkerîm Ceyhan, Mûhterek Bîçîmlî û Mele Mehmûd Okûtûcû bû. 

Wan li Farqînê ekoleke kurdî pêk dianîn. 

Ew her çiqas endamê TÎPê nebe jî, lê her dem ji bona berjewendiya miletê kurd dibe alîkarê TÎPê. 

Dema ku li Farqînê DDKO ava dibe. Dibe endam û çalakvanekî DDKOyê. 

Di hemandem de dibe hevalê Partiya Demokrat ya Kurdistanê Li Tirkiyeyê. 

Piştî darbeya leşkerî ya 12ê Adara 1971-an jî, ji bona DDKOyê di derbarê wî de biryara hepiskirinê hat girtin. 

Ew jî di hepsa leşkerî ya Diyarbekîrê de hepis bû. Hat mehkeme kirin û ceza wergirt. 

Piştî ku ji hepsê derket xebatên xwe yên welatparêzî di KÎP/DDKDê de domand. Bû hevalê rehmetiyan Omer Çetîn, Ehmed Karli, Necmeddîn Buyukkaya. 

Ew hevalê min ê hepisê bû. Em dostên hev yê nêzik bûn. Di hepsê de fikir û ramanê me nêzikî hev bûn. Pişt re jî dema ku ez li Kurdistanê cîwar bûm, ew dostaniya me kûrtir û nêziktir bû. 

Bi vê wesileyê malbata wî, keç û kûrên wî jî bûn dostên min ê nêzik. 

Dema di sala 1998-an de ez vegeriyam Tirkiyeyê û Kurdistanê li Amedê cîwar, bûm dostaniya me dom kir. 

Ez û wî, em bi hev re beşdarî gelek civîn û xebatên kurdewarî û welatparêzî bûn. 

Ew di HAK-PARê û Komela Kurd a Diyarbekîrê de alîkarekî me bû. 

Piştî ku Partiya Azadiya Kuırdistanê (PAK) ava bû, ew nêzikî PAKê bû. 

Wî bîranînên xwe nivîsand. Reşnivîsa bîranînê xwe pêşî bi min jî da xwendin. 

Ji bona bîranînên wî li navenda PAKê civînek çêbû. Wî bîranînên xwe pêşkêş kirin. Ez jî guhdarê wî bûm. Min û gelek hevalan jê pirs kir, wî jî bersîv da. 

Ez bi mirina wî gelek xemgîn bûm. Ez baş dizanim ku li Kurdistanê bi deh hezaran kes jî nûha ji bona Şêx Mehmûd Yeşîl xemgîn in. 

Em wek dostên wî gelek birîndar bûn.

Ez êşa malbata wî, keç û kûrên wî tehewul jî nakim. 

Bila serê malbata wî, kûr û keçên wî, dost û hevalên wî û Miletê kurd sax be.

Amed, 12. 05. 2016

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir