Kürdler üç Maymunu oynarlarken, Güney Kürdistan rısk altında!

Uzun bir dönemdir güney Kürdistan ciddi bir risk altına girmiştir. Bunda en belirgin neden iki büyük gücün aymazlığıdır. KDP ve YNK kimi sömürgeci güçlerle fingirleşirlerken bu iki güç nereden, nereye geldiklerinin farkında bile değiller. Adı geçen iki güç yıllardır birbirlerinin kuyularını kazmaktadırlar.

Güneydeki kazanımlar sadece Peşmergenin gücü yada kahramanlığı ile olmamıştır. Burada en belirgin etki ABD’nin 1991 Saddama müdehalesi ardından Nisan 2003’te tamamen berteraf edilmesidir. 1992 mayısında güney Kürdistanda yapılan seçimler halen belleklerdedir. Bu iki güç halkın kararını hiçe sayarak mevzilendi ve Amerikanın devreye girmesi ile bir karara bağlanarak Parlalento dağılımını % 5o , yüzde elli olarak tantana çıkmasın diye bölüşüldü. Habur kapısı bir çıban gibi göze battı. Bu kapıda gelen gümrük gelirleri adil bir şekilde paylaşılmadı ve halada paylaşılmıyor. Üstüne, üstlük birde KERKÜK denilen petrol gelirlerinin paylaşımı v.s.

Bu iki mahmurlu sorumsuz baştan dolayı G.Kürdistan’ın gelmiş olduğu durum ortadadır. Bu gidişat hiçte hayırlara vesile değildir. Hani derler ya ‘’ görünen Köy Kılavuz istemez’’.

Bu aymazlık, vurdum duymazlık ve şımarıklığında elbette bir sonu olacaktır. Makalenin başındada belirttiğim gibi Sömürgeci bölge devletleri ile girilen bağımlı ilişkilerde, İpler hep onların elinde olur. Geçmişten bugüne ‘’ düşmanımın, düşmanı benim dostumdur’’ gibi bir saplantı Kürdlere düşük yaptırmıştır. KDP ve YNK bu güdümlü politikalarında vazgeçmedikleri müddetçede ne Peşmerge birleşir nede Hewler ve Süleymaniye birbirlerine yaklaşırlar. Bu bağımlı ve iğrenç politikalar nedeniyle güney Kürdistan her geçen gün ufalmaya devam etmektedir. Fransa Kerkük petrollerine deyim yerindeyse el koydu, güney Kürdistanı bu vesile ile hem zarara uğrattı hemde haraca bağladı. 2017 referandum ve Bağımsızlık seçimleri hepimizi tüm Dünyada ayağa kaldırıp, bütünleştirdi. Deyim yerindeyse bu hevesimiz kısa bir zaman geçmeden kursağımızda bırakıldı. Ardından YNK ve Apocuların büyük çabaları sonucu Kerkük, Şengal ve Xanekin Kürdlerin elinde çıktı. Burada en büyük rolü Kudis baş komutanı Kasım Süleyman Abileri oynadı. Şengalde HTŞ olmadan Apocuların borusu ne öter nede ötebilirdi. İranın Suriye, Gazza, Lübnan ve bizzat İran’da geriletirilmesinden sonra, Apocular kurdukları sözcüklere dikkat eder oldular Mesut Barzani ve ekibine ‘’Sayın’’ der oldular. Umarız bu saygı telefuzları böyle devam eder.

Evet başlıktanda anlaşılacağı gibi Güney Kürdistan ciddi bir risk altında. Buna yukarıda azda olsa değinmeye çalıştım. Bu büyük riskin temel taşlarını YNK ve KDP oluşturmaktadır. Tabiki burada İran ve Türkiye bu iki gücü birbirlerine karşı iyi ve ustaca kullanmaktadırlar. İki Mahmurlu baş ayaklarının altındaki halının gittiğinin tabiki farkındadırlar. Buna rağmen bu aymazlık niyedir derseniz?, sorunun cevabını tembellik yapmadan, birlikte aramakta yarar var diye düşünüyorum. Benim cevabım hazır ve bende saklı. Gerektiğinde başka bir Makalede bunuda açıklarım.

ABD’nin kimi uyarı hatta girişimlerine rağmen iki Peşmerge gücü 30 yıldır birleştirilemedi. Amerikanın bu genişliği ve bonkerliğide elbet birgün bu sorumsuzca davranan iki güce karşı sonlandırılacaktır. İki başlılık yada Kumalık Erillerde (KDP ve YNK) olunca, kimse burnunda kıl aldırtmıyor. Cumhurbaşkanlığı üç dönemdir KDP için bir sorun teşkil ediyor. Parlemento iki genel seçime rağmen bir türlü toplanamıyor. Kerkük valiliği Türkmenlere bir tepside armağan ediliyor. Bunun böyle gitmesi halinde Hewler, Süleymaniyede elden çıkarsa şaşmamak lazım, nedenmi? onuda cevabını lütfen birlikte arayalım ama şimdi değil.

Güney büyük bir risk altında. Apo ve avaneleri güneyde bir tahtaya çivi çakmazlarken, çakılan çivileri sökmekle meşgul oldular. Apo bizzat Güneyi bir tehlike hatta ikinci bir İsrail olarak Müritlerinin beynine kazıdı. O kadar ileride giderek İmranlı Mit ve Özel kuvvetler birinine bağlı kimi Perinçek ekiplerindeki notlarında ‘’ Güney Kürdistanı oradaki Türkmenler eliyle nasıl TC’ye bağlıyacağını’’ avazı çıktığınca dile getirmiştir. Anlı ve şanlı 28 Şubat 2025 deklerasyonu ile TC.’ye şimdiye kadar az Entegre olmuş Kürdleri dahada Entegre etmek için çabalayan Apo, Kürdlere her dört parçada bu projeyi layık görmektedir. Rojava Kürdistanına Entegrasyonu enjekte eden TC. ve onun adamı Apodur. Bunu bugün yine dillendirenler Güneyde aynılarıdır. Güney Kürdistanı Iraka entegre etme yine aynı proje dahilindedir. Bunun için parçalı olan iki Peşmerge gücü Iraka Entegre edilecek ve bunun emareleri şimdiden görülmektedir. İki gücün parçalı İran ve TC’ye bağlı olmaları ABD’nin manevra alanlarını daraltmakta, güç ve kuvetini sarsmakta, desteklerindeki ikirimciliği sorgulamaktadır.

Burada çıkış yolu nedir diye bana sorarsanız? O da KDP ve YNK Peşmerge güçlerini birleştirmeli, Parlamento biran önce toplanmalı, Hükümet kurulmalıdır. Cumhurbaşkanlığı KDP tarafındada tanınmalı ve her iki Aşiret arasında paylaşılan yetki, görev, İktisadi gelir kaynakları adil bir şekilde halkın refah, sosyal, kültürel, eğitsel, konut ve sportif gereksimlerine göre dağıtılmalıdır.

Başta Kürdler, Dünya halk ve Sistemleri artık Güney Kürdistanda başka Simalarında var olduklarını, olabileceklerini görmek istemektedirler.

Edi Bese, Kürdistan sadece birkaç Aşiret ve Bireylerinde oluşmamaktadır. Dünya halklar, milliyetler topluluğunda yer alabilmenin yegane sırrı: Adil, eşit, sosyal, yenilikçi ve bir o kadarda çağdaş, geniş bir perspektifle Dünyaya bakış açılarıyla mümkündür, ne dersiniz yoksa yanılıyormuyum?

Dikkat kimi Apocu yayın kuruluşları İran Kürdistanında PJAK’ ı habire bilinçlice öne sürmeleri Enegrasyona doğru bir propaganda değilmi, ne dersiniz? sahi PJAK dünkü çocuk değilmi ve neden kuruldu? Oysa Doğu Kürdistanda 1945’ te Kurulan bir KDP ve ondan sonra kurulan başka partiler, Komela, Pak v.s. gibileride vardır. PJAK’ ın 2011’den buyana İran Rejimi ile zımmi anlaşmalarını burada bana açtırtmayın, o dönemlerde Murat Karayılan neden birden bire kayboldu ve tekrardan serbest kaldı?

Geef een reactie

Je e-mailadres wordt niet gepubliceerd. Vereiste velden zijn gemarkeerd met *