Berlin’de Seçimlere beş kala!

Hüseyin Şahin

Almanya seçimlerden dolayı sözde ŞOKTAYMIŞ.

Neden Şokta olduğunu bilenler bana yada bize söylesinler.

Ne demiştik ‘’Perşembenin gelişi Çarşambadan belli olurmuş’’.

Kimki bu gelişmeleri bilmiyorduk diyorsa Zırvalıyordur.

Almanya son bir yılda seçimlerle boğuşuyor!

Neden mi?

Sorun aşağı yada yukarı Saksonya Anhalt eyaleti, pek  yakında Berlin’dede yapılacak olan seçimler değildir.

Dünya genelinde SAĞ ve radikal İslami akımlar rivaçta. Bunu görmemek için kör olmaya gerek yoktur. Tüm Avrupa ve ortadoğu ülkelerindeki siyasal gelişmeler bunu göstermektedir. Ortadoğudaki Arap baharı ve etkileri Avrupada Sağ popilist partilerin hızla tırmanışına vesile olmuştur. Ortadoğudaki bu dalga yeni göç ve problemlerini tetikleyerek Avrupada Sağ akımların yeşermesine, iktidar kapılarını açmasına neden olmuştur. Arap Baharı kime yaradı ve sonuçları nedir? Bu Bahar ile birlikte en az Avrupaya 10 milyon Müsliman kökenli Fanatik, Ilımlı, Ilımsız, Muhafazekar, Çoluk, Çocuk, Yaşlı, Sakallı, Kapalı kişi sığınmış üç, beş sene geçmeden yarısı bu yaşadıkları ülkelerin vatandaşları olmuşlardır.

Ben örneğin 1984’te Alman vatandaşlığına başvuruşumun sonucunu ancak 1992 de alabildim. Bildiğim birçok tanıdık kişi ise 10 yada 15 yıldan sonra alabildiler. Evet bizlerde yabancı yada Mülteci idik. 1970 yada sonrası bizdeki yabancı yada Göçmen oluş şuanki durumla kıyaslanamıyacak kadar farklıdır. Bizim yabancı diğer bir adıyla Göçmen oluşumuzda değim yerinde ise bir ASALET vardı. Bizler ne şuanki gibi kırdık, döktük, kirlettik, kimin ne yiyip, ne içtiğine dikkatettik, taciz yaptık nede canlara kıydık. Genellmeme yapmasak ve çokta fazla işi deşmek istemesek bile ortada bal gibi bir GERÇEKLİK ve FARK vardır. Sorun 12 yılda gelenlerin uyum yada entegrasyonda anladıklarıdır. Örneğin bir Arap, Kürd, Afgan, Türk yada Çeçenin Alman yada bizlerden bekledikleri bizlerin onlara uyumudur, onlar gibi giyinip, kuşanmamız, yememiz, içmemiz hatta onlar gibi oturup, kalkmamızdır. Mevzu derindir, bunu herkes kendisine göre değerlendirip, yorumlayabilir gerekirse empati kurabilir.

Almanyada yaşadığımız için bizide şuan burası ilgilendirir. Ben şahsen 46 yıldır Almanyada yaşamaktayım. Annemler 1969 sonlarında Almanyaya gelmiş ve burada 50 yıllarını devirdiler. Ne ben nede Ailem geçen bu zaman dilimi  içerisinde yabancı düşmanlığı ile karşılaşmadık. Alman iş arkadaşlarımız, sevgililerimiz, komşularımız oldu. Aynı yuva ve okullara gittik. Okul ve yuvalar ağırlıkta Almanlardan oluşurdu. Şuan kimi okul ve yuvalarda ağırlıkta göçmen yada yabancı kökenliler bulunmaktadır. Almanların bazıları çocuklarını Göçmenlerin (yabancıların) yoğunlukta oldukları yuva yada okullara göndermek isememektedirler. Çünkü Alman vatandaşları kendi çocuklarının yuva yada okullarda (yiyecek anlamında) neler yediklerinin sorgulanmasını kesinlikle istememektedirler.

Sorun sadece buda değil. Örneğin fanatik bir İslamist Berlinde  2016 Noel bayramına  saldırmış ve bunun sonucunda 13 kişi yaşamını yitirmişti. Bunun akabinde Kölnde yine bu çevreler birçok kesime taciz hatta tecavüz etmiştir. Bu türden saldırı, öldürme, bıçaklama, taciz ve tecavüzler sınır tanımaksızın devam ede geldi. Afedersiniz her tarafı pislik daha doğrusu bok götürüyor. Evet 10 yıl sonra Temmuz 2026 da yine bir Fanatik İslamist ‘’Berliner Christopher Street Day’’ e saldırarak bir bayanın ölümüne ve 31 kişininde yaralanmasına vesile olmuştu.

Lafı uzatmaya gerek yok.

Yukarıda bahsettiğim kimi konulardan dolayı kimi Almanların AFD (Almanya için Alternatif) partisine son sürat oy vermeleri bir tesadüf olmasa gerek. Hatta Sonradan Alman olan yada burada doğan birçok kesimin bile AFD gibi sağcı bir partiye oy vermeleri şaşırtıcı olmamalıdır. Çünkü Göçmen, Yabancı yada uyum  denilen şey, Almanların canınıda kast ediyorsa burada bende olsam ÇÜŞ derim. AFD gibi bir Partinin yükselişe geçişi yada kimi eyaletlerde birinci Parti olmadsında şaşılacak bir şey yoktur. AFD gibi bir sağcı, aşırı bir Partinin propaganda yapmasına gerek yok, çevrede bu kadar malzeme olduktan sonra.

Berlinde 20 Eylül 2026 da seçim olacak. Bu seçim Almanyanında kaderini belirleyecektir. Görünen o ki  Saksonya Anhalt eyalet seçimlerinin sonuçları Berlinide etkileyecektir. Saksonya Anhalt eyaletinde % 44 oy alan bir AFD Almanların kimi uyuyan yada uyumuş gibi görünen hücrelerinide uyandıracak bu vesile ile Berlin yeni bir sabaha uyanacaktır.

AFD üzerinde yabancı düşmanlığı, ülkelerine geri gönderilme, sınır dışı edilme, işsizlik,Din ve Dil, konut v.s gibi konulardan dolayı Göçmenlerin bu damarını yakalayan Die Linke (Sol Parti). Yada Göçmenler, emeklilik, Ukranya savaşı, iş ve aş üzerinden bunun aksisinin Almanların yararına olacağını savunan   Nasyonalist (Milliyetçi) damarını okşayan AFD  20 Eylülde birinci parti olarak İPİ göğüsleyecektir.

Ben 2016 de Yazdığım bir makalede bu günleri ön görmüş ve Almanya başbakanı bayan Merkel için ‘’bastığı dalı kestiğini’’, yani kendi sonunu getirdiğini belirtmiştim. Çünkü ‘’görünen Köy Kılavuz istemez’’di.

SPD (Sosyal Demokrat Parti), CDU (Hiristiyan Demokrat Parti)’lerinin bu dönemde seçmenlerine dönük ne Alman nede Göçmenlere vadedebilecekleri cezibeli, ortama uygun sunabilecek ve tatmin edebilecekleri bir proğramları vardır.

Geef een reactie

Je e-mailadres wordt niet gepubliceerd. Vereiste velden zijn gemarkeerd met *