Ergani Ovası’nda milattan önce 10 binden baÅŸlayan yerleÅŸim evreleri bulunan ve 1963’te yüzey araÅŸtırmaları sırasında keÅŸfedilen Çayönü Tepesi’nde ilk kazı Dr. Halet Çambel ve Prof. Dr. Robert J. Braidwood tarafından 1964’te baÅŸlatıldı.
Hilar köyünün hemen kuzeyinde bulunan, eski adı “Kotaberçem (Çayboyu)”, tarih öncesi döneme tarihlenen höyük olan Çayönü Tepesi, göçebelikten yerleÅŸik yaÅŸama, avcılık ve toplayıcılıktan üreticiliÄŸe geçilip tarıma ilk baÅŸlanılan yerlerin arasında bulunuyor. Alanda yapılan kazılarda, ‘Kafataslı yapının’ olduÄŸu bölümde tarihin ilk musalla taşı olarak deÄŸerlendirilen taÅŸ bloku bulunmuÅŸ ve bir parçası kazı alanında, diÄŸer parçası Diyarbakır Müzesi’nde sergileniyor.

Diyarbakır Müze Müdür Vekili Müjdat Gizligöl, Diyarbakır Müzesi’nin Türkiye’nin en eski, en köklü müzelerinden biri olduÄŸunu, müzenin 1934 yılında kurulduÄŸunu söyledi. Gerek ildeki kazılarla, gerek bölgedeki ilk müze olması sebebiyle çevre illerden çok sayıda kültür varlığı müzeye getirildiÄŸini belirten Gizligöl, hem kazılarla, hem satın alma vasıtasıyla, kurtarma kazılarıyla, hem hibelerle koleksiyon zenginleÅŸtiÄŸini ifade etti.

Gizligöl, Diyarbakır Müzesi’nin İçkale’de bulunan merkez müdürlüğünde iki tane müze olduÄŸunu kaydederek, “Bunlardan biri Atatürk Müzesi, bir tanesi arkeoloji müzesi. Arkeoloji müzemiz esas olarak iki tane büyük binadan oluÅŸur. Bu binalarımızın içinde de Çayönü Tepesi kazısının eserleri sergileniyor. Çayönü, 1964 yılında kazı çalışmaları baÅŸlamış. O günden bu yanan bilimsel çalışmalar devam ediyor. O çalışmalarda kazı ekibi yüzlerce buluntuya rast geldi. Bunlardan biri de ‘Kafataslı yapının’ ana merkezinde bulunan bizim musalla taşı olarak adlandırdığımız gayet perdahlanmış düzgün kesilmiÅŸ bir taÅŸ. Biz buna musalla taşı diyoruz” dedi.

Neolitik dönemde insanların yerleÅŸik hayata geçtikten sonra özelikle ölülerle ilgili çeÅŸitli ritüellerinin yapıldığını bildiklerini aktaran Gizligöl, “İnsanlar, ölümü çok ilgiyle izledikleri için ölüm törenlerine de oldukça önem vermiÅŸlerdir. Ölü gömme gelenekleri tarihin her döneminde olmuÅŸtur. Neolitik dönemden günümüze kadar ölen insanlarla alakalı çeÅŸitli törenler yapılır. Bu, Neolitik dönemde de öyleydi. Esas olarak ölülerle ilgili biri öldüğü zaman ilk olarak bunun cenaze töreni düzenlenir. İkincisi defin iÅŸlemi yapılır. Üçüncüsü de defin iÅŸlemi yapıldıktan sonra taziye töreni düzenlenir. Bu cenaze töreni, Neolitik dönemde de gerçekleÅŸtiÄŸini biliyoruz” diye konuÅŸtu.

“Bunu, Kafataslı yapının ortasında perdahlanmış bir taşın olduÄŸunu görüyoruz. Bu perdahlanmış taşın etrafında sekiler var. Besbelli ki ölü, bu taÅŸa uzatılır” diyen Gizligöl, konuÅŸmasını şöyle sürdürdü:
“Ölünün yakınları, sevenleri de etrafında o sekilere otururdu. Bir nevi onun için dünyadaki son iÅŸlem gerçekleÅŸir. Daha sonra defin iÅŸlemi yapılır. Çayönü’nde çıkan bu taÅŸ, tarihteki ilk musalla taşıdır diyebiliriz. Neolitikten günümüze kadar, esas olarak ölülerle ilgili üç iÅŸlem yapılır. Ölü, ya direkt topraÄŸa gömülür, ya mumyalanır, ya da yakılarak gömülür.”
“Çayönü insanı, ölüye olabildiÄŸince saygı duymuÅŸtur”
Çayönü’nde ölünün direkt topraÄŸa cenin pozisyonunda gömüldüğünü bildiklerini söyleyen Gizligöl, “Fakat Kafataslı yapıda aynı zamanda ölülerin bedenlerinden ayrıldığını, kolların ve bacakların kafadan ayrıldığını da görüyoruz. Burada düzenli, sistematik, gayet de uzun olduÄŸunu tahmin ettiÄŸimiz cenaze törenin düzenlendiÄŸini, bu cenaze törenin de yüksek ihtimalle çeÅŸitli duaların edildiÄŸini, törenin çok boyutlu olduÄŸunu ister musalla taşı, ister musalla taşının etrafındaki ÅŸekiller cenaze törenin görkemli olduÄŸunu bize gösteriyor. Dolayısıyla Çayönü insanı, ölüye olabildiÄŸince saygı duymuÅŸtur. YerleÅŸik hayata geçmiÅŸ insanların Neolitik kültürdeki insanlardan farklı cenaze törenleri yaptıklarını yine bu musalla taşından anlıyoruz. Diyarbakır Müzesi tematik salonunda bulunan musalla taşının bir parçası müzemizde, diÄŸer parçası ve Kafataslı yapının tamamı hala kazı alanında. Ziyaretçilerimiz gidip görebilirler” ifadelerinde bulundu.
Kazı, Çanakkale Uygulamalı Bilimler Fakültesi Müzecilik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Savaş Sarıaltun başkanlığında bu dönemde devam ediyor. (İHA)


