Abuzer Balî HAN
Kürtler ne bir parçada, ne de genelde ulusal birlikoluşturmayınca hep böyle güçsüz ve hedeflerineerişmeden bir mücadeleyi sürüp giderler! Oluşmayan bir birlik, Kürtleri aralarında pay edendevletlerin de işine geliyor! Kürtler birleşmeyince, günümüzde etken bir güç olmaktan uzaklar. Ne kendilerini koruyan güçlü bir devlet, ne de dünyadasırtlarını verecek dost bir ülkeleri yoktur! Bir başınasanki sahipsizler!..
Kürtler karanlık güçlerin her an boy hedefi!.. ÜstelikRojava’da Türkiye’nin kendi Kürtlerine uyguladığıöldürmeden yaÅŸat politikası ve inkara dayalı siyasetiSuriye’de de egemen olmaya baÅŸladı!.. Suriye’deviraneye çevrilmiÅŸ olan eski Kürt yerleÅŸim yerlerihalen iÅŸgalci Araplardan tam olarak alınamadı! Kuzey Suriye diye adlandırılan Rojava, Kürt bölgesiolarak halen Türkiye’nin paralı askerleri olan veTürkiye’ye baÄŸlı Suriye Milli Ordusu (SMO) bünyesindeki Sultan Murat Tümeni ile birlikte hareketeden ve Süriye’de yerleÅŸik olan Türkmen kökenliağırlıklı diÄŸer birlikler halen Kürtlere saldırmakta veellerindeki kiymetli mal ve deÄŸerlere el koynaktalar!..
Bu çetelerin diÄŸerlerinin adı ise Sultan Murat Tümeni, Afrin ve çevresinde etkin olan konumu ile Halep’inboÅŸaltılmasında bu tümen görev aldı! DiÄŸer biraskeri birlik ise Hamza Tümeni (Al-Hamza), Sultan Murat ile birlikte SMO’nun en önemli vurucugüçlerden oluÅŸan gurubudur! DiÄŸer dinci katillerdenoluÅŸan Muntasır Billah Tugayı, çoÄŸunluÄŸuTürkmen olan katillerden oluÅŸmaktadır!..Semerkand Tugayı ise Orta-Asyadan devÅŸirmeçetelerin ve Türkmen ağırlıklı, Sultan Murat Tümeni ile koordineli hareket eden ve Türkiye’nin paralıaskerleridir!..
Süleyman Şah Tümeni (Amşat) ve bazı diğerparalı küçük gruplar SMO (Suriye Milli Ordusu) bünyesinde hareket eden askeri guruplardır. Kürtlerin ümit bağladıkları askeri kanat da şimdi bugruplardan bir tanesi olarak SMO’ya bağlandı. Buaskeri oluşumların tümü de böylelikle Türkiye’yebağlanmış durumdalar!..
Türkiye’de „Yeni Osmanlılar“ böylece eski Osmanlıtopraklarını yine anavatana katma projelerinisürdürecekler! Önümüzdeki dönemde Kudüs veFilistin ile birleşme gündeme gelecek!.. Doğal olarakİsrail’in ortadan kaldırılma planı da devreye böylecegirmiş olacak!
Lübnan‘a gelince o bir sorun olmayacak! Oradabulunan askeri güçler İran destekli milislerdir! İran‘ınBaÅŸbakanı PezeÅŸkiyan, bir röportajındadiyorki:”Kesinlikle Türk olduÄŸumu, Azerbaycan’dadoÄŸduÄŸumu söyledim! Babam Türk’tü, annemTürk’tü ve ben Türk olmaktan gurur duyuyorum!..” ifadelerini kullanarak Türk olduÄŸunu vurgularken, Türklerin dili ve kültürüyle alay edilmesine izinvermeyeceklerini ve anayasal haklar çerçevesindeana dilde eÄŸitim gibi konuların takipçisi olacağınıbelirtmiÅŸtir!“ Bu haliyle Osmanlı’nın bile zaptedemediÄŸi İran Åžahlığı’nı da „Yeni Türkiyeki Osmanlılar!“ savaÅŸmadan kazanmış olacaklar!..
Egemen devletler bunu böyle düşünürken bazı Kürt örgüt ve partileri de Kerkük’ü nasıl Türkmenlerekaptıracakları hesapları içinde  ihaneti tercihetmekteler!..
Aklın yolu birdir! Aklını kullanamiyan ve Kürtlüğünesahip çıkmayanlar ise elbette her yerde ayak altıolurlar! Kürtler bir olup birleşmeyince Güney Kürdistan’da olduğu gibi her konuda sınıfta kalırlar. Zayıf düşürülen Kürtler ise düşman güçlerce karşıkarşıya getirilerek etkisiz konuma getirilirler!..
Kürtler ve Kürdistan bir türlü Kürt feodalist ve tutucugüçlerin egemenliğinden kurtulmadığını, gelişenolaylardan anlıyor ve görüyoruz! Feodalizm sözcükanlamıyla toprağa dayalı düzen anlamına gelir. Tarihsel anlayışla feodalizm; Orta Çağ’a karşılıkgelen siyasal, ekonomik ve sosyal düzenin adıdır. Halen Kürtler yoksa Orta Çağ’da mı yaşıyorlar?!.Şüphesiz ki değil! Ya olanlara bakıldığında bu kadartutucu ve gericiliğe ne demek lazım?..
Feodalizmde siyasal yönden güçlü merkezi otoritegörülmez. Tıpkı Güney Kürdistan’ın Soran veBarzan bölgelerinde olduğu gibi! Devletlerin veyagüçlerin birliği yoktur! Çünkü Güney Kürdistan değişik siyasal bölgelere ayrılmıştır. Böylesi birrejimde siyasal birimler arasında birliğin sağlanmasıda oldukça zordurdur! Dolaysıyla merkezi otoritedenbahsetmek anlamsızdır! Merkezi yönetim çok zayıfolup, bu zayıflıktan da egemen güç ve devletleryararlanmaktadır!..
Güney Kürdistan’da tam olarak bir feodalist yapı da yok!.. Feodalizmin ekonomik yönü tarım etkinliğineve en önemlisi de mülkiyet olan toprağa dayanır. Dolayısıyla tarım feodalizmde en önemli faaliyettir. Feodalizmin sosyal yönünü, toprağı işleyen serf iletoprak sahibi ağa arasındaki ilişki tayin eder. Ağa, toprak sahibi olan ve köylüyü koruyandır. Toprağınişleyeni olan köylü ile toprak sahibi arasındaki builişki feodalizmi oluşturur. Sınıflı bir toplumyapısında sömürülen-sömüren ilişkisinin olduğunuyerde söz sahibi olan yöneten kişidir! Halkın sözsahibi olması söz konusu değildir. Güney Kürdistan’da da günümüzde olanlar da tam da bunadenk gelmektedir!..
Halbuki Güney Kürdistan’da petrol ve gaz gelirleriolmasa hem zenginler, hem de fakirler açlıktanölürler! Toprak işletmeciliği bitmiştir! Hayvancılık da gittikçe azalmaktadır! Bölge her türlü ihtiyacınıTürkiye ve İran’dan temin etmekte, nerdeyse onlarabağımlı hale gelmiştir!
20. yüzyılda sömürge olan dünya halkları birer birer özgür olurken, atalarımız olan Kürtler O’nun, bu’nundeÄŸirmenine hep su taşımışlar! 21. yüzyılın baÅŸlarında sömürge olan baÅŸta Afrika ve ezilen dünya halkları özgür olurken, Kürtler feodalizme sarılarak aÅŸiret iliÅŸkilerini daha da en ön plana çıkarmışlar…
21. yüzyılda feodal ilişkilerin yerini alan dar grupsal partilerin çoğu, solculuk adı altında feodal histerilerini liderlerine heba ettiler!.. Feodalhisterilerine yenik düşen parti ve örgüt liderleri ne yazık ki süreç içerisinde çoğu kendi kendilerinitasfiye etti. Bir kısmı da egemen devletin emrinegirerek ajanlaştılar!..
Feodalizmden geriye kalan içgüdüsel düşünce vedavranışlar Kürt toplumunu modern ve çağdaş biryapıya erişmesini de engelledi! Geri kalan ya da egemen devletlerce geri bıraktırılan Kürt toplumundaki ağalık, toprak sahipliği, efendi-kulilişkisi modern toplumlarda devam eden baskıcı, tutucu veya irrasyonel yansımaları Kürt toplumundaçoğu kez yerini korudu!..Kürtlerdeki Feodal yapı vegeleneksel tutuculuk kırsal kesimde varlığınısürdürürken, şehirlere yerleşen yeni Kürt aileleriiçine girdikleri toplum yapısında kendi varlıklarını üstkimlik ile özbenlik arasında kalarak şaşkınlıkgeçirmeye başladılar! Ekonomik ve sosyal bağımlılıkbireylerin ekonomik olarak çalışan bir kişiye veyaaileye aşırı bağımlı olması nedeniyle, insan haklarını arayamayacak kadar korku ve dehşetiçinde yaşamaya yönelmeleri histerisi egemenolduğunda toplum yapısı da değişti!..
Demokratik mücadele ve etniksel politikapartileşmede söz ve güç sahibi olmaya başlayınca, egemen güçler de karanlık oyun ve istihbaratilişkileriyle Kürtleri kiriminalize etmede mesafealarak, Kürtleri tekrar eskisi gibi idare ederek itaatetme yöntemine yöneldiler!.. Bunun sonucunubelirtmek ve yönetmek zaman sürecinde yapılacakolan uygulamalara bağlı olarak değişebilecekderecede hasaslığını koruyacaktır!..
Åžehirlere kayan Kürt köylüsü topraÄŸa baÄŸlılık, aÄŸa-köylü iliÅŸkisinin yerine, kendini günümüzün modern iÅŸ veya siyaset dünyasında metrepollerdekiholdingler, siyaset aÄŸaları, bazan da yeraltımafiyavari iliÅŸkilerle varlığını sürdürmek zorundakaldılar! Bu durum böyle devem edince de feodalbeylerin yerini modern “ÅŸehir aÄŸaları-politikacılar” almış oldu! Bunların bir kısmı ulusal mücadeleyeyatkınlık gösterirken, bir kısmı da yerlerini daha da saÄŸlamlaÅŸtırmak için yerli egemen güçlere sırtınıyasladılar!..
Aşırı, yöresel tutuculuk ve inançlar, feodal düzeninyıkılmasından korkan veya bu düzenin getirdiğiayrıcalıkların elden gitmesini istemeyen Kürt egemen sınıfı sergilediği ve sırtını abartılı, irrasyoneltepkilerle üst egemen sınıfla birleiştirince, Kürt ulusal mücadelesi de yara alarak duraksadı!.. Buetkiyi Kürdistan’ın dört bir parçasında ve dünyayadağılan Kürtler arasında da görmek mümkündür!..
Kırsal kesimlerdeki köylerden ÅŸehirlere kayanmilyonlarca Kürt nüfusu ÅŸehirlerde iÅŸsizlik denen bela ile karşıladıklarında geçici de olsa çoÄŸuÅŸaÅŸkınlığa uÄŸradı!.. Bunların bir kısmı ilegalyollardan yurtdışına kaçarak hayatlarını deÄŸiÅŸtirmeyitercih ettiler! Günümüzde yüzbinlerce Kürd’ün dünya metrepollerinde ucuz insan gücü olarakkullanılması da Kürtlerin kaderini deÄŸiÅŸtirmiyecekdüzeydedir… Â
Günümüzde Kürdistan’ın dört parçası ve tümdünyaya dağılan Kürtler arasında halen bir „Kürt Ulusal Birliği“ politikasının önünde duran egemendevletlerden ziyade bizat Kürt parti ve örgütlerininkendileridir! Önümüzdeki dönemde Kürdistan UlusalBirliği oluşturulmaz ise, artık tarihte bir Kürt Devleti’nin de kurulması hayal olur!..
  1  Mayıs 2026
       Abuzer Bali Han
          –Politolog–  Â


