Devlet örgütü ile devlete karşı mücadele ve “Kürt milli odağı” yaratma basiretsizliği

İbrahim GÜÇLÜ

(ibrahimguclu21@gmail.com)

PKK/HDP hakkında yazdığım yüzlerce makale var. Bugün de yine PKK/HDP üzerine yazıyorum. Bu yazımı, Bayram Bozyel’in bir paylaşımını esas alarak yazıyorum.

Bayram Bozyel, Özgürlük Yolu ekolünden gelen bir siyasetçidir. PKK’nın Kürtlere yönelik işlediği ilk cinayette hayatını kaybeden Mustafa Çamlıbel’in yol arkadaşı. PKK daha sonra da, Avrupa’da yol arkadaşlarını katletti. 12 Eylül Sömürgeci-Faşist Darbesi döneminde hapis yattı. Direndi ve işkence gördü. TKSP üyeliği ve yöneticiliği yaptı. Birlikte HAK-PAR’ın kurucusu olduk. Uzun yıllar HAK-PAR Meclis ve Başkanlık Kurulu üyeliği yaptı. Bir dönem de HAK-PAR Genel başkanlığını icra etti. Bir dönem önce, HAK-PAR’dan ayrıldı. Bir gurup arkadaşıyla, Kürdistan Sosyalist Partisini (KSP) kurdu. Şimdilerde KSP Meclis ve merkez kurulu üyeliği devam ediyor. Aynı zaman da yazar.

Bayram Bozyel’in, bugün facebookta bir paylaşımını gördüm. Şöyle diyor: “Dün toplanan 6 muhalefet lideri toplantısında, HDP’nin yer almaması, bazı Kürtleri rahatsız etmiş görünüyor. Bana kalırsa, 6 muhalefet liderinin toplantısında, Kürtlerin olmaması bir eksiklik değil. Asıl eksiklik Kürtlerin kendilerinin bir odak oluşturmamaları olur.”

Bayram Bozyel’in paylaşımı açarak okursak;

1-6 Partinin HDP’yi toplantıya çağırmamasından “bazı Kürtlerin rahatsız olduğu” görüşü yanlış. Bu duruma HDP’nin kendisi tepki gösterdi. Üstelik gösterdiği tepki olağan bir tepki değil, olağanüstü bir tepkidir.

2-Kürtlerin ortak ve merkezi bir odak oluşturmaları, ittifak ve güç birliği yapmaları gerekir, deniliyor. Bu tespitte, genel olarak çok büyük bir sorun yok. Daha sonraki tespitleri, bu tespitini de sorunlu hale getiriyor. Bayram Bozyel’in HDP’le önerdiği “Kürt milli odağı”, milli olmayan bir odak oluşumu ve birliktir. Çünkü HDP, milli bir parti değildir.

3- “HDP bir Kürt partisi” olarak tanımlanıyor. Bu tespit tümden yanlış ve sorunludur. Çünkü HDP, bir Kürt ve Kürdistan partisi değildir. Bundan dolayı da, Kürt milli odağı, Kürt ittifakı, Kürt güç birliği içinde yeri olamaz.

4-HDP, bağımsız bir örgüt olarak görülüyor. Bu tespit de tümden yanlıştır. Oysa çok açık olan bir şey var, HDP yöneticileri de bunu açıkça söylüyorlar ki HDP, PKK’nın yan örgütü, uydusu bir örgüt. Öcalan’ın bir projesidir ve emri ile kurulmuştur. “Çözüm süreci döneminde de” HDP bir şey olmadığını, Öcalan’ın muhatap olduğunu açıkça ifade etmesiyle açığa çıktı.

5- Bozyel’in tespitine göre, PKK/HDP bir devlet partisi değildir. Bu tespitte tümden yanlıştır. Oysa Öcalan’ın kendisi, devlet desteğiyle PKK’yı kurduğunu onlarca defa belirtmiş. Ayrıca PKK, gurup olarak ortaya çıktıkları günden itibaren de, devletin yapmak isteyip de yapamadıklarını; devletin bir aparatı, kontr-gerilla örgütü, taşeronu, vekâletçisi olarak fazlasıyla yaptı. Kürdistan milli hareketinin, Kürdistan parti ve örgütlerinin tasfiye edilmesinde, Kürdistan milli hareketinin bağımsız devlet hedefinden uzaklaşmasında; Kürt liderlerinin, öncü kadrolarının, militanlarının, Kürt yurtseverlerinin, Kürdistan milli hareketinin toplumsal temeli olan güçlerin imha ve katledilmesinde; zamana yayılmış jenosidi devam ettirmekte, hayli başarılı somut adımlar attı, somut projeler gerçekleştirdi.  

****

Bu tespitler bağlamında, sürekli tekrarladığımız birkaç konuyu daha açıklamak ve açığa çıkarmak gerekir.

Kürt yurtseverlerinin, Kürt ve Kürdistan partilerinin de bu temel konuları üzerinde anlaşmaları gerekir. Yoksa Kürdistan milli hareketinin gelişmesi, Kürt ve Kürdistan partilerinin Kürt halkıyla buluşmaları, kitlesel bir karakter kazanmaları olanaklı değildir.

BİRİNCİ KONU: Devlet konusunda net olmak gerekir. Ülkemizi, işgal ve ilhak eden, klasik sömürgecilikten daha alt bir statüde tutan, Kürt milli değerlerinin tümünü gasp eden ve yağmalayan, ülkemizin yer altı ve yer üstü kaynaklarını sömüren, ülkemize aktarmayan, batıya taşıyan Türk Kemalist Devletidir. Kürt milleti olarak mücadelemiz, doğrudan Türk Kemalist Devletine karşıdır. 

İKİNCİ KONU: Kürt milletinin mücadelesi aynı zamanda, devletin aparatı, kontr-gerillası, taşeronu, vekâletçisi PKK’ya da karşıdır. Bundan dolayı Kürt yurtseverlerinin, Kürdistan parti ve örgütlerinin, tüm Kürdistan kurumlarının bu konuda net olması gerekir. Bu konudaki kafa karışıklığı, Kürdistan milli hareketinin gelişmemesinin, Kürdistan parti ve örgütlerinin halkla birleşememesinin, gelişememesinin, değişememelerinin nedenidir. PKK’ya dolayı ve doğrudan hizmet etmektir.

HDP de, PKK’nın uydusu bir örgüt olarak, devlete hizmet eden bir partidir. Bundan dolayı da sömürgeci devletin kurucusu CHP ile ittifak etmek için can atıyor. Bu nedenle, PKK’nın CHP ile ittifakında bir anormal durum değil, normal durum var.

ÜÇÜNCÜ KONU: Kürt milleti olarak mücadelemiz, ant-sömürgeci ulusal kurtuluş mücadelesidir. Milletimizin bu mücadelesi, koşullara en uygun biçimde realize edilmeli, örgütlenmeli, planlanmalı, donanıma kavuşturulmalıdır.

DÖRDÜNCÜ KONU: Devlete karşı mücadele, devletin bir örgütü ve gücü ile olmaz. Kürt ve Kürdistan milli toplumsal güçleri, parti ve örgütleri, Kürt milletiyle olur.

BEŞİNCİ KONU: Kürdistan’da ittifak, güç birliği, odak olma, “cephe” konularında da bu bağlamda da net olmak gerekir. Bu oluşumlar, Kürt ve Kürdistan milli güçleri arasında olur. Kürt ve Kürdistan’ın milli gücü olmayan birilerinin bu oluşumlarda yer alması demek, devletin bir gücü ve aparatıyla, devletle mücadele etmek demektir.

Onun için mutlak olan bir şey var ki, devlete karşı, devletin bir gücü ve örgütü ile mücadele edilemez. Bu hayal sahiplerini şiddetle vurur. Eğer bu hayal sahipleri Kürt ve Kürdistan parti ve örgütlerinde sorumluysalar, örgütlerinin yıkımına yol açar.

Bunu düşünmek şaşkınlık değilse, tam anlamıyla bir basiretsizliktir.

ALTINCI KONU: HDP konusundan net olmak gerekir. Daha önce de ifade ettim, HDP, PKK’nın örgütüdür. Bununla ilgili onlarca sayfa veri ve değerlendirme bugüne kadar sundum. Bugünde sunabilirim. Buna gerek olduğunu da düşünmüyorum. Bundan dolayı, HDP ile ittifak PKK ile ittifaktır.

YEDİNCİ KONU: Kürt yurtseverleri, Kürt ve Kürdistan parti ve örgütleri çok iyi bilmeli, tarihsel tecrübe de gösteriyor ki, PKK, HİÇ KİMSEYLE EŞİTLER DÜZLEMİNDE İTTİFAK ve benzerini YAPMAZ.  Yanına aldığı örgütleri ya tasfiye, eder ya kendi içinde eritir ya da uydu haline getir.

SONUÇ YERİNE:

PKK/HDP’yi halen Kürt-Kürdistan partisi görmek, 

PKK/HDP’nın Kürdistan’ın dört parçasında özellikle de Kürdistan’ın Federe Devletinde ve Kürdistan’daki yıkım ve Kürt düşmanlığını görmeme körlüğü ve sorumsuzluğu içinde olmak, 

PKK/HDP’nın sömürgeci devletlerin paralı askeri olduğunu görmemek,

Devlete karşı devlet aparatı ve kontr-gerillası ile mücadele etmek 

PKK/HDP ile Kürt odak merkezi oluşturma hayali ve kötülüğü içinde olmak, 

Devlete ve onun aparatı PKK/HDP’ye karşı Kürt milli hareketinin gelişmemesine katkıda bulunmak, 

Konumunda olan Kürt yurtseverlerinin, kendisine Kürdistan partisi diyenlerin kuyruk olma dışında yapabilecekleri hiçbir şey de olamaz. 

Diyarbekîr, 15. 02. 2022

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *