
Kaynak,Bakr Alkasem/AFP/ Getty Images
-
- Yazan,Berza ÅžimÅŸek
- Unvan,BBC News Türkçe
- X,
Suriye’de iç savaşın sona ermesinin üzerinden bir yıl geçmeden, ülke yeniden ÅŸiddet sarmalına sürüklenme riskiyle karşı karşıya.
Son haftalarda Halep vilayetinden Suriye ordusu ile Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) zaman zaman çatıştığı haberleri geliyor.
Şam yönetiminin Kürtlerin kontrol ettiği ülkenin kuzeydoğusuna askeri operasyon hazırlığında olduğu iddiaları da gündemde.
Son olarak BeÅŸar Esad’ı deviren güçlerin liderliÄŸini üstlenerek geçici yönetimin başına gelen Ahmed Åžara, SDG ile varılan 10 Mart anlaÅŸmasının çatışma yaÅŸanmadan uygulamaya konmasını umduÄŸunu söyledi.
SDG’yi teoride anlaÅŸmayı destekler görünmekle, pratikte ise maddelerini yerine getirmemekle suçladı.
10 Mart 2025’te Åžara, iç savaÅŸ sırasında Suriye’nin kuzeydoÄŸusunda fiili bir özerk yönetim kuran Kürtlerle bir mutabakat imzalamıştı.
Mutabakatta SDG’nin Suriye ordusuna entegre edilmesi ve Kürt güçlerinin kontrolündeki bölgelerin Åžam yönetimine devredilmesi öngörülüyordu.
Bunlara petrol ve gaz sahaları gibi ekonomik açıdan kritik alanların devri de dahildi.
AnlaÅŸma, Suriye’deki tüm etnik ve dini azınlıkların haklarını güvence altına alıyor ve Kürtlere vatandaÅŸlık verilmesini saÄŸlıyordu.
Fakat şimdiye kadar hayata geçmedi.

Kaynak,SANA/ Reuters
Aradan geçen dönemde Şam yönetiminin Dürzi ve Alevi gibi diğer azınlıklarla arasındaki tansiyon da yükseldi; İsrail ülkeye askeri müdahalelerde bulundu.
ABD, Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunmasından yana olduÄŸunu açıkladı.
Ankara, Şam yönetimine güçlü şekilde destek verdiğini vurguladı.
Peki Şam yönetimi ve Kürtler arasındaki sorunun kaynağı ne?
‘Farklı güç odakları’
SDG, Suriye’nin kuzeydoÄŸusunun büyük kısmını kontrol ediyor ve 2018’de burada fiili özerk bölge ilan etti.
Hiçbir ülke tarafından resmen tanınmayan bu yönetim, iç savaÅŸ sırasında özellikle Irak Åžam İslam Devleti’ne (IŞİD) karşı mücadelede ABD’nin desteÄŸine sahipti.
SDG’nin omurgasını Halk Koruma Birlikleri (YPG) oluÅŸturuyor.
Türkiye YPG’yi “PKK’nın uzantısı ve terör örgütü” olarak nitelendiriyor.
BBC Türkçe‘nin sorularını yanıtlayan, İngiltere merkezli düşünce kuruluÅŸu RUSI’den Prof. Dr. Serhat Erkmen, ademi merkeziyetçiliÄŸe iliÅŸkin tartışmaların, iç savaÅŸ sırasında “farklı güç odaklarının” ortaya çıkmasından kaynaklandığını söylüyor.
“Eski rejimin kontrol alanı belli yerlerle sınırlıydı. Bu mirasın üzerine Åžara yeni yönetimi kurmaya çalıştı” diyor.
İç savaÅŸ öncesi Türkiye’nin son Åžam büyükelçisi Ömer Önhon dış aktörlerin de Suriye’deki yönetim krizinin aşılmasını zorlaÅŸtırdığını düşünüyor:
“Ülke dışı faktörler var. Bunların başında Türkiye, İsrail, ABD ve muhtelif Arap ülkeleri, ayrıca, ÅŸu anda baÅŸka sorunlarla meÅŸgul olsalar da İran ve Rusya geliyor.
“ÇoÄŸu zaman birbiriyle çatışan öncelikleri ve gündemleri bulunan bu ülkelerin tutumları da Suriye’de bir çözüm bulunmasını güçleÅŸtiriyor.”

İngiltere merkezli risk danışmanlığı ÅŸirketi Sibylline’ın OrtadoÄŸu ve Afrika Analisti Megan Sutcliffe, Åžam yönetimi ile SDG arasındaki iliÅŸkiyi Türkiye’deki Kürt sorununun da etkilediÄŸi yorumunu yapıyor:
“Türkiye, uzun zamandır bir Kürt devletinin kurulmasına karşı çıkıyor ve Suriye’de federalist veya özerk bir Kürt bölgesinin kurulmasının, Türkiye’deki ayrılıkçı ÅŸiddetin artmasına yol açacağından endiÅŸe duyuyor.”
BBC Türkçe‘nin sorularını yanıtlayan Sutcliffe bu baÄŸlamda Åžam hükümeti ile Ankara arasında imzalanan askeri destek anlaÅŸmasına da dikkati çekiyor.
Uluslararası haber ajanslarının savunma bakanlığı kaynaklarına dayandırdığı haberlere göre 13 AÄŸustos’ta imzalanan anlaÅŸmayla, Türkiye Åžam yönetimine silah sistemleri, askeri ekipman ve lojistik destek saÄŸlayacak.
Ankara’dan anlaÅŸmanın detaylarıyla ilgili resmi bir açıklama yapılmadı.
Ademi merkeziyetçilik talebi
Åžam yönetimi bir süredir SDG’ye 10 Mart anlaÅŸmasını uygulamaya koyması çaÄŸrısı yapıyordu.
Bunun yerine ülkenin kuzeydoÄŸusundaki Haseke’de SDG’nin düzenlediÄŸi ve Dürzi ile Alevi liderlerinin katıldığı bir toplantıdan ademi merkeziyetçilik talebi yükseldi.
SDG’ye yakınlığıyla bilinen Hawar Haber Ajansı’nın (ANHA) haberine göre, 8 AÄŸustos’taki toplantıda fiili Kuzey ve DoÄŸu Suriye Özerk Yönetimi’nin Dış İliÅŸkiler Komitesi EÅŸbaÅŸkanı İlham Ahmed, konferansın amacını açıklarken Suriye tahayyülünü de ortaya serdi.
Konferansın amacını, “gerçek ortaklık, karşılıklı tanıma, adil temsil, samimi vatandaÅŸlık, demokratik çoÄŸulculuk ve ademi merkeziyetçilik” temelinde yeni bir Suriye geleceÄŸinin ÅŸekillenmesine katkıda bulunmak ÅŸeklinde açıkladı.
ANHA’nın haberine göre konferans bildirisinde, “Ademi merkeziyetçi yönetimi garanti altına alan demokratik bir anayasanın kabul edilmesi” çaÄŸrısı yapıldı.

Kaynak,Delil Souleiman / AFP / Getty Images
Prof. Dr. Erkmen, bu açıklamaların 10 Mart anlaşmasıyla çelişip çelişmediği sorumuzu şöyle yanıtlıyor:
“Kürtler hiçbir zaman 10 Mart anlaÅŸmasının ademi merkeziyetçiliÄŸe aykırı olduÄŸunu söylemediler. Hatta İlham Ahmed defalarca ’10 Mart anlaÅŸması sadece Suriye yönetimine entegrasyonu öngören bir ÅŸey deÄŸildir; Kürtlere de haklar tanır ve ademi merkeziyetçilikle paralel devam etmelidir’ demiÅŸti.”
Megan Sutcliffe de anlaÅŸmada SDG’nin topraklarını merkezi yönetimle birleÅŸtirmeyi kabul ettiÄŸini, ancak bunun onlara göre Åžam’ın yönetiminin merkezileÅŸmesi anlamına gelmediÄŸini söylüyor:
“AnlaÅŸmazlıkların söz konusu topraklarda uygulanacak yönetim yapıları ve bunların tam olarak nasıl yapılandırılacağı konusundan kaynaklandığını düşünüyorum.”
‘Åžam oldu bittiye razı deÄŸil’
BBC Türkçe‘nin sorularını yanıtlayan eski Büyükelçi Ömer Önhon da SDG’nin amaçları arasında “kendi kontrol ettiÄŸi topraklarda otonom bir yönetime sahip olmayı, silahlı gücünü korumayı, petrol sahalarının iÅŸletilmesi ve gelirinden önemli oranda pay almayı” sayıyor.
Önhon’a göre Åžam yönetimi de dahil Suriye’nin çoÄŸunluÄŸu bu ÅŸekilde bir “oldu bittiyi” kabullenmeye hazır deÄŸil.
Buna karşılık azınlıkların da Şara yönetimine güvenmediklerini söylüyor.
“Åžara yönetimi azınlıkların dışlanmayacağını vaad ediyor ama atılan adımların ve uygulamaların bu vaatleri tam olarak karşılamaması Åžara yönetimine güven duyulmasını zorlaÅŸtırıyor” diyor.

Kaynak,Omar Haj Kadour/ AFP/ Getty Images
Erkmen’e göre toplantıdaki asıl dikkat çeken nokta, Kürtler ve Dürzilerin yanı sıra Alevilerin de “Esad’ın devrilmesinden bu yana ilk kez ademi merkeziyetçiliÄŸe yakın bir taleple” ortaya çıkması.
“8 AÄŸustos’ta yapılan toplantıyla ademi merkeziyetçiliÄŸin Suriye’de Aleviler, Dürziler, Kürtler tarafından dile getirilen temel siyasi talep haline getirilmeye çalışıldığını görüyoruz. O toplantı, yükselen tansiyonun en önemli tetikleyicisi oldu” diyor.
Åžam yönetimi Paris Konferansı’ndan çekildi
Geçiş dönemi devlet başkanı olarak atandıktan sonra yaptığı ilk konuşmada Şara, toprak bütünlüğü vurgusu yapmıştı.
Suriye’deki tüm silahlı grupların feshedileceÄŸini ve yeni kurulacak devlet kurumlarına entegre edileceklerini söylemiÅŸti.
Bu kapsamda, 10 Mart mutabakatının hayata geçirilmesi konusunda Paris’te ABD ve Fransa arabuluculuÄŸunda Suriye geçici hükümeti ve SDG arasında bir konferans düzenlenmesi planlıyordu.
Haseke’deki toplantının ertesi günü, 9 AÄŸustos’ta, Åžam yönetimi, Paris’teki konferansa katılmayacağını açıkladı.
Hükümetin bundan sonraki konferansların Suriye’de yapılmasını ÅŸart koÅŸtuÄŸu basına yansıdı.
Bütün bunlar olurken Halep vilayetinden Şam ordusu ile SDG güçleri arasında çatışmaların yaşandığı haberleri geldi.
İlham Ahmed baÅŸkanlığındaki bir heyetin 11 AÄŸustos’ta Åžam’a giderek Suriye DışiÅŸleri Bakanı Esad Hasan Åžeybani ile görüştüğü de basına yansıdı.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, görüşmenin amacının daha fazla askeri tırmanışın önlenmesi olduğunu yazdı.
Bu geliÅŸmeyi izleyen açıklamasında Åžara, SDG’yi 10 Mart anlaÅŸmasına aykırı davranmakla suçladı ancak çatışmaların önleneceÄŸine dair inancını da dile getirdi.
Suriye’de barışın saÄŸlanması konusunda Türkiye ve ABD arasında mutabakat olduÄŸuna dikkat çeken Åžara, “Umarım ihtilaf yaÅŸamayız. Birkaç ay içinde çözüleceÄŸini umuyorum” dedi.
Åžimdi ne olacak?
Peki ÅŸimdi ne olacak?
Sutcliffe çözüm bulunamazsa yıl sonuna doğru çatışmaların yoğunlaşabileceğini düşünüyor.
Son aylarda Süveyda, Latakya ve Tarsus’taki çatışmaları örnek göstererek küçük ÅŸiddet olaylarının hızla büyüme potansiyeli konusunda uyarıyor.
Erkmen’e göre de mevcut ortamda Åžam’a baÄŸlanmak isteyen grupların ayaklanmasıyla ülkedeki çatışmaların ÅŸiddetlenmesi olası:
“Deyrizor ve Rakka’da SDG yönetimini artık kabul etmeyecek ve merkezi hükümete baÄŸlanmak isteyecek Sunni Arap aÅŸiretlerin sivil hareket baÅŸlatmasını, bunun silahlı çatışmaya dönmesini ve Suriye ordusundan bu vilayetlere davet üzerine destek gelmesi ile devam edebilecek bir sürecin yaÅŸanmasını ihtimal dışı görmüyorum.”
Önhon ülkenin Kürtler, Dürziler, Aleviler ve dış güçlerin de dahil olacağı bir iç savaÅŸa sürüklenmesi olasılığına karşı uyarırken “ABD’nin tutumu kritik önemde” diyor. (BBC)



