İSRAİL VE DSG NİN KIBRIS VE MALTA GÖRÜŞMELERİ

Yaşar Bazencir
İsrail-Kürdistan İttifak ağı Başkanı, Şerzad Ömer Mamsaninin Yekbun TV yayın kanalına
yaptığı açıklamada; “İsrailli yetkililer Kıbrıs ve Malta’da DSG yöneticileriyle 11 kez görüştü”.
Bu görüşmelerde “Esad’ın gidişi,Kimlik tercihi ve Abdullah Öcalan paradigması” ve bunun
gibi konular konuşulmuş.
İsrail’in İttifak Teklifi;
Kapalı kapılar ardındaki gerçek
Kürt halkı için yüzyılda bir gelecek tarihi ve stratejik bir fırsattı.
İsrailli yetkililer Rusya ve Esad’ın çekileceğini öngörerek net bir ittifak teklif etti.
İsrailli yetkililer,“Hazırlıklı olun bir ittifak kurduk”.
DSG,“Biz devrimci bir partiyiz başka devletlerden talimat almayız Suriye’nin yıkılması
taraftarı olmayacağız, Esad bize iyi davrandı”.
Ancak bu tarihi fırsatta DSG liderliği,ulusal bir siyasi statü kurma şansını değil,rejimi koruma
refleksi göstermiştir.
DSG mevcut statükoyu korumayı tercih ederek,”Suriyelilik kimliğine” sarılmıştır.
“Kürdmü kalmak istiyorsunuz,
Suriyeli mi?.
Malta’daki görüşmede;
İsrailli yetkililer , “Siz Kürd mü kalmak istiyorsunuz yoksa Suriyeli mi?. İsrail’in bu
sorusu,aslında bir ulusun kaderi tayini sorusuydu.İsrail Kürdlerin kendi bölgelerinde Araplar
tarafından yönetilmek istemediğini belirterek rasyonel bir ulus-devlet perspektifi sundu.Ancak
DSG’nin yanıtı,bir halkın geleceğini ideolojik bir deneye hapseden türdendi.
“Esad bize iyi davrandı biz Suriyeyi demokratikleştirmek istiyoruz” biz sadece bir etnisiteyi
değil tüm Suriyenin dönüşümünü hedefliyoruz.
Bu yaklaşım,ulusal bir vatan kurma şansını,Şam merkezli bir “Rejim Düzeltme”projesine
kurban etmektir.
Paradigma İflası, Yahudileri mi Kutaracağız?
Görüşmelerdeki en trajikomik nokta;
DSG nin “Öcalan paradigması Yahudileri bile kurtaracak bir modeldir” iddiasıdır.
İsrailli yetkili, “Siz 80 milyon Kürdsünüz önce devletinizi kurun Kendi devleti olmayan bir
gücün,halen kendi ulusal statüsünü bile netleştirememiş ve binlerce yıllık devlet geleneği
olan halklara “kurtuluş modeli”pazarlamaya çalışması,stratejik bir körlüktür.”
İsrail gibi bir gücün ”devletinizi kurun” tavsiyesini
Paradigmamız sizi kurtaracak diyerek reddetmek…
İsrail,soyut paradigmayı bir kenara bırakıp Kürtlerin kendi bölgelerinde Araplar tarafından
yönetilmek istemediği gerçeğine odaklanmalarını istemiştir.
DSG “Yahudileri kurtaracak” bir paradigma peşinden koşarken elindeki ulusal ittifak fırsatını
tepen bir liderlik anlayışı Kürdistan’ın değil Şam’ın çıkarlarına hizmet eder.
Sonuç:Statü mü, Ütopyamı?
Bu görüşmeler gösteriyor ki DSG liderliği,Kürd halkının önüne somut bir bağımsızlık veya
statü koymak yerine, “Halkların Kardeşliği” adı altında belirsiz bir Suriye projesini tercih
etmiştir Bu tercih,Kürdistan davasına yapılmış en büyük ideolojik haksızlıktır.
Kendi ulusal devletini kurma şansı varken “Esad bize iyi davrandı” diyerek rejimi koruma
refleksi göstermiştir.
Buda Kürd halkının çıkarlarını bir kenara itmektir.
Görüşme notlarındaki bu temel çelişkinin altın bir kez daha çizmek gerekiyor;
İsrail ve ABD gibi küresel güçler Kürdleri “ulus”olarak görmek ve bu temel üzerine strateji
kurmak isterken; DSG nin “Suriyeyi demokratiklleştirmek” adına bu fırsatı geri tepmesi
tarihsel bir kırılma noktasıdır.
Bu Görüşmeler Bize;
İsrailin Sunduğu Jeopolitik Fırsatın,
Kürd Ulusal çıkarları Yerine,
Neden,Ucu Açık Bir “Suriye Demokratikleşmesi”Hayaline Feda Edildiğini Gösteriyor.

Hinek nivîsên din:

Geef een reactie

Je e-mailadres wordt niet gepubliceerd. Vereiste velden zijn gemarkeerd met *