Çanlar Kürdler içinde er yada geç çalacaktır.

Hüseyin Şahin

Daha önce bir makalemdede belirtiğim gibi Suriye için ‘’Yamalı bir Bohça demiştim’’ ve bugünde aynı görüşümü korumaktayım. On ay evvel oğul Başar Esad döneminde ve şimdi ise Colani dönemindede aynıdır. B.Esad 2011 yılından buyana başka güçler öncelikle İran ve Rusya tarafında ayakta durmaya çalışırken, şimdiki Colani’ninde Esad’dan aşağı kalır bir yanı yok, hatta daha da kötü. Colaninin şansızlığı 17 Cihadist örgütle girdiği yatak ilişkisinde, onu kimin hançerleyeceğidir. Taraflar ve güçler yeri ve zamanı geldiğinde bu kozlarını Colaniye karşı kullanacaklardır. Colaninin ne ABD, İngiltere, Fransa, Batılılar, Türkiye, kimi Arab devletleri nede İsrail ile girdiği açık yada kapalı ilişkiler, bu kaçınılmaz sonu geciktirecektir. Bu gidişat bir Sezar, Biritus örneğini bize çağrıştırır gibi. 10 ay evvel bir zorlama ve itmeyle tahta oturtulan Colani, geçen bu zaman zarfında dokuz doğurmuştur. Colani Poker masasında Şefleri ona hangi renk yada sayıya oynayacağını dikte etmektedirler. SDG ile ilşkilerini TC ve Apoya endeksleyen bir  Colaninin geleceği yoktur. Keza SDG yada Mazlum Abdinin, Apodan gelecek direktiflerede evet demesinin bir karşılığı olmayacaktır. Sayın A.Zeki Okçuoğlu’nunda belirttiği gibi Türk, İran, Suriye hatta Irak PKK’sı giderek takatttan düşmekte Kürd PKK’sı giderek öne çıkmaktadır. Bunda esas belirleyici neden, İranın son bir yıldır Ortadoğuda giderek etkisizleştirilmesidir. Bu etkisizleştirilmede İsrail’in büyük bir rolü olduğu ortaya açıktır.

Ortadoğuda birçoklarının da belirttiği gibi Kartlar karılmakta, saflar yeniden belirlenmektedir. İranın geriletirilmesi, Esad’ın Ülkesini terk etmesiyle ile birlikte Suriye tamamen yeni bir şekil almakta, Durzi, Alevi, Kürd, sunni Arad ve diğer azınlıklara yeni fırsatlar düşmektedir. Esad`ın Suriye`den gidişi ile birlikte az bir nüfusa sahip olan Durziler durumu iyi değerlendirmiş, çıtayı yüksek tutarak Colaniye meydan okumuşlardır. Bunda şüphesiz İsrail’in büyük bir katkısı olmuş ve bu yadsınamaz. Kürdler Suriyede Durziler, şimdilerde ise Alevi’lerden ders almak zorundadırlar. Aleviler, Durziler ademi merkeziyetçi bir taleple Colani hatta bölge devletlerinin politikalarını alt, üst etmişlerdir. Bu Kervana Kürdler Suriye denkleminde  birgün bile gecikmeksizin katılmak zorundadırlar. Çanlar nihayet Kürdler içinde çalmakta, bugün o gündür.

Öyle olduğu içindirki, Thomas Barack ağız değiştiriyor, SDG, Batı, ABD koalisyon güçleriyle birlikte açıktan ortak tatbikat ve görüşmeler yapabilmektedir. Kürdler bu saat’ten sonra çok da gizli, kapalı görüşme ve işbirliği yapmamalılar. Eskiden gizli, kapalı görüşme ve işbirlikleri Kürdlere hep düşük yaptırmıştır. Kasım Süleyman, Saddam, Esad ve hatta MİT ile ilişkiler hep ’’Heval taktiktir’’ diye Kürdlere yedirtilmeye çalışılmıştır. Kürdlerin gizli, saklı taktiklere ihtiyaçları yoktur, olmamalıdır.

İrana saldırı ve Haşdi Şabi güçlerinin berteraf edilmesi an meselesidir. 12 günlük savaş tarihe yazılacak ve bir Millad olacaktır. İsrail bu 12 gün içerisinde İranı test etti ve istediklerinde nereye kadar ilerleyip, dokunacaklarını, kimleri uçurabileceklerini gösterdiler. Bu kadar muazzam bir güce, birikime, teknike, donanıma sahip olan bir İsrail Oratdoğuda taşları bir deprem gibi yerinden oynattı. Bu artçı depremlerden Kürdlerin de etkilenmesi kaçınılmazdır. Kürdler ilk etapta kendilerine güvenmeli, tercih, tespit, strateji ve dayanacakları güçleri yeniden ve gecikmeden belirlemek zorundadırlar. Devekuşu politikaları terk edilmeli, Dost ve Düşman iyi ayırt edilmelidir.

Terörü yaratan, besleyen, ulu orta kullanan bir TC Devlet politikası istesede Terörsüz yaşayamaz. Bu onun olmazsa, olmazıdır. Terörsüz Türkiye politikasını keşfeden bir Devlet Aklının elini tutup, engelleyen olmadı olmayacak da. Bu bağlamda rüştünü ispatlamak, Derin Devletin ta kendisidir. “Kürd Anasını görmesin” saplantısına kurgulanış bir bakış açısı hem Kürd hem de Türk’e yapılabilecek en büyük kötülüktür. Son aylarda, hatta yıllarda kurgulanmış barış, kardeşlik projesini taclandırmak yada yine sonlandırmak TC’nin işidir. Bu projeyi esas tetikleyen, gündeme getiren yukarıda da belirttiğim gibi Ortadoğudaki son gelişmelerdir. Kürdleri 1400 yıldır, Din, Ümmet, tek taraflı “Kardeş” safsatalarıyla kandırdınız, kırıp geçirdiniz, Çocuklara tecavüz ettiniz. Kürdler Kıblelerini hem Kerküke, hem de Güneşe dönmeliler.

7 Eylül 2025 Berlin tarihi bir Konferansa ev sahipliği yapacak. Bu Konferans hem Almanya Kürd Toplumu hemde Almanya Yahudi değerler İnsiyatifi  tarafından organize edilecektir. Bu Konferansa yoğun bir talep ve ilgi var. Bu türden Konferans ve Toplantıların yapılması önemlidir. Bu Konferansı Berlinde tertipleyenler Almanya yasalarına göre kurulmuş Sivil Toplum Örgütleridir. Şimdiden Konferansa başarılar diliyorum ve devamlılığını diliyorum.

Makalemi önemli bulduğum SDG genel Komutanı Mazlum Abdi’nin alttaki şu açıklamasıyla noktalamak istiyorum, yorum Siz Okuyucularındır.

Mazlum Abdi iki gün önce basına yaptığı açıklamada ‘‘14 yıldır süren iç savaşın ardından Suriye’nin artık eski merkeziyetçi yapısına dönemeyeceğini vurguladı. Bu davanın tüm neferleri olarak her şeye hazır olmalıyız. Ancak aynı zamanda, diyalog yoluyla savaşın yeniden başlamaması için de çalışıyoruz. Yeni dönemde siyasi çözüm ve diyalog yolunu zorlayacağız ama her ihtimale de hazırlıklıyız. Artık demokratik, adem-i merkeziyetçi ve çoğulcu bir sistem kurulmalıdır. Her halkın kendi yerini bulacağı yeni bir Suriye inşa edilmeli, Şam ile imzalanan 10 Mart Mutabakatı’na  dönünmelidir‘‘.

 

Geef een reactie

Je e-mailadres wordt niet gepubliceerd. Vereiste velden zijn gemarkeerd met *