Ji bo civatek serbixwe, demokratîk û azad!|Tuesday, July 17, 2018

KUK ile ilgili kısa bir değerlendirme 

Bazı tartışmalar üzerine, KUK ile ilgili kısa bir değerlendirme.

Sömürgeciliğe karşı verilen ulusal kurtuluş mücadeleleri tarihine baktığımızda, ulusu meydana getiren tüm sınıf ve katmanların bu mücadele içerisinde yer aldığını görürüz. Bu sınıf ve katmanların aynı ideolojiyi benimseyarek biraraya geldiği söylenemez.

Hedef sömürgeci işgale karşı ulusun kurtuluşu ve işgal edilen vatan toprağının özgürleştirilmesidir. Vatan toprağının özgürleştirilmesinde, ulusu meydana getiren tüm sınıf ve katmanların ortak çıkarları mevcuttur.

Kürdistan özelinde meseleyi değerlendirdiğimizde ise aynı birlikteliği göremiyoruz. Bunun temel nedeni ise Kürdistan sömürge bile değildir. Bir statüsü bile yoktur.

Kürdistan dönemin emperyal güçleri tarafından, bu emperyal devletlerin çıkarları doğrultusunda, dört devlet arasında paylaştırılmış ve statüden yoksun bırakılmıştır.

Dört parça Kürdistanda oluşan örgütlenmeler de parçaların özgün durumuna uygun örgütlenmeler olmuştur. Bu bağlamda, Kuzey Kürdistan coğrafyasındaki örgütlenmeleri de, kendi özgün koşulları içinde değerlendirmek gerekir.

Burada esas konu: Kürdistan Ulusal Kurtuluşçuları (KUK) isimli örgütün ortaya çıkış koşulları ve dönemini irdeleyerek değerlendirmek gerekir.

Değerlendirme yapılırken, KUK’un ilkelerine ve mücadelesine bakmak gerekir. Bağımsız, bloksuz, birleşik ve demokratik Kürdistan tezi, dört parça Kürdistani örgütler içinde ilk defa KUK tarafından ilkeselleştirilmiş, savunulmuş ve ona uygun bir örgütlenme gerçekleştirilmiştir.

Bu tez, günümüzde de, tüm gerçekliğiyle orta yerde duruyor ve güncelliğni koruyor.

Sovyetler Birliği hakkındaki revizyonist, yani sosyalizmi revize etmesi tesbiti de son derece doğru bir tezdi.

Sovyetlerin dağılması bunun kanıtıdır. KUK’un kadroları ise ulusal kurtuluşa inanan farklı sınıf ve katmanlardan oluşan insanlardı. Ortak hedefleri Bağımsız, bloksuz ve birleşik tek parça Kürdistan’dı.

KUK, ne soyalizmin, ne ümmetçiliğin, ne de feodal gericiliğin esiri ve savunucusu değildi. KUK, milli bir yapılanmaydı.

Bunun dışında, diğer parçalarla geliştirdiği ilişkiler de, bu ilke ve tezlerine uygundu. Bunun en canlı örneği Güney Kürdistandır.

KUK, PDK’nin Qıyada Muvakkat döneminde, sömürgeci Irak Baas devletine karşı, 1976 da beşlatan silahli savaşımında, savaşmak, lojistik yardım, cephe gerisini besleme ve koruma dahil her tür yardımda bulundu. Doğru bir tavırdı ve yapılması gerekiyordu.

KUK doğruları ve yanlışlarıyla Kürdistan tarihinde yerini almıştır. KUK hareketine başka gömlek giydirmeye çalışmak, abesle iştigal ve şarlatanlıktır.

Hinek nivîsên din:

Nerîna te