İbrahim GÜÇLÜ
Kürdistan’ın Batısı, PKK/PYD ve Mazlum Abdi ile ilgili başından beri yanlış tartışmalar ve değerlendirmeler var, günümüzde de bu yanlış görüşler ve değerlendirmelere devam ediliyor.
Kürdistan’ın Batısı ile ilgili yanlış görüş, sanki başından beri orada bir federal yönetimin ve Kürdlerin kendi kendilerini yönettikleri görüşüdür.
Bu görüş, yanlış bir görüş. Çünkü PKK, 1980 yılından sonra Suriye Devleti ve Baas Rejiminin güdümünde hareket etmeye başlayınca, Kürdistan’ın Batısı diye bir ülkeyi, Kürd ulusu diye bir ulusu defterinden sildi.
Kuzey Kürdistan’dan gelen “Kürd muhacirlerin” yerleştiği bir toprak parçası kabul etti. Kürdleri de ulus değil, Kuzey’den gelen göçmenler/muhacirler kabul etti.
Bundan dolayı, Batı Kürdistan Partilerini meşru partiler kabul etmedi. Onlara savaş açtı. Batı Kürdistan’ın bir bağımsızlık ve özgürlük meselesi olmadığını kabul ettiği için, 1984’de başlattığı Arap ve Türk Savaşında binlerce Batı Kürdistan’lı Kürd Gencini Baas Rejiminin desteği ile Kuzey Kürdistan Dağlarına taşıyarak katlettirdi ya da onları kendisi infaz etti.
Partiya Yekîtiya Demokrat (PYD), Öcalan Suriye’yi terk edip, kendi ana rahmi olan Türk Devletine geri dönünce, 2011 yılında Baas Partisinin teşvik ve desteği ile kuruldu. Bundan dolayı, partinin isminde Kürd ve Kürdistan kavramları yoktur. Bu da PYD’nin, PKK ve Öcalan’ın Batı Kürdistan’ı yok saydığı görüşlerine dayalı olarak kurulduğunun somut delilidir..
PKK/PYD, Suriye’de 2013’te Baas Muhalefeti gösterilerle başlayınca ve gösterilerden sonra Suriye’de İç Savaş başlayınca Kürd milli hareketinin değişik örgütsel aktörleri bu muhalefete olumlu baktı. Baas Rejiminin değişmesi, Baas’ın tasfiyesini savundu. Suriye için, demokratik, çoğulcu, parlamenter, idari özerkliklerin anayasada kabul edilmesini savundu.
Daha sonra ENKS olarak Suriye için federal sistemi önerdi ve bunun için mücadele etti.
PYD ise, Baas Rejiminin değişmesine karşı çıktı. Bunun üzerine Baas Rejimi, PYD’yi silahlandırdı ve Batı Kürdistan’da vekil savaşçısı haline getirdi.
PYD, Batı Kürdistan’da Baas Partisinin diktatörlüğüne ortak oldu. Halka zulüm etti ve Kürdistan siyasi partilerinin siyasi faaliyetlerini yasakladı, Kürd milliyetçi ve parti kadroları tutukladı, işkence etti, katletti.
Kürdistan’ı haritadan sildi. Kuzey Suriye yaptı. Orada da Kürtler için değil, Baas ve PKK adına egemenlik sistemi oluşturdu.
Bu milli olmayan yoldan Kürtlük yoluna dönmesi için, Kürdistan Başkanı Mesut Barzani insiyatifiyle Hewlêr ve Duhok Antlaşmaları, Türklerin karşı ataklarına ve saldırı risklerine rağmen, gerçekleşti.
Ne yazık ki, Türk Devleti Öcalan vasıtasıyla ve Baas Rejimi bu antlaşmaların hayata geçmesini engelledi.
Bundan sonra, bu anlaşmaların etkisiyle PKK/PYD Kürdistan’da kitlesel bir güce sahip olmamasına rağmen, tehlikeli bir büyüme gösterdi.
PKK/PYD giderek Kürd milletinin yüzde yüz milli çıkarlarına aykırı bir çizgide çalışmalarına devam etti.
Zamanla ABD’nin paralı askerleri olarak işgallere katıldı.
Böylece Suriye’de Rejim Değişikliği halinde federal yapının, Kürtlerin ortak olduğu bir devlet yapısının önüne geçti.
Bundan dolayı diyebilirim ki, PK/PYD ve Mazlum Abdi şimdilerde değil, başından beri Suriye Devleti için çalışıyorlardı.
Tetwan, 9 Eylül 2026


