Meslek örgütlerinden AB’ye, Türkiye’de ifade özgürlüğü için mücadele etme çağrısı

Aralarında RSF, IPI, PEN, EFJ, ÇGD, P24 ile MLSA gibi yerel ve uluslararası basın meslek örgtürlerinin olduğu 19 kuruluş, Avrupa Komisyonu ile Avrupa Parlamentosu’na Türkiye’ye karşı ifade özgürlüğünü koruma taahhüdünü hatırlattı. İkili ilişkilerde gazetecilerin haklarını öncelikli olarak ele almasını talep etti.

Yerel ve uluslararası medya özgürlüğü, insan hakları ve gazetecilik meslek kuruluşları; Avrupa Birliği (AB) seçimlerinin ardından Avrupa Komisyonu ile Avrupa Parlamentosu’nu, Türkiye ile ilişkilerinde gazetecilerin haklarını savunmaya ve ifade özgürlüğünü koruma taahhüdünü yerine getirmeye çağırdı.

Ortak bildiri yayımlayan 19 kuruluş, AB’den Türkiye’nin gazetecileri hedef alan saldırılarına güçlü bir şekilde tepki vermesini istedi.

AB’den gazetecilerin Schengen vizesi alma sürecinin kolaylaştırılması ile Türkiye’deki medya kuruluşlarına mali hibe sağlamak da dahil olmak üzere destek sağlanmasını talep etti.

İmzacı kuruluşlar:

Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) , ARTICLE 19, Articolo 21, Avrupa Basın ve Medya Özgürlüğü Merkezi (ECPMF), Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ), Bağımsız Gazetecilik Platformu (P24), Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), Danimarka PEN, Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), Güney Doğu Avrupa Medya Örgütü (SEEMO), IFEX, İsveç PEN, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), Osservatorio Balcani Caucaso Transeuropa [OBCT], PEN Norveç, Sansür Endeksi (Index on Censorship), Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), Türkiye İnsan Hakları Davalarına Destek Projesi (TLSP) ve Uluslararası PEN

Kuruluşlar, yayımladıkları bildiride son 20 yılda, AKP hükümetinin ulusal medyanın yüzde 90’ından fazlasını ele geçirdiğini, bu durumun itaatkâr tipte bir habercilik ortaya çıkardığını kaydetti.

İktidarın RTÜK’ü araçsallaştırarak eleştirel haberleri rutin olarak hedef aldığını ifade eden kuruluşlar, ülkede bağımsız medyaya yönelik geniş çaplı bir baskı olduğunu ekledi.

2016’daki darbe girişiminin ardından rekor kıran hapisteki gazeteci sayısının önemli ölçüde azaldığını ancak yargı tacizinin hiç olmadığı kadar arttığını belirtti:

2023 boyunca, en az 207 gazeteci yargılanmış, en az 22’si hapse atılmış veya para cezasına çarptırılmıştır. Gazeteciler hükümet yanlısı medya kuruluşlarının saldırıları, çevrimiçi troller ve karalama kampanyaları ile karşı karşıya kalmaktadır. Polis, toplumsal gösteriler sırasında gazetecileri sıklıkla gözaltına almakta ve haber yapmalarını engellemektedir. Temmuz 2023’ten bu yana Türkiye’de gazetecilere yönelik en az 168 hak ihlâli kaydedilmiştir.

2022’de yürürlüğe giren Dezenformasyon Yasası, 2023’te en az 30 gazeteci hakkında soruşturma başlatılmasına yol açmış ve çevrimiçi platformları, hükümetin dezenformasyon ya da ulusal güvenliğe yönelik tehdit olarak gördüğü içerikleri sansürlemeye itmiştir. Google algoritmik yanlılık nedeniyle haber arayanların yüzde 80’inden fazlasını hükümet yanlısı medyaya yönlendirerek bağımsız medyanın son derece sınırlı bir çerçevede sıkışıp kalmasına sebep olmaktadır.

Gazetecilere yönelik bu düşmanca ekonomik ve hukuki ortam, gazeteciliği susturmakta ve halkın çeşitlilik içeren medya kaynaklarına erişimini engellemektedir.

Bununla birlikte, Türkiye’den AB Üye Devletlerine vize başvurusunda bulunan gazeteciler giderek daha kısıtlayıcı bir süreçle karşı karşıya kalmaktadır. Vizelerdeki gecikmeler ve bazı gazetecilerin başvurularının doğrudan reddedilmesi, Türkiye’deki gazetecilerin yurt dışındaki meslektaşlarıyla bağlantı kurma ve geliştirme imkânlarını baltalamaktadır. 

Haziran 2024’te, görev süresi tamamlanan AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi tarafından Brüksel’e davet edilen üst düzey bir heyet ziyareti sırasında deneyimli bir gazeteciye, Avrupa Komisyonu’ndan davet almış olmasına rağmen Belçika Büyükelçiliği tarafından vize verilmemiştir. Bu ve bunun gibi örnekler, Türkiye’den gazetecilerin haber yapmalarının önünde bir engel daha oluşturmaktadır. AB Üye Devletleri, Türkiye’deki gazetecilerin mesleki amaçlar için vize alma sürecini kolaylaştırmak için derhal harekete geçmelidir.

Avrupa hükümetlerini ve politika yapıcıları, yeni AB Dönem Başkanlığı süresince Türkiye ile yürütülecek ilişkilerin merkezine medya özgürlükleri ve temel hakların alınmasını sağlamaya çağırıyoruz. Ayrıca; 

Gazetecilerin Schengen vizesi alma süreçlerini kolaylaştırmaları;

Türkiye’deki medya kuruluşlarına mali hibeler dahil olmak üzere destek sağlamaları;

Gazetecileri hedef alan saldırılara güçlü bir şekilde tepki vermeleri ve acil destek de dahil olmak üzere gazetecileri desteklemek için somut önlemler almaları;

Türkiye makamları ile açık, kapsamlı ve tutarlı bir ilişki geliştirerek, Türkiye’nin ifade özgürlüğü konusunda uluslararası ve Avrupa düzeyindeki standartlara uymayan yasa ve politikalarını gözden geçirmesini kolaylaştıracak adımlar atmaları taleplerinde bulunuyoruz.

(HA-B)

Geef een reactie

Het e-mailadres wordt niet gepubliceerd. Vereiste velden zijn gemarkeerd met *