Yeğişe Çarents ve Ereb Şemo: İki Karslının Erivan’daki Buluşması

Kürt tarihi üzerine çalışmalarıyla bilinen yazar Rohat Alakom kökleri Kars’a uzanan biri Ermeni biri Kürt iki yazarın Sovyet Ermenistanı’ndaki buluşmalarına, dostluğuna ve yazın serüvenine dair ilginç bir anıyı paylaşıyor.

Erivan’da çıkan Kürtçe ‘Rêya Teze’ gazetesi 1957 yılında yayımlanan bir sayısının iki orta sayfasının tümünü ünlü Ermeni yazarı ve şairi Yeğişe Çarents’in 60. doğum yıldönümüne ayırır. (1) 

Yeğişe Çarerts
Yeğişe Çarerts

Gazete bu sayısında Yeğişe Çarents’e ve başka yazar ve şairlerin kendisi hakkındaki yazı ve anılarına yer vermiştir. Bu yazılardan birisini Kürt yazarı Mîkaêlê Reşîd kaleme almış. Heciyê Cindî ve Erebê Şemo da Yeğişe Çarents hakkındaki anılarını anlatır. Buna göre Çarents, Heciyê Cindî’ye Ermenistan Cumhuriyeti’nin başarılarını ele alan büyük bir kitap projesinden söz eder. O, bu büyük kitabın sayfaları arasında ‘Ermenistan Kürtlerinin Kültürel Gelişmesi’ konulu bir bölümün de yer almasını ister. Heciyê Cindî bu öneriye ‘Evet’ der. Ereb Şemo da aşağıda Türkçe çevirisini sunacağımız bir anısıyla Yeğişe Çarents ile olan dostluğunu anlatır. (2)

Ereb Şemo aşağıdaki ilginç anısıyla okuyucuyu 1930’ların başına götürür. Yeğişe Çarents ve Şemo birkaç kez Erivan’da karşılaşırlar. Çarents, Şemo’nun da Kars’tan geldiğini öğrenir, buna çok sevinir. İki Karslının birbiriyle tanışması, bu buluşmalarla başlar. İlginç bir nokta, Çarents her görüşmesinde Kürtler hakkında ve kendi yaşamını yazıp kitap halinde yayımlaması için Şemo’yu hep teşvik eder ve cesaretlendirir. Şemo’nun artık kurtuluşu yoktur. Çarents her seferinde Ereb Şemo’yu gördüğünde bu konuyu kendisine hatırlatır. En sonunda Şemo yazmaya karar verir.

Şemo 1930’larda ‘Kürt Çobanı’ adlı kitabını bitirir ve yayımlar. Bir nüshasını götürüp Çarents’e armağan eder. Bu yapıtı gördüğünde aşağıda yer aldığı gibi Çarents çok sevinir. Şemo bu durumu şöyle dile getirir: “Bu kitap için Çarents benden daha fazla sevindi”  (3

Ereb (Erebê) Şemo
Ereb (Erebê) Şemo

Yeğişe Çarents, Ereb (Erebê) Şemo gibi 1897 yılında dünyaya gelir ve aynı şehirde yani Kars’ta gençlik yıllarını geçirir. Çarents şiirlerinde ve başka kitaplarında da Kars’a değinir. ‘Nairi Ülkesi’ adlı romanındaki olaylar Kars’ta geçer. Bu romanın uzunca bir bölümü Ermenistan’da Kürtçe olarak yayımlanır.  (4) ‘Lenin ve Ali’ adlı küçük kitabı Kürtçeye çevrilir. (5) Çarents bu çeviriyi gördüğünde çok sevinir. Bu sevinç daha sonraları Ermeni yazarı Garegin Bes’in (19 Ekim 1986) yazacağı bir anının da konusunu oluşturur. O, burada güzel bir dille Yeğişe Çarents ve Kürt yazarları ile olan görüşmesine yer verir.  (6) Yeğişe Çarents’in onlarca yazısı ve şiiri, kitap tanıtımları ve yazarlığı üzerine birçok yazı ‘Rêya Teze’ gazetesinde Kürtçe çıkmıştır. Çarents’in yöre Kürtleri ve çocukluğunun geçtiği Kars hakkındaki anılarına benim ‘Kars Kürtleri’ kitabımda da yer verilmiştir.  (7)

İki ünlü yazar Yeğişe Çarents ve Ereb Şemo yaşamın en üretken yıllarında beklenmedik olaylarla karşılaşır. Yeğişe Çarents çok genç bir yaşta vefat eder (1937), Ereb Şemo da aynı yıl sürgüne gönderilir.

Ereb Şemo’nun bu anısını anlatımına dokunmadan aşağıda olduğu gibi Türkçe yayımlıyoruz. Göreceğiniz gibi Şemo anısında açık, sade ve içten bir dille bu iyi dostu, ünlü Ermeni şairi Çarants’i anlatır. Ereb Şemo’nun bu anısını okuduktan sonra insan görüyor ki Çarents’in Şemo’nun yazarlığının başlangıç yılları üzerindeki etkisi büyük olmuştur. Yaşamda Çarents gibi tanıdıklar, arkadaş ve iyi dostların çok kez insana büyük katkıları dokunmuştur. Ereb Şemo eğer Çarnts ile tanışmamış olsa idi belki de yazar olmayabilir ya da bugün “Kürt romanının babası” olarak tanınmazdı.

Yeğişe Çarents İle Olan Anım

Ereb Şemo

(Kürtçeden çeviri: Devranê Qersî)*

Bir Eylül vaktiydi. Pazar günü meydana doğru gidiyordum. Park yakınlarında, St. Şahûmyan heykelinin olduğu yerde biri bana seslendi. 

-‘Şamilov, buraya gel!’
Döndüm ve kimseyi göremeyince yoluma devam ettim. Aniden tekrardan bir ses geldi. 
– ‘Ereb, buraya gel, nereye bu acelen?’
Dört bir tarafımı kontrol edince Yeğişe Çarents’in yalnız başına parkta oturduğunu gördüm. Ona doğru gittim, selamlaştık ve yanına oturdum. Ardından Çarents sohbet etmeye başladı. 
– ‘Şamilov arkadaşım sen nerelisin, nasıl bu kadar Rus diline hakimsin.’ 
Ona Karslı olduğumu söyledim: 
-‘Benim babam 45 sene Rusların yanında küçükbaş ve büyükbaş çobanlığı yaptı. Ben de orada dili ve Rusça konuşmayı öğrendim.’
Güldü ve sevinerek şunu sordu: ‘Vay, sen benim hemşerimsin, ben de Karslıyım.’
Sonrasında bana şu soruyu yöneltti: 
– ‘Şamilov, neden Kürtler hakkında bir kitap yazmıyorsun? Eğer ki yazsaydın bu çok iyi olurdu.’ 
İçimden dedim ki “Çarents arkadaşım benim ile latife ediyor”: 
-‘Ben nasıl kitap yazabilirim, hiç kitap yazmadım ki.’
– ‘Ereb neden böyle söylüyorsun? Ben senin ‘Zarya Vostoka’ gazetesindeki Rusça, ‘Sovetakan Hayastan’ gazetesindeki Ermenice makalelerini okudum, iyilerdi…’
Sonrasında beraber kahvehaneye gittik, kahvelerimizi istedik ve konuşmaya başladık. Kahvehaneden çıktığımızda güneş artık batmıştı. Ben ve Çarents sohbete öylesine dalmıştık ki vaktin nasıl geçtiğini anlayamadık. Çarents’e vaktimin geldiğini, eve gitmem gerektiğini söyledim. Çarents elimi tuttu ve dedi ki: 
– ‘Ereb, mutlaka Kürtler hakkında bir kitap yazmalısın…Kendi yaşamını yazabilirsin.’ Biraz düşündü ve dedi ki: ‘Şamilov, yazıya başlamadan önce ( kitapları sıraladı) bunları okumalısın.’ 
Çarents ile vedalaştım ve gittim. 
Bir kere daha Çarents’e rastladım. Sordu: 
– ‘Ereb, ne durumdasın? Yazmaya başladın mı? Yazıyor musun?’ 
Onun söylediği bütün kitapları okuduğumu fakat henüz yazmaya başlamadığımı söyledim çünkü vaktim yoktu. 
Aradan bir yıl geçti, yeniden Çarents ile karşılaştım. Her zamanki gibi aynı soruyu sordu:
– ‘Haydi söyle Ereb yazını bitirdin mi?’ Ona şu cevabı verdim:
– ‘Çarents arkadaşım, hiçbir şey yazmadım çünkü vaktim yok.’ 
Bunu dememle beraber çok sinirlendi, kaşlarını çattı ve dedi ki: 
– ‘Sen avare bir adamsın. Neden vaktin yokmuş, ne yapıyorsun ki? Seni sık sık tiyatroda görüyorum’
Bu sefer ona, bunu yapacağıma dair kesin söz verdim. Öyle de yaptım. 1931 yılında Rus dilinde ki “Kurdskiy Pastûx”(Kürt Çoban) adlı ilk kitabım yayımlandı. Bu kitaptan dolayı Çarents, benden daha fazla sevindi ve kitabı okuduğunda şunu söyledi:
‘Ereb, çok iyi etmişsin, ayrıntılı olarak Kürtlerin adet ve gelenekleri hakkında yazmışsın. Fakat bu az, bir daha yazman gerekir, bu kitabı daha da genişletmelisin.’ Bu Çarents ile son karşılaşmam oldu. Gelecekte ne yazdıysam Çarents ve onun Kürtçe literatürüne olan büyük hassasiyeti aklıma gelirdi. 

Notlar

(1) Çarênts şaîrê oktyabrêye, Rêya Teze, 29-9-1957.

(2) Hecîyê Cindî, Bîranîna rojeke zivistanê, Rêya Teze, 29-9-1957.

(3) Erebê Şemo, Bîranîna min derheqa Yêgîşê Çarêntsda, Rêya Teze, 29-9-1957.

(4) Xebera Dosta -Ji Nimûnê Nivîsara Ermenîyaye Vekirî, Erêvan, 1982, s.24-40.

(5) Efrandina Ewlin, Rewan, 1932 (Berhema Çarênts ya bi navê Lenîn û Elî cara yekem di nav vê berevoka Seksîyona Nivîskarên Kurd de hatiye weşandin). Çapeke din: Yêgîşê Çarênts, Lênîn û Elî, werger: Mîkaêlê Reşîd & Sehîdê Îbo, Yêrêvan, 1957.

(6) Xebera Dosta – Ji Nimûnê Nivîsara Ermenîyaye Vekirî, Êrêvan, 1982, Şu bölüme bakınız: Garegin  Bes, Lenîn û Elî (Gotina hevalê min), s.94-102.

(7) Rohat Alakom, Kars Kürtleri, Avesta, 2009, s.105-110.

* Devranê Qersî 2000 yılında İzmir’de doğdu. 2022-2024 yılları arasında Muş Üniversitesi- Kürt Dili Edebiyatı bölümünde öğrenim gördü. Bir ara Romanya’da kaldı. Kendisi Karslı olan Devranê Qersî İzmir’de yaşamaktadır

AGOS

Geef een reactie

Je e-mailadres wordt niet gepubliceerd. Vereiste velden zijn gemarkeerd met *