Kürdistan’ın Doğusu ve İran’daki gelişmeler için Konferans

İbrahim GÜÇLÜ

Kürdistan’ın Doğusunda Saqızlı Jina Emînî’nin, İran Teokratik-Faşist Rejiminin “Ahlâk Polis Teşkilatı”  tarafından katledilmesinden sonra, protesto eylemleri, ilk planda Kürdistan’ın Doğusunda yürüyüşler, mitingler, grevler şeklinde baş gösterdi.  Bu protestolar kısa süre içinde İran’ın birçok şehrine yayıldı. Beluciler, Araplar, Azeriler, Farslar da kendi şehirlerinde bu protesto hareketlerini desteklediler.

İran Teokratik-Rejimi, bu protesto hareketini, dış güçlerin bir provokasyonu ve planı olarak değerlendirdi. Protesto eylemlerini karşı devlet şiddetini kullanmaya başladı. Devlet saldırılarıyla birlikte, ölenler oldu, Gözaltına alınanlar ve tutuklananlar oldu. İran’ın Sömürgeci Teokratik-Faşist Rejiminin bu saldırıları, Kürdistan’ın bütün parçalarındaki Kürtler ve dünya Kürtleri, uluslar arası demokratik ve İran karşıtı güçleri tarafından da protesto edilmeye; Kürdistan’ın Doğusunda ve İran genelinden sivil ayaklanmaya dönüşen hareket desteklenmeye başlandı.

Kürdistan’ın Doğusundaki ve İran’daki sivil ayaklanma kısa sürede kartopu gibi büyüdü. Katliama, idamlara, şiddete rağmen, sivil ayaklanma, gücünden bir şey kaybetmeden devam ediyor. Sivil ayaklanma, zor olmasına rağmen İran’daki değişim için umut saçıyor. Dünyadan sivil ayaklanmaya destekler de daha da büyüyor. 

Kürdistan’ın Kuzeyinde de, bağımsız Kürt yurtsever siyasetçileri- aydınlar-yazarlar, Kürdistan parti ve örgütleri (HAK-PAR, PAK, PSK, Tevgera Azadi, Yurtsever Gençlik Örgütü)) bir araya gelerek hem İran Teokratik-Faşist Rejimini protesto etmek, hem de Kürdistan’ın Doğusundaki ve İran’daki haklı sivil ayaklanmayı desteklemek için bir çalışma başlattılar.

Ortak toplantıda kapsamlı tartışmalar yapıldı ve çok çeşitli protesto ve destekleme eylemleri önerildi. Sonuçta ilk plânda bir imza kampanyasının başlatılmasına, daha sonra gelişmelerin ışığında yeni protesto ve destekleme eylemlerinin gerçekleştirilebilineceğine karar verildi. Kürtçe ve Türkçe hazırlanan bir protesto ve destek bildirgesi karar altına alındı. Bu bildirge, imzaya açıldı. 500’e kişiye yakın imza ile bu bildirge Gazeteciler Cemiyetinde yapılan bir basın toplantısıyla kamuoyuna açıklandı.

Basın Toplantısında aynı zamanda bir saatlik oturma eylemi de yapıldı.

 

Basın bildirisine son şeklini vermek, basın toplantısını yapmak, imzaların toplanmasını koordine etmek için bir Koordinasyon Kurulu da saptanmıştı.. Bu Kurulun yapacağı yeni çalışmalar hakkından karar verilmesi beklendi. Ne yazık ki uzun bir zaman bu kuruldan bir ses gelmedi.

Daha sonra Kürdistan parti ve örgütlerinin çağrısıyla bir konferansın yapılacağı duyuruldu. Konferans 7 Ocak 2023 tarihinde yapıldı. Konferansa katıldığım zaman, yapılanın içerik ve teknik anlamda bir konferanstan ziyade bir seminer ya da paneldi.

Konferansın düzenleyenler, ilk başlarda ortakça tespit ettiğimiz bu Koordinasyon Kurulu olmadığı, konferansta yapılan açıklama ile anlaşıldı. Konferansı hazırlayan Kürdistan parti ve örgütleri oldu. Ama Konferans açılışında da bu konferansın imza kampanyası ve 1 saatlik oturma eylemiyle başlatılan çalışmanın bir devamı olduğu açıklandı.  

Konferans 6 Kürdistan parti ve örgütü tarafından yapıldı: Hak ve Özgürlükler Partisi  (HAK-PAR), Kürdistan Demokrat Hareketi (TEVGER),  Kürdistan Özgürlük Hareketi (PAK), Kürdistan Sosyalist Partisi (PSK), Kürt Demokrat Partisi, KDP-Bakur.

Ne yazık ki, konferansta bağımsız Kürt yurtsever aydınlarının, siyasetçilerinin isminden bahsedilmedi. Bununla ciddi bir hak ve hukuk ihlalinin ortaya çıktığını saptamak yanlış olmazsa gerek. Ayrıca karşılıklı ilişkilerde güven tesisi açısından da uyarıcı olması bakımından da gereklidir. Yoksa birlikte yürümek oldukça zor olur.

Konferans başlangıcında Doğu Kürdistan’daki sivil ayaklanmayı başından beri destekleyen ve yöneten Kürdistan siyasi Partileri İşbirliği Merkezi tarafından gönderilen mesaj oklundu. Mesaj oldukça aydınlatıcı nitelikte bir mesajdı. Geniş mesaj, Jîna Emînî’nin katledilmesinden günümüze kadar olan gelişmeleri adım-adım açıklayan bir bildiriydi. Bu mesajı dinleyince, gelişmelerin dünyaya da oldukça sarih bir şekilde aktarılmakta olduğu, dünyanın da İran ve Kürdistan’ın Doğusundaki gelişmeleri ne kadar çok yakından izlediğini; bizim de Kürtlüğümüzden dolayı daha çok bilgi sahibi olma olanağımızın olduğu da görülüyordu.

Konferans’ta Seîd Veroj, Sedat Çınar, Bayram Bozyel konuşmacı, Sertaç Bucak da konferans yönetmeniydi.

Seîd Varoj, İran ve Doğu Kürdistan’ın tarihi, Kürtler ve Devlet ilişkileri, Kürt Hareketinin dünü ve bugünü, sivil ayaklanma hakkındaki düşüncelerini açıkladı. Gelişmeler karşısındaki önerilerini sıraladı.

Bayram Bozyel, Kürdistan’ın Doğusundaki sivil ayaklanmanın karakteri, gelişmelerin geldiği yeri, destelemenin boyutları, neler yapılacağı konusunda görüşler belirtti.

Sedat Çınar’ın sunumu daha ilginç ve alışılmışın dışından bir sunumdu. Sunumdaki zaaf Türkçe sunulmasıydı. Sunumda İran’ın anayasal ve hukuksal yapısı, hiyerarşik konumu, hiyerarşide yer alan sorumluların yetki ve sorumlulukları sunuldu. İran’ın bürokratik, teokratik, faşist yapısını ortaya koyan bir sunumdu. İran’daki sivil ayaklanmanın değişim sağlamasının zorluğu da sunum da ifade edildi.  

Konferans’ta katılımcıların soru sormalarına ilk planda olanak tanındı. Daha sonra kısa görüş ve yorumları alındı. Ben de 5 dakikalık bir konuşma yaptım. İran ve sivil ayaklanma hareketi, genel gelişmelerle ilgili tespit ve görüşlerimi sundum.

Diyarbekîr, 10 Ocak 2023

Bir yanıt yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir