Ali Kemal Yıldırım
Bu yazıda bugünkü Kürt coğrafyasının bulunduğu yerlere girilmeyecek, esas
olarak Kızılırmağın batısındaki esas olarak 13-14. Yüzyıllara ait bazı Kürtçe
yer adları üzerinde durulacaktır. Osmanlı kurucusu Osman Bey’in faaliyet
yürüttüğü alanlarda; zamanın coğrafi isimlerinin Türkçe değil de,
Kürtçe/Farsça olması buradaki Kürt-İrani varlığının Osman Oğullar’ından
daha eski olması anlamına gelir. Bu adlardan biri, Osman’ın kuvvetlerinin
kontrol altına aldığı İznik Yenişehir’deki Dirãz-’Ali dağı geçididir. İnalcık, bu
dağın ismini bir kahramandan aldığını belirtir. O; kendisinin de ifade ettiği
üzere, Farsça’da ‘’uzun’’ anlamına gelen Tirãz Ali isminin de kullanıldığına
yer verir. Kürtçe’de ‘uzun’’ sözcüğünün karşılığı ‘’direj/dırej’’dir. Demek ki
kelime Farsça kadar Kürtçe’dir de. Bizans kaynakları Batı Karadeniz’de
(Sangarios ve Paphlagonya)’yı elinde bulundura Amarus oğullarından
bahseder, Candar Oğullar’nın komşusu ve ittifakçısı olan Amarıus ailesinin
önemli şahsiyetleri olarak Ali ve Nasreddin kardeşler bulunmaktadır.1 Dırej
Ali dağı ismini Amarius oğullarından Ali’den almış olabilir.
Başka bir geçidin ismi ise Katranlu-Derbendi’dir 2 Derbend Kürtçe/Farsça
geçitlerde küçük engel veya karakollara verilen isimdir. Bugünkü Kürtler’in
dilsel ataları arasında Farslılar’da bulunmaktadır.Bu bölgede bulunan bir başka
dağın ismi Avdan’dır. Avdan adına göçmen Türkmenler arasında rastlandığını
İnalcık belirtir. O; Avdan Dağı’nda bulunan Kara-Dere köyündeki kışlak
olarak kullanılan yerin isminin Uzun-Oghlu olduğunu, bu ismin adını Dirãz
Ali’den (Uzun Ali) aldığını belirtir.3 Avdan’ın Kürtçe’deki anlamı
‘’sulayan/su yatağı’’ dır. Demek ki, İnalcık’ın sözünü ettiği Türkmenler aslen
Kürt imiş.
İsimlerdeki değişimin anlamı gayet açıktır: Bölgede Türkler’den önce Kürtler
var; bu nedenle yer adları önceleri Kürtçe isimler taşıyorlar. Bölgede
hakimiyet Türkler’in eline geçince, Dirãz Ali’nin adı, aynı anlamdaki Uzun-
Oghlu ismine dönüşüyor. Bu değişimin tarihini tam olarak bilemiyoruz; ancak
değişim, tedrici olarak, Osmanlı sonrası yaygınlaşmış olmalıdır.
Kürtçe isimlere başka bir örnek ise stratejik geçide adını veren Dimboz
terimidir. Bugün Kocaeli sınırları içinde bulunan Dilovası adını ‘’Yürek’’
anlamına gelen Kürtçe ‘’Dıl/Dil’’ sözcüğünden almış olmalıdır. Zira bir
bölgenin adının işgal ettiği yer itibari ile önemli olduğunu belitmek için
‘bölgenin kalbi’, ‘Dil (Kalp)’ demek anlaşılır bir şeydir.. Bir ovanın bir
bölgenin yüreği gibi algılanması, dili olarak anılmasından daha anlamlıdır.
Bölgede Kürtlerin varlığı ile ilgili verileri 14. Yüzyıl Fas’lı gezginci
Batuta’nın yazımında da bulmak mümkündür. 1304-1369 yılları arasında
1 Paul Wittek, Menteşe Beyliği, Türk Tarih Kurumu Basımevi-Ankara, 1986, s18, 21
2 Halil İnalcık, The Ottoman Empire, Sultan, Society and Economy; Kronik, 2022, Istanbul; s Age; s. 80
3 Age; s. 80yaşayan İbni Batuta, Germiyan ve Karaman topraklarından sonra
Kayseri’ye gider. Akabinde o, 1333 yilinda ziyaret ettiği Sivas’da4
İlhanlılar’ın (‘’Irak kralının’’) vasalı olarak Eretna beyi ‘’Artana Alaeddin’’i
ziyaretinden bahseder. Ibn’ Batuta daha sonra Bursa’ya uğrar. bu sırada
Orhan Beg tahttadır. Batuta, Osman Bey’den ‘’Othman Çuk’’ diyerek
bahseder. 5 Eretna Beyi Alaeddin 1335-1352 yılları arasında sultanlık
yapar. Bu tarih ile Eretna devleti içinden çıkan Amasya Şadgeldi devletinin
kuruluş tarihi olan 1359 yılı arasında fazla bir zaman aralığı
bulunmamaktadır. İbni Batuta gezisi sırasında Bursa’dan sonra Taraklı’ya
uğrar ve orada Káwiya (Gheiva) isimli bir yerleşim birimive o zamanki adı
Kaynúk (Kevnik) olan Göynük’den bahseder. Bu hususu daha önce
yazdığım kitapta şu sözler ile aktarmıştım:
İbn-i Batuta, Sakarya nehrini geçtikten sonra bugün Bolu iline bağlı
Taraklı ilçesi yakınlarındaki Káwiya (Gheiva) isimli bir yerleşim
biriminden bahseder. Bunlar ne Arapça ve ne de Türkçe bilmektedir.
İbn Batuta kısmen bildiği Farsça’dan bunların kullandığı sözcüklerin
Farsça seslerini andırdığını fark eder. Batuta, Taraklı’daki Ahi (Akhi)
locasındaki dervişleri “çılgın dervişler’’ olarak andlandırır.
Taraklı’daki “akhi’’ dervişlerin bildiği tek Arapça kelime na’am
sözcüğüdür. Göynük’ün o zamanki ismi Kaynúk (Kevnik) dir. ‘’Kevnik’’
Kürtçe’de ‘eski Yer’ anlamına gelir. Farsça sesleri andıran dil, Káwiya
(Gheiva) aşiretinin ismi Kürtçe’dir. Na’am sözcüğünden başka bir tek
kelime Arapça bilmeyen dervişler İslam’ın ilk şartı olan Kelime-i
Şahadet ve Arapça olan İslami ritüelleri de bilmiyor olmalılardır. Bu
nedenle olmalı ki, bölgeyi pek tanımayan İbn Batuta bu dervişleri çılgın
olarak niteler.6
DivriÄŸi’nin eski isminin “Abrik” olduÄŸu Necdet SakaoÄŸlu tarafından dile
getirilir.7 ‘’Ab’’ su demek, ‘’rik’’ ise İskandinav dillerinde ‘’zengin’’. Yani
Divriği’nin eski ismi ‘’zengin Su’’ anlamına gelmektedir. Konya Akşehir’de
Âb-I Germ (sıcak Su) isimli bir yer bulunmaktadır.
Karamanlılar’ın Germiyanlılar’dan aldığı Berçine, Bolâvidin, Karamak
isimli nahiyelerden Berçine Kürtçe bir isimdir. Karamaniler ile Eretna Bey
arasında en son savaş ‘’Çeşme-i Zengãn’’, yani ‘’Zengan
4 Prof. İ Hakkı Uzunçarşılı, Sivas-Kayseri ve Dolaylarında Eretna Devleti; PROF.UZUNÇARŞILI/ERETNA.pdf;
s.173
Uzuçarşılı sonraları Eretna devletinin Memlükler’in vassal haline geldiğine ilişkin geniş bilgi verir.
5 Ibn Battúta, The Travels of Ibn Battúta, Pantionus Classics 1929; s.79-83
6 Ali Kemal Yıldırım, Tarihsel Arka Planı ile Alevilik, Kürtler ve Türkler, Transnatıonal Press London,
2023; s. 98, Ibn Battúta, The Travels of Ibn Battúta, Pantionus Classics 1929; s.84
7 Necdet Sakaoğlu, Yitik Bir Anadolu Beyliği Mengücekoğulları, Alfa/Tarih, Istanbul 2017; s. 348Çeşmesi’’nde yaşanır. Menteşe Tarihi’nde gördğümüz İzmir Ödemiş’in
eski ismi Birgi, ‘’hafıza, bilinç, zihin’’ anlamına gelen Kürtçe Bir
sözcğünden üretilmiş bir isimdir. Muğla yöresinde Menteşe toprakları
içinde bulunan Balat ve Perçin (Barçın, Peçin) gibi isimlerde Kürtçe
orijinlidir. Bu sözcüklerin ilki ‘’ruh, akıl, fikir, düşünce’’ anlamına gelen
Bal sözcüğünden türetilmiştir; ikincisi Perçin ise ‘’’üst üste konan’’
anlamına geliyor olup, Türkçe’ye de ‘’perçinlemek’’ olarak geçmiştir.
Prof.Dr. Mikail Bayram; 2018’de Tv42’de katıldığı ‘’Anadolu’nun İslamla
Tanışması’’ başlığı ile sunulan proğramda, Muğla ve Denizli ve
Fethiye’ye yerleşen Megri ailesinden bahsederek Fethiye’nin
Cumhuriyet öncesi isminin ‘’Megri’’ olduğunu belirtir. Megri Kürtçe
‘’ağlama!’’ sözcüğü ile ilişkili olmalıdır.
İsfendiyaroğlu İsmail’in evinin bulunduğu yerin ismi
“Dürekâni’’9dir.’’Dûrekani’’ Kürtçe’de “Uzak Çeşme’’ demektir. Bir kale
ismi olan ‘’Felek-âbad’’ Farsça ‘’Sonsuz- Gökyüzü’’dür. RUM SELÇUKLU
VE BEYLİKLER DÖNEMİNDE ANADOLU2DA TÜRKLER, KÜRTLER VE
MOÄžOLLAR s. 2015-218)
8 ‘’Zeng’’ Farsça’da ‘’zengin’’, Kürtçe’de ‘’zil’’ anlamına gelir. Demek oluyorki ‘’Zengin’’ de Farsça özünde.
9 Derviş Ahmed Âşıkî, Aşıkpaşazâde Tarihi, Kamer Yayınları, 2015, Istanbul; s.263

