SELİM ÇÜRÜKKAYA O MAĞLUM “HALK MAKEMELERİNİN” HEM SAVCISI VE HEM DE HAKİMİ GİBİ DAVRANMIŞ..


İbrahim GÜÇL

(ibrahimguclu21@gmail.com)

APOCULUK ZİHNİYETİ ÖYLE BİR VİRÜS Kİ DEĞİŞİME UĞRUYOR. BULAŞTIĞI YERDEN TAHRİBATA DEVAM EDİYOR. SELİM ÇÜRÜKKAYA’NIN, SAHİP OLDUĞU BU VİRÜS, ONU HUKUK DIŞI DAVRANMASINA YOL AÇIYOR. KENDİSİNİ HEM SAVCI VE HEM HAKÎM YERİNE KOYUYOR.

Selim Çürükkaya ile katıldığım  “Jindar Ax” programından sonra yapılan tartışmalar kamuoyu ve Kürt yurtseverleri tarafından biliniyor.  Bu tartışmaları aktarmama gerek yok. Sosyal medyada ve yayın organlarında duruyorlar. İsteyen açıp bakabilir.

Özce söylemem gerekirse, bu tartışmaların düşünce ve ifade özgürlüğü çerçevesinde yürütüldüğü açıktır. Neden böyle olduğunu da konuya ilişkin detaylı bir makale ile açıkladım.

Yazdığım yazılar, yazarı olduğum VENGMa sitesinden yayınlanmadı ve yazılarım kaldırıldı. Anlaşılan bu karar, sadece Selim Çürükkaya’nın keyfi bir tasarrufu olduğu için, Yayın Kurulu’nun diğer üyelerinin itirazına mazhar kaldı.

Bunun üzerine, benim yazılarımın neden Vengma’da yayınlanmadığı, bundan sonra Vengma’da yazılarımın yayınlanacağı kamuoyuna yapılan yazılı bir açıklama ile duyuruldu.

Böylece yazılarım Selim Çürükkaya’nın sansüründen kurtulmuş oldu.

Bugün Vengma Redeksiyon Kurulu’nun bir üyesinin bana verdiği habere göre, Selim Çürükkaya yine Yayın Kurulu’nun haberi olmadan Yayın Kurulun adına bir açıklama yapıyor.

Bu açıklamasında da benim Vegnma yazarlığa son veriyor. Kendine göre gerekçeler sunmuş.

Selim Çürükkaya, Vegnma Yayın Kurulu adına bu keyfi tutum içine girerken,  Türk savcıları kadar şekli de olsa hukuka uymuyor. Benim görüşlerime başvurma gereğini duymuyor.

Kendisi hem savcı, hem hâkim gibi davranıyor. Kendince sanık gördüğü benim ifademe başvurmuyor. Giyabımda avukatım da yokken ( ki şimdi Türk emniyeti avukat olmadan ifade bile alamıyor), diğer Yayın Kurulu üyelerinin görüşlerini de almadan beni Vegnma’nın yazarlığından çıkarıyor.

Bu, hukukla, düşünce ve ifade özgürlüğüyle, basın özgürlüğüyle,, yazarın özlük haklarıyla da alakası olmayan bu karar: Bize binlerce Kürt yurtseverinin ve insanın infazına karar veren cahil-cühelanın yönettiği PKK ve diğer radikal örgütlerin mahkemelerini hatırlatıyor.

PKK’nın bu katliama karar veren mahkemesinin başkanlığını Selim Çürükka’nın yaptığı doğru mu? Acaba o gelenek ve kültürü mü sürdürüyor? Diye de düşünmeden edemedim.

Düşünce-fikirlerimin, düşünce-ifade özgürlüğü çerçevesinde olmaması yazarlıktan çıkmama gerekçe gösterilmiş. Ben ve kamuoyu çok iyi biliyor ki Selim Çürükaya’nın sahip olduğu siyasi ve toplumsal kültür düşünce dünyası, düşünce ve ifade özgürlüğüne yabancıdır. Hattat karşıttır.

Benimle ilgili bu konuda karar verirken, kendi açıklamasını beğenenlerin bilirkişiliğine mi başvurduysa, bu çıkar yol değildir.  Onlar da bilirkişi olma yetenek ve kabiliyetinde değillerdir.

Yine benim yazarlıktan çıkarılmamın bir nedeni de, İHBAR, İFTİRA VE KARALAMA yaptığımdır.  

Ben biliyorum ki Selim Çürükkya, bu kavramların hukuki karşılığını bile durumda değil. Sözlük anlamlarına bile bakmamış.

Bu tespitlere kendisine alkış çalanlarla varmışsa, bu da hukuki ve meşru bir yol değildir. Bu yol, kendisini batağa götürür.

SELİM ÇÜRÜKKAYA,  kurulu hiçe sayarak PKK’daki önderlik kurumu gibi kendisini konumlandırmış. Hayırlı olsun.

Aldığı karar hukuka, düşünce ve ifade özgürlüğüne karşıdır.

Türkiye’de “Atatürk Hitlerin hocasıdır”, “Türk Devleti sömürgeci ve işgalcidir”, “Türk Devleti Kürtleri katletmiştir ve katliamlar yapmıştır”, “Kemalizm devletin resmi ideolojisidir. Kürt milletine düşmandır. Kürtleri yok etmek istemiştir. Kürtleri Türkleştirmek için çalışmıştır”,, “Kemalizm faşist sömürgeci tekçi totaliter bir ideolojidir”, “Kürtler devlet kurma hakkına sahiptir. Kürt milli direnme hareketleri devlet kurmayı amaçlamışlardır. Kürdistan milli liderlerinin yaptıkları meşru ve bir milli hak arayışıdır”, “Türk Bayrağı Kürt Bayrağı değildir”, “Atatürk, Kürlerin lideri değil, katilidir” ve daha sıralayacağım birçok konuda Türk Devleti savcılar beni paldır-küldür değil, belli bir bürokratik ve hukuki prosedür çerçevesinde mahkemeye çıkardılar, yargıladılar. Bir kısım görüşlerim düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamından görülüp beraatla sonuçlandı. Bir kısmı da cezalandırılmakla sonuçlandı.

Ne yazık ki, Apoculuk virüsü böyle bir virüs. Düğme yanlış bağlandığı için, o yanlış devam ediyor.

Anlaşılan Selim Çürükkaya’nın tam anlamıyla ezberi bozulmuş. İşler oldukça zor.

Okuyucularım gerçeği olduğu gibi görsün ve zahmete katlanmasın diye Selim Çürükkaya’nın açıklamasını da olduğu gibi yazıma iliştirerek yayınlıyorum.

Kamuoyu ve Kürt yurtseverlerine saygılar.

                                       ******

Kamuoyuna

Vengama yazı kurulu 24.04.2020 tarihinde yaptığı toplantıda oy birliği ile aldığı kararla sitemizin köşe yazarlarından İbrahim Güçlü’nün yazılarına son verilmesini kararlaştırdı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir