Me Jenosîda Gelîyê Zîlanê Ji Bîr Nekirîye û Em Ji BîrNakin Jî!\Zilan Soykırımı’nı Unutmadık, Unutmayacağız!

Di dema Serîhildana Agirîyê de, di roja 13yê Temûza1930an de Dewleta Tirkîyeyê li Gelîyê Zîlanê jeenosîdekemezin pêk anî. Jenosîd bi fermandarîyê General Salih Paşa Fermandarê Kolordîya Dewleta Tirkîyeyê hate li dr xistin. Di Jenosîda Gelîyê Zîlanê de, 15.000 Kurdhatin qetil kirin ku di nav wan de  zarok, jin û pîr hebûn.

 

 

Zilan Soykırımı’nı Unutmadık, Unutmayacağız

Ağrı dağı  başkaldırısından sonra Zilan Vadisi’ne sığınan Kürtlere, dönemin KolorduKomutanı Salih Paşa tarafından yürütülen askeri harekatla tam bir soykırım uygulanır. 13 Temmuz 1930 günü, Türk Devleti’nin uçakları tarafından Zilan bölgesi bombalanır, dağlar ve dereler ateş altına alınır. Bölgenin giriş ve çıkışları tutulur ve bölge on binlerce asker tarafından kuşatılır, katliam başlar. Yeni doğmuş bebekten, 90’lık ihtiyara kadar her yaş ve cinsiyetten insan; mitralyöze tutularak, süngülenerek, buğday başağı biçilircesine yok edilir. Toplam 44 köy ateşe verilir ve yaklaşık 15 bin kişi vadide, birbirlerine bağlanarak toplu bir şekilde vahşice katledilir.

Bu toplu kıyıma katılan erlerden biri olayı şöyle anlatır: ‘Kadın, çocuk ve bebeler dahilherkesi, bölgedeki bütün köylerin halkını, binlerce insanı, Zilan Deresine doldurdular.

Etraflarını makineli tüfeklerle çevirdiler. makineli tüfeklerin başında bizler, yani erler vardı. ellerimiz tetikteydi ve namlular topluluğa dönüktü. Bizim arkamızda erbaşlar sıralanmıştı. Elleri tüfeklerin tetiğinde namluyu bize yöneltmişlerdi. onların arkasında, üçüncü sırada subaylar tabancaların namlusuna mermiyi sürmüş bekliyorlardı.

Biz ateş etmesek erbaşlar bizi vuracaklardı. onlar bizi vurmazsa subaylar onları ve bizi vuracaklardı. Tetiğe bastık. Binlerce mermi deredeki insan topluluğunun üzerine ateş kustu. Kadınların, çocukların, yaşlı, genç erkeklerin korkunç çığlıkları dereyi sardı. Bir süre sonra çığlıklar iniltiye dönüştü ve sonra iniltiler de kesildi. Yaşlı ve genç erkeklerin yanında, binlerce kadının, çocuğun, kundaktaki bebeklerin cesetleri bir kan gölü içinde bırakıldı. Kurda, kuşa yem edildi. Bir süre sonra cesetler koktu, çürümeye terk edildi.’

13.07.2018

Buroya Çapemenî û Ragehandinê ya PAKê

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir